Geçen haftanın başında çıkan "The First Collage" bir solo olsa da BEAST desteğini sonuna kadar arkasına almış bir albüm, çünkü grubun rapperı Yong Junhyung 5 şarkıdan 3ünü hazırlayarak, çıkış şarkısında soloiste eşlik ederek ve albümün prodüktör koltuğuna oturarak grup arkadaşı Yang Yoseob'un yola yalnız çıkmasına izin vermemiş. Ve açıkçasını söylemek gerekirse bu albümü beklememin sebebi Yoseob'un hoş sesinden ziyade Junhyung'un besteci ve prodüktör olarak yeteneklerini görebilmekti. Peki tatmin oldum mu? İsterseniz hikayenin en heyecanlı kısmını sona saklayalım XD
The First Collage 5 trackten oluşuyor ve bir kpop albümünden beklenmeyecek şekilde hiç enstrümantal versiyon yok. Albümlerin çıkış şarkısının entrümantal versiyonuyla bitmesine bu yüzden genelde son parçayı atlamaya o kadar alıştım ki, Yoseob beni ters köşeye yatırmış gibi hissetmeden duramıyorum~haha Her neyse...
Albüm Junhyung'un elinden çıkma şarkılardan biri olan "Look At Me Now" ile açılıyor. Sevilen kız için bütün gece yapılan hazırlığı ve bunu arkasından gelen itirafı anlatan şarkı, en baskın enstrüman olan akustik gitarın yumuşaklığı ve Yoseob'un tatlı sesiyle birleşince amacına tamamen hizmet etmiş oluyor. Tıpkı sözlerde söylediği gibi aynanın karşısında parfümünü sıkarken nasıl göründüğüne bakan (şarkıda ayna kısmı yok ama Yoseob'u öyle hayal ettim bir an XD ), mum ışıklı masayı son kez kontrolden geçiren ve süsleme için balon şişiren bir Yoseob'u rahatlıkla gözlerinizin önünde canlandırabiliyorsunuz dinlerken. Eşlik etmesi ve dinlemesi kolay, oldukça şirin bir şarkı "Look At Me Now", üstelik yıllardır Yoseob'un üzerinde olan imajla da uyuşuyor; bu açıdan giriş için fena bir seçim değil bence.
2. track aynı zamanda tanıtımlar için de kullanılan ve gene Junhyung'a ait olan Caffeinne. Look At Me Now'un hareketli girişinden sonra Caffeinne'le beraber gerek sözler gerekse ritm olarak ağırlaşıyor albüm. Gene gitarın fazlasıyla baskın olduğu parçada Look At Me Now'da olan hafif elektro dokunuşlar ve upbeat melodiler yerini akustik enstrümanlara bırakmış. Bir ayrılık sonrası hala unutamama durumunu anlatan şarkı biraz daha olgun bir Yoseob'la tanıştırıyor bizi aslında. Yoseob'un bütün o şirin imajının arkasında hep olgun birini taşıdığını düşündüğümden (idollerin çoğu hakkında böyle tuhaf görüşlerim vardır benim. Mesela Taemin'in aslında erkeksi bir karakteri olduğunu düşünüyorum.~haha Bunun üzerine bir tez bile yazabilirim millet, sakın tartışmaya girmeyin... ) bu şarkı o yanını gösteriyormuş gibi hissediyorum dinlerken. Gene de çok güçlü ya da Yoseob'un bütün potansiyelini kullanıp bize tamamen yeni bir yanını gösterdiği bir şarkı olduğunu söyleyemem Caffeinne'in; ama içinde bulunduğumuz mevsime yakışan hoş, dinlenesi bir şarkı.
Bundan sonraki şarkı "Just Do As You Always Did" iki sevgilinin son günlerini ve birbirlerine vedalarını anlatan bir parça. Yoseob vokal yeteneklerini bu şarkıda önceki ikisine göre daha fazla sergiliyor aslında. Ama başlangıcı ile sonundaki background müzik etkileyici olsa da damağımda k-dramalarda bolca duyduğumuz klasik sountrack tadı bırakıyor bu şarkı. Ve genelde klasik soundtrackleri sevmem, biliyorsunuz XD
4. track "Even Then I" albümün hızını tamamen kesiyor ve müziğiyle hafiften jazz genresine dokunarak ve retro bir hava yansıtarak albümdeki müzikal açıdan en farklı parça olma şansını yakalıyor. Ayrıca bize piyasadaki en başarılardan biri olan Yoseob'un falsettosunu duyma imkanı sağlıyor ki, bu bile benim şarkıyı sevmem için yeterli bir sebep (Falsettodaki yakıcı zorakiliği seviyorum sayın okuyucu, lütfen taşlamayın beni...). Bütün şarkılar içinde Yoseob'un vokal yeteneğini en fazla sergilediği şarkı olduğunu düşündüğüm "Even Then I" çoğunluk tarafından yavaş melodisi yüzünden sevilmeyecek olabilir ama benim favorilerimden biri oldu.
Gene Junhyung'a ait olan 5 track "You Don't Know" ilk şarkıdaki upbeat ve sevimlilik ve aşk itiraf etme temasına geri dönerek insanın kulağında biraz daha hafif ve tatlı his bırakarak albümü kapatıyor. Aslında böylece de albümü bir döngüye dönüştürmüşler imajı da veriyor. Eğer ben gene kafamdan saçma sapan bağlantılar kurmuyorsam ve amaçladıkları gerçekten buysa çok hoş bir dokunuş olmuş bence.
Gelelim Junhyung'un prodüktörlüğü olayına... Junhyung kendi singleı olan Living Without You'yu dinlediğimden beri bir şeyler yapsa da göz atsam diye pusuda beklememe, çıkan Beast albümlerinin tracklistlerini söz yazarları/besteci kısmında ismi var mı diye defalarca kontrol etmeme neden olmuş biri. Tabi ki Yoseob'un albümünün de onun elinden geçeceğini duyunca "Oley!" nidası eşliğinde havayı yumrukladığımı da siz değerli okuyucalarımdan saklayamam. Peki Junhyung'un çıkardığı iş beni tatmin etti mi? Aslında bu konuda kararsızım. Caffeinne kesinlikle hoşuma gitti, onun elinden çıkmış diğer iki şarkı olan "Look At Me Now" ve "You Don'y Know" da upbeatle akustik enstrümanların bir arada kullanımındaki denge, sözlerinin sempatikliği ve bu iki kısmın Yoseob'un sesindeki büyüyü sonuna kadar göstermese de imajıyla örtüşmesi açısından başarılı bulduğum şarkılar. Ama albümün genel prodüksiyonu fazlasıyla... Güvenli. Bir şekilde her parça rahatça dinlenebilir durumda, hiçbirine kötü denemez benim gözümde. Ama tamamen "ne farklı bir tat ama" da dedirtmiyor işte. Bu güvenli, sınır zorlamayan havası yepyeni bir şey sunmasına da olanak vermemiş albümün; bu yüzden bir bir "vayy be adamlar yapmış abi" de alamıyor benden. Junhyung risk almaktan mı kaçındı, yoksa gerçekten müzik tarzını bu şekilde mi inşa edecek emin olamadığımdan hala pusuda beklemeye devam edeceğim sanırım...
"The First Collage" hakkında genel olarak konuşmak gerekirse... Fazlasıyla B2ST olduğunu düşünüyorum aslında. B2ST'in soundunu sevdiğimden benim için kesinlikle problem değil, hatta albümü daha da fazla sevmeme bile neden olmuş olabilir ama bunun Yoseob'un solosu olduğunu düşünürsek albüm grubu yerine onu yansıtmalıydı diye düşünmeden de edemiyorum (Sunggyu'nun Another Me'sinde olduğunu gibi, ki bence bu sene kpopun çıkardığı en iyi albümlerden biridir). Tabi şöyle bir şey de var: B2ST tarzı Yoseob'un yapmak istediği müzik tarzına gerçekten yakınmış gibi görünüyor. Gene de güzel sesini başka bir şeyler de denerken duyma isteği içimde bir yerlerde kaldı diyebilirim. The First Collage bu açıdan da tamamen isminin albümü: Bir şeyler vaad ediyor, daha fazlasını sunma imkanı olduğunu söylüyor ama işleri başlangıçta, daha giriş sınıfında bırakıp bunu size vermiyor. Yoseob'un yeteneğini kullanışı açısından gerçekten bir şeylerin ilki gibi bu albüm.
Son olarak... "The First Collage" dinlenesi bir albüm, sizi rahatlatmak ve iyi hissettirmek açısından başarılı olacaktır bir kulak kabarttığınızda. Benim gibi BEAST'in genel tarzını seven herkesin de hoşuna gidecektir ayrıca. Ama bir mucize sunmuyor, benden söylemesi.... Tabi Yang Yoseob'un sesinin kendi başına zaten bir mucize olduğunu düşünüyorsanız o ayrı bir konu XD
.jpg)
