T-ARA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
T-ARA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2014 Pazartesi

Haziran Ayı Kpop Notları

  Hala toplama yazılarla atılan alışma turları...

 Taeyang - Rise

 Haziran ayı artık parçalarının 50 yıl sonra çıkacağından ancak ölüm yıl dönümlerimde mezarımın başında çalınabileceğini düşünüp vasiyetime eklettiğim yeni Taeyang albümü ile açıldı. İyi de oldu çünkü Rise şüphesiz kpopun bu sene başımıza sarmaya karar verdiği en iyi şeylerden biri.

 9 şarkıdan oluşan albüm kendisiyle aynı ismi taşıyan ve bir Choiza/Tablo ortak çalışması olan Rise ile açılıyor. Albümdeki tek tam İngilizce şarkı bu, verdiği mesaj düşünülünce de intro olmaya uygun. 

 Eyes, Nose, Lips albümün aynı zamanda çıkış parçası ve gerçekten ama gerçekten harika. Piyano ile açılan -ve şarkı boyunca da bunu devam ettiren- bir R&B balladı olan şarkı, bazıları tarafından basit olarak tanımlanabilir ama Taeyang'ın temiz ve Kore'de büyük ihtimalle R&Byi en iyi kıvıranlardan biri olan vokali şarkıyı o kadar iyi taşıyor ki bittiğinde aslında gayet hüzünlü olan sözleri anlamasanız bile hissetmiş oluyorsunuz. Ringa Linga ile rap yaparak beni mutlu etmiş olsa da Taeyang'ın ait olduğu alan burası, soulfull R&B. Eyes, Nose, Lips bunu bir kere daha kanıtlıyor ve bu senenin uzun süre benimle kalacak şarkılarının başına ismini yazdırıyor.

 1AM albümün çıkışından çok önce bir etkinlikte tanıtımı yapılmış bir şarkı, ayrıca albümden bir klibe sahip olmaya hak kazanan ikinci şarkı. R&B soundı hala bizimle piyano hala buralarda ama bu sefer melodi daha canlı. Sözler Eyes, Nose, Lips'te olduğu gibi gene geride kalmış bir aşk hakkında, ama bir tür aşma çabası olarak yorumlanabilecek bir şey de mevcut denebilir pekala. Başka iyi -ve güvenli- bir şarkı bu ve gene Taeyang'a yakışıyor.

 Stay With Me benim en çok beklediğim şarkıydı aslında, çünkü Taeyang ile GD'yi bir araya getiriyor. Ne yazık ki sonuç biraz hüsran oldu. Taeyang'ın kısımları şarkıyı albümün dinamiklerine uygun tutan tek şey, GD olaya girdiği anda iş bir tür oh-so-swaag tadında klasik YG parçasına dönüşüyor. Kötü bir şarkı değil aslında, sadece benim kendisine dair beklentilerim çooooook tepede olduğundan böyle sıradan olması bir hayal kırıklığı yarattı, o kadar.

 Body... Ya da Taeyang'ın yaptığı yemekleri güzelce yemesini istediği masum kızlardan güzel göğüsleri sebebiyle yatağa atmalıklara doğru evrimleşmesinin son basamağı mı desem ne desem? ashgfahgsfh Albümdeki dans track kotegorisini dolduran şarkı sözleri ile insanı gülsem mi ağlasam mı moduna soksa da altı üstü olay biraz hareketlensin diye konmuş bir dans track işte. Köprü öncesi kısımlarda olan hafif funky disco hissi ve onun nakarattaki upbeate bağlanışı şarkıyı boş bir kop-kop şarkısı olmaktan kurtuluyor üstelik. Teddy, Dee.P bir arada olunca iyi işler yapıyor. Body bir şekilde kafanıza takılıyor ve ne söylediğinize aldırmadan eşlik ediyorsunuz.

 Ringa Linga önceden yayınlanmış ve tanıtımı yapılmış bir tane, hepimizin bildiği üzere. Dinledikçe alışılan ve sevilen bir şarkı aslında ve uzun zamandır dinlediğimizden alıştık biz de. Stay With Me'de fazla olduğunu düşündüğüm GD kısımları ise bu şarkıda tam ayarında, olması gereken yerlerde. Bir de albümdeki en ağır elektro beate sahip parça. En iyi tarafı ise zamanında rapper olma amacı taşıyan Taeyang'ın bunu yaptığını görebilmek. Çocukları istediğine ulaşınca insan bir mutlu oluyor sayın okuyucu XD

 This Ain't It ile albüm gene yavaşlıyor, üstsüz Taeyang romantizmine geri dönüyor. Normalde şarkılarında ağırlıklı olarak piyano kullanan Taeyang bu sefer bir değişiklik yapmış, baskın olan enstrüman gitar. Ben Big Bang ve (yarı) falsetto kelimelerini aynı cümle içinde kullanacak olsam ardından hemen "GD Fool'da muhteşeem~" cümlesini yapıştırsam da bu şarkı Taeyang'ın hakkını yiyormuşum gibi hissetmeme neden oldu, çünkü This Ain't It'te Taeyang'ın falsettoları muhteşem.

 Throw Away (ya da bazı yerlerde geçtiği gibi Let Go) sözleri Tablo'dan melodisi Taeyang'dan bir şarkı. Bu sebeple sözler duygusal bir şiirsellikte ve müzik piyano dahil olmak üzere enstrümantal bir çizgide ama kulağa hiç de basit gelmiyor. Şarkının en ilginç kısmı çok az olsa da, gospelimsi bir etki yaratan koro girişleri bence. Özellikle ikinci verseteki kulağa çok doğru geliyor, koymayı kim akıl ettiyse harika düşünmüş.

 Love You To Death albümde beni en çok üzen şarkı. İlk başladığında "sanırım favorimi buldum" demiştim ta ki CL'in solo kısmı girene kadar. Yani neden? Ne gerek vardı? Neden CL'in o kadar oynandığından ilk dinleyişte kendisinin olduğunun anlaşılamaması bile mümkün olan vokalini şarkının zirveyi vurduğu ana ekleme ihtiyacı duydunuz? Albüm çıkalı neredeyse bir buçuk ay oldu hala düşündükçe kafamı bir yerlere gömesim geliyor. Gene de buna rağmen Miguelimsi havasıyla Love You To Death çok iyi bir şarkı ve bahsedilen 20 şarkı arasından albümde olmayı hak ediyor.

 Yani sanırım... Diğerlerini dinleme şansım olmadı ki. Ama albümde olduğuna göre... Hak etmiş olmalı değil mi?

 Toparlamak gerekirse Taeyang'ın son albümü Rise pekala bu senenin şimdiye kadarki en iyi kpop çıkışı olarak kabul edilebilir. Tek bir şarkıya olmamış bu demek, en gürültüsünü bile kesinlikle dinlenmez olarak adlandırmak mümkün değil. Sözler dolu (Body'nin clubber şarkısı olduğunda anlaştık ama :D ), müzikler ve kompozisyonlar bazılarında güvenli olarak tanımlanabilecek olsa da Taeyang'ın vokalindeki hareketlilik ve ruh bunu tamamlıyor. Basit diyenler için ise... Bazen basit şeyler en güzel olanlardır. Yani demek istediğim şu ki Rise iyi bir albüm, dinlemelik bir albüm. Beklediğimize değmiş bir albüm.

_______________________________________________

 - UKiss'in Mono Scandal minisinin (ki bence single o) çıkış parçası olan Don't Flirt'e ait MVyi yeni üyeleri Jun'un reşit olmadığından dolayı izleyemeyeceğine,
 - 2PM'den Jun.K'in No Love'nın başındaki müzikal tadının şarkının nakaratına taşınmasa da çok ilginç olduğuna,
- ToppDogg'un TOPDOG şarkısını sevmesem de MVsinde Mozart-Salieri çatışmasını konu edinmelerini enteresan bulduğuma,
- Got7'ının A'de tam bir JYP sevimliliğinde olduğuna ama hala albümü dinlemediğime,
- AOA'nın Miniskirt'le popüler olduktan sonra Short Hair'le dönüşüne bakılınca eski band konseptlerine dönmelerinin zor olduğuna ve "seks satar"ın bir farklı grubu daha yediğine,
- Hyomin'in (hele Nice Body gibi sözleri biraz anlatmak istediğini ifade etmekten aciz bir şarkıyla) T-ARA'nın laneti kırmasının hiç de kolay olmayacağını  kanıtladığına değindikten sonra;

BEAST - Good Luck

 BEAST neredeyse bir yıllık bir aradan sonra gene bir yaz albümüyle geri döndü: Ve bu sefer önceki albümleri Hard To Love How To Love'ın aksine mevsimi daha iyi temsil ediyorlar.

 How To Love Hard To Love her aşamasında üyelerin parmağını taşıyan ilk BEAST albümü olduğundan benim fena halde pamuklara sarasım olan bir albümdü. Ama itiraf etmek lazım ki, kötü olmasa da en azından yazın ortasında çıkmış bir albüm olmaktan oldukça uzaktı, Junhyung'un bir türlü aşamadığı aşksal sorunları sağolsun genel olarak daha karanlık daha sonbahar bitişi, kış girişine yakışacak bir tada sahipti. Good Luck ise bu hataya düşmüyor ve yedi şarkıdan oluşan albümün ilk üç şarkısını (We Up, Good Luck ve Dance With You) funky dans melodileriyle süslüyor. İyi de yapıyor. Çıkış şarkısı Good Luck ilk dinlediğimde benim hoşuma gitmemişti aslında ama bir süre sonra dinlemesi çok da yormayan, akılda kalan ve eşlik etmesi eğlenceli bir pop şarkısı olarak kabul ediyorsunuz. En iyi BEAST çıkış şarkısı değil evet, ama listenin altına da oynamaz. 

 Sonrasında ise tempoyu düşürüp artık BEAST müziğinin simgesi haline gelmiş iyi hikayelere sahip orkestra temelli pop balladlarından birine dalıyor: No More. 5. track History yavaş bir upbeatle süslenmiş bir R&B parçası. Gigkwang bestelenmesinde yer almış, Junhyung ise albümdeki başka 5 şarkıda olduğu gibi sözlerinin yazılmasında. 

 Tonight I'll Be Your Side albümde Junhyung'un burnunu sokmadığı tek parça ve bunu hemen de hissettiriyor. Yavaş bir pop şarkısı; Beast üyeleri iyi vokaller olarak bunda da iyi iş çıkarsa da şarkı grubu hiç yansıtmıyor. Albümün olmasa da olurdusu benim için.

 Son şarkı Sad Movie ise aslında Japonca bir şarkının Korece versiyonu bu sebeple bende bir adaptasyon sorunu yaşattı, şarkıya sayanora diye girdim sonra bir silkelenip kendime geldim falan. Daha yüksekten olduğundan şimdi Korece versiyonunu daha çok seviyorum gerçi.

 Japonya BEAST'i için ufak bir not: Mayıs'ta çıkan Adrenaline harika bir şarkı. Keşke grup onu Japonya'da harcayacağına Kore çıkışı için kullansaydı, Good Luck'tan daha iyi olurdu düşüncesini bir türlü kafamdan atamıyorum. Üzgünüm Good Luckseverler ama benim için gerçek bu.

 Genel olarak Good Luck albümü (kpop standartlarında) iyi sözlere sahip, grubunun müziğini temsil etmeye devam eden bir albüm. BEAST grup olarak hala güvenli ada sınırlarının çok dışına çıkmasa da dans melodileriyle ayak parmaklarını uzatıp suları test etmekten de çekinmiyor. Sonuçta kpopun en dinlemelik gruplarından biri BEAST Good Luck da bu açıdan bir sorun yaratmıyor, çünkü dinlenmek için yapılmış bir kpop albümü.

_____________________________________________

Artık Temmuzun şimdiye kadarki kısmına yani benim için tek anlamı olan f(x)'e gelebilirim galiba :3
Öneriniz varsa alırım, yoksa f(x)'ten sonra kpop prodüktörleri, Gray ve Standing Egg hakkında olan yazılarımı yayınlayacağım çünkü ayın 24ündeki Block B geri dönüşüne kadar kpop aleminde başka ilgimi çeken bir şey yok :3
Oh, bir de B1A4 geri döndü değil mi? Sadece MVlerini izledim, bunu postaladıktan sonra albümlerini de dinleyeyim.
Hadi o zaman şimdilik...

7 Mayıs 2013 Salı

Kısa Kısa...

 Geçen ay ruhuma işlemiş kronik tembelliğimin kendini hiç çekinmeden ortalara sermesi ve dün de iki yeni albüm ve bir singlea birden merhaba dememiz sebebiyle (daha bir çok şey çıktı ama benim bahsedeceklerim sadece bunlar) atladığım, bahsetmek için gerekli enerjiyi devrelerimde bulamadığım ya da zaten yeni çıktığından sıcağı sıcağına olacak kısa bir albüm inceleme turu yapayım dedim. Ne iyi etmişim değil mi? :P

2 Mayıs 2013 Perşembe

Geçmişe Bir Bakış...


 Tamam, o kadar da geçmişe değil sadece geride bıraktığımız aya. Yani şu anda 2008-2010 arası kpopun altın çağıydı; nerede o eski Star Golden Bell, Oh My School gibi programlar; beybi feys SHINee'nin "noona nomu yepposo" deyip mutfakta kimchi yapan evde kalmışlara hayaller kurdurduğu, 2PM'in tshirtlerini caaaaart diye yırtarak genç kızlara ecel terleri döktürdüğü, Wonder Girls'ün kpopun incileri olduğu (hitlerdi millet kabul edelim), DBSK'nın Mirotic'le üç dilde ortalığı salladığı, Big Bang'in hala Big Bang denince akla gelen hitlerini patlattığı, sonlarına doğru MBLEASTin hayatımıza daldığı, Infinite'in "Dashi Dorowa" diyerek bir tilkinin peşinde koştuğu o muhteşem günler vs. vs. temalı bir yazı yazmayacağım. Gerçi bu cümleyi yazdıktan sonra o günlere olan özlemim kabarınca pek de fena bir fikir gibi gelmedi ya... Gözümdeki yaşları sileyim en iyisi... Neyse ne diyordum? Geçen Nisan ayında kpopla ilgili tek bir yazı bile yazmayıp zavallı blogumu tamamen başıboş bıraktığımdan içimde kalanları bir yazıda ortalığa döküvereyim dedim. Büyük ihtimalle çoğunu unutacağım (hele bu yazıya sırf uykum gelmediğinden gecenin köründe başladığımı düşünürsek) ama gene de yazma ihtiyacı duyup bir türlü beceremediğim tuhaf bir evredeyim, bu yüzden hevesim gene tuhaf bir yerlerime kaçmadan... Go go go let's go!!

Nisan'da Çıkışanlar...
Tomboy imajı ve seslerinin neye benzediğini anlamayı imkansız hale getiren bir autotune ile kpopa dalmış olan GI

 İşte itirafım geliyor: Nisan ayında yeni çıkış yapmış grupların hiçbirisini dikkat çekici bulmadım. Çoğunun şarkısını yarıda kestim, sonuna kadar dinlediklerimin de bir tanesini bile tekrar başa sarma ihtiyacı duymadım. Geçen sene de debut açısından yoğun bir yıldı, büyük ihtimalle benim aklımda daima kpoptaki rookie yılı olarak kalacak hatta. Evet, 2012'de tonlarca debut oldu ama bir şeyler vaat edenler de çıktı. Çoktan ilk on kpop grubum arasında sağlamca yerini kapmış olan B.A.P., başlarda gıcık olsam da yavaştan yavaştan ısındığım ve yeteneklerini görmeyi başardığım EXO (hep söylerim ve hep de söyleyeceğim: SM'de ilk defa rape yakın bir şeyler yapan birileri var~kkkkk ), Faher gibi bir ballad şarkısıyla çıkmanın asrın hatası olduğunu fark edip hemen çark ederek geçen sonbahar başı abartacak kadar fazla dinlediğim Wow'ı yapmış Cube'u gözümde biraz daha sevilesi bir mertebeye taşımış olan BTOB, pek kıymetleri bilinmese de benim en sevdiğim kız gruplarından olan SPICA... Oysa bu sene sadece Nisan ayında değil genel olarak ilk yarının büyük kısmında çıkan rookie grupların bir tanesi bile bana "bir mercek altına alalım bakalım" dedirtmedi. Belki de artık gençleri takip edemeyecek kadar yaşlanmışımdır, kimbilir?...

Bir de Geri Dönüşler Var Tabi...

 Kpop dediğin saç renklerindeki değişikliklere göre tarihleri saptanmaya çalışılan, teaserlarına çıldırılıp, MVleri için sabahlara kadar beklenilen comebackler olmadan olmaz ama değil mi? XD Debutlarda çektiğim yoksunluğun aksine geçen Nisan'da hakkında üç beş kelam etme isteği duyduğum comebackler oldu. Yehhu!

 İlk olarak sevgili Big Bang'in saygıdeğer lideri Gold&Diamonds boy GDragon'un dijital teklisi MichiGO'yla Nisan ayına merhaba demiştik. Eh belki de kötü başlangıçlar kötü sonuçlar doğuruyor sözü doğrudur, çünkü kendi adıma konuşmam gerekirse MichiGO'dan hiç hoşlanmadım ve bir zamanlar söylediğim "Big Bang tek bir la notasını şarkı diye önüme sürse 4 dakika boyunca dinler ve sanatta sadeliğin ve dinginliğin sözcüsü olmaya çalışmışlar şeklinde bir yorum yapıp gruba hayranlığımı dile getirirdim" tarzındaki sözlerimin hepsini bir bardak soğuk su eşliğinde geri yutmak zorunda kaldım. Tabi mesele şu ki Big Bang mevzu bahis olunca benim beklentiler Mars'a doğru konaklamaya gidip aşağı inmeyi reddediyor, bu yüzden bu şekilde gece kulübünde saat üç buçuktan sonra herkes "dünya dönüyor/ben de dönüyorum/ne ahenkliyiz değil mi panpa?" moduna girdiğinde dinlenecek bir parça yaptıklarında hayal kırıklığının dibine vuruyorum. Ayrıca arkasından gelen MVnin de tamamen anlayış kapasitemin dışında olması ya da şarkıda GDnin de söylediği gibi çıldırmaktan başka bir anlam ifade etmemesinin de olaya pek katkısı olmadığını eklememe gerek yok sanırım. Tek bir şarkıyla Big Bang'in tahtını sallayacağım falan yok, onlar tartışmasız kpopun kralları. Ama MichiGO için GDye söyleyeceğim şu: Olmamış be pweety boy!

 Bundan sonra hazır bahar da gelmişken K.Will mevsime gayet yakışan bir parçanın (Love Blossom) sempatik bir MVyle çıkış parçası olarak kullanıldığı 3. albümünün 2. kısmını yayınlayıp içimizi açtı. Aslında bu albümünün ilk kısmıyla dikkatimi çekmiş olan K.Will müzik dünyasında bulunma süresiyle karşılaştırıldığında oldukça yeni bir keşif benim için. Geç kaldığım için hala hafiften için sızlıyor aslında, çünkü sesinden çok hoşlanıyorum kendisinin. 7 şarkıdan oluşan albüm K.Will'in genel çizgisinin aksine çok da yavaş parçalar içermiyor, bu açıdan da tam bir bahar albümü. Ben çıkış parçası Love Blossom ile beraber Beenzino'nun eşlik ettiği gerçekten gezinti gibi bir şarkı olan Bon Voyage'i seviyorum. Ama albüm genel olarak çok dinlenesi, hala göz atmadıysanız geç olsa da tavsiye ederim.

Nisan ayında gelen bir başka bahar albümü daha Gain ile Hyunwoo'nun düet albümü Romantic Spring oldu. Aslında bu bir comeback sayılmaz ama ikisi de bilinen şarkıcılar olduğğundan burada olmasının kimseye de zararı olmaz XD Gain benim en sevdiğim kadın idol gibi bir şey olduğundan göz atmıştım albüme ama Hyunwoo ile Gain'in seslerinin uyumu hoşlandım o yüzden bir süre dinlemiştim. İsmini hak eden bir albüm; ağırlıklı olarak kullanılan akustik enstrümanların getirdiği hafif, romantik bir havası var ve yeni doğmuş, mutlu aşklar üzerine şarkıları...

 Bunların arasında çıkan Jay Park'ın pamuk şeker Joah'sı ile arkasından gelen "hard candy" Wellcome'ı; BTOB'ın bahara uygun pek bir sevilesi 2nd Confession'ı; C.N.Blue'nun Japonya'da çıkardığı Blind Love teklisi (ki C.N.Blue'nun Japonca şarkıları daima daha fazla rock oluyor) bir göz atılasılar arasında sayılabilir.

 Bir de Kore müzik dünyası için aslında Nisan ayının en büyük olaylarından biri olan (biliyorum, siz hala EXO comebacki bekliyordunuz ama o değil işte) bir tanesine de değinmeden olmaz: Cho Yong Pil 19. stüdyo albümü Hello ile geri döndü. Şimdi kim o yahu diyenler için: Efsane kelimesi var ya... İşte o Kore müzik dünyasında aynı zamanda Cho Yong Pil olarak da okunuyor XD Bir çok hite imza atmış olan sanatçının son albümüne bir göz atmanızı tşiddetle tavsiye ederim, sayın okuyucu.

 Son olarak Nisan ayında benim kalbimi dugeun dugeun attıran tek kpop olayı: SHINee geri döndü!! Bunun hakkında saatlerce gevezelik edebilirim -sanki çoktan yapmamışım gibi-, ama zaten albüm hakkında yazı yazacağımdan olayı burada bırakıp hala tuhaf şekilde devam eden heyecanımı sonraya saklıyorum~kkkkk 

Kpop Değil Ama... Benim Gözümde Nisan Ayının Zirvesi...

 Kesinlikle Zion T. albümü! Hakkında onca mızıldandığım, "vloglarda söyledin ama hala fol yok yumurta yok Cayoon" diye çemkirme seviyesine gelip bazen var olduğunu düşünmekten inanılmaz zevk aldığım hayali klasımı gene hayallerimde yerle bir ettiğim, sonra miktarın az olduğuna karar verip biraz daha mızıldanıp zırladığım albüm sonunda çıktı!! Bak, gene bir heyecan bastı beni, şarkılar kulağımda çalmaya başladı, içim bir fena oldu...

 Gördüğünüz üzere Zion T.nin Red Light albümü hakkında öyle aman şu enstrüman, aman bu müzik tarzı gibisinden yorumlar yapabilecek kadar aklımı başıma toplayamıyorum... Hala...  Çünkü albüm o kadar... o kadar çok... Yani demek istediğim... Dinleyin işte yahu! Ben de bu yazımı bitirdikten sonra elime dün ulaşmış kopyasını bir dosttan fikir çalarak yastığımın altına koyup huzurlu huzurlu uyuyayım~kkkkkk

Not: Bu arada hazır Amoeba sularına girmişken her ne kadar Mart ayının ikinci yarısına ait olsa da burada adı geçmezse büyük üzüntü duyacağım bir şeyden daha bahsedeyim: E-Sens geri döndü ve Supreme Team Thanks 4 Waiting adında yepisyeni bir single yayınladı! Benim başında öyle dediği için City Lights demekten hoşlandığım ama aslında gerçek ismi "Stay The Way You Are" olan çıkış şarkısının beati harika ve her dinlediğimde bana "Asıl biz size böyle bir şarkıyla döndüğünüz için teşekkür ederiz" dedirtiyor. Canımın içi Crush'ın eşliğinin de çilek üstündeki krema gibi olduğuna da değinmeden geçiştirmeyeyim işi... Şarkıyı merak edenler buraya tıklayarak çevirisine ulaşabilir.

Not2: Bir de Nisanda Geeks'in How About'ı çıktı haberiniz olsun... Hazır bu çevreye uğramışken ona da değinelim, belki gözden kaçıran olmuştur. ^^ (Ayrıca bu ay full albümleri de çıktı bu gece fark ettim, indirdim ama ne yazık ki henüz dinlemedim. Bir Geeks yazısı yazmayı düşünüyorum eğer yazarsam orada bahsederim albümden de...).

Nisanda Başladı Ama Mayısın Olayı Bu...

 Neden mi bahsediyorum? Kız gruplarının geri dönüşlerinden tabi. Nisan ayının son haftasında piyasanın 3 kız grubu comeback yaptı: 4Minute "Name is 4Minute" mini albümü ve "What's Your Name" çıkış parçasıyla, T-ARA N4 adı altında sub-unit olarak "Jeon Won Diary" ve aynı ismi taşıyan çıkış parçalarıyla son olarak Secret  "A Letter From Secret" albümü ve "Yoo Hoo" isimli şarkılarıyla... Henüz albümleri dinlemedim, çıkış parçalarından da sevdiğim bir tanesi yok. Secret'ın şirin tarzı pek bana göre değil, 4Minute'ün şirin ve seksi konsept arasında gidip gelişleri onları bildim bileli başımı döndürmüştür, T-ARA'nın ise şarkısınından pek hoşlanmadım. Gene de üçü arasında (aslında ikisi; T-ARA'nın Kore'de pek şansı yok artık) bir kapışma olacağından olaya değinmek istedim. Albümleri ise bu aralar dinleyeceğim, hoşuma giden bir şey olursa bir yerlerde kesin gevezelik ederim :D

 Son Olarak... Mayısın Getirecekleri...

 Öncelikle şu anda Mayıs ayının en çok beklediğim olayı: Lee Hyori geri dönüyor! 5. stüdyo albümü çıkaracak olan kpopun kraliçesi (evet Boa fanları kraliçe Lee Hyori... Key kapa çeneni, kraliçe Hyori dedim!)  henüz tam tarihi açıklamasa da ilk yarıda albümünü çıkaracaktır diye düşünmekte ve sabırsızlıkla beklemekteyim. Çünkü youtubeda bulabileceğiniz teaserlar yayınlandı bile. Evet teaserlar... Çünkü birden fazla var... Kraliçe geri dönüyor dedik ya... Bugün bir dostun (hadi isim verelim Gdrug XD) göndermesiyle Vouge çekimlerini izledim de... Özlemişim hatunu ne diyeyim...

 Bir de 2PM var tabi ki. Bu ayın 9unda üçüncü stüdyo albümleri Grown'u çıkaracak olan grup o kadar uzun bir ara verdi ki, artık hiç geri dönmeyeceklerini düşünme evresine girmek üzereydim. Açıkçası bunun 2PM'in batmak ya da çıkmak için olan tek şansı olduğunu düşünmekteyim, ki aynısı pek çok konuda fena halde çuvallamış olan JYP için de geçerli. Tanıtım gelirlerini yüksek tutmalarının (büyük şehirlerdeki bilboardlar... Tabi sen JYP'sin, büyük düşün!) bundan başka bir amacı olamaz her halde. Güzel bir comeback yapmaları ve o eski günlerine geri dönmeleri dileğiyle, çünkü her ne kadar yetenek açısından fakir bir grup olsalar da itiraf edelim, izlettiriyorlar kendilerini.

Eski günlerden bir MBLEAST gifi... Ahahaha MBLEASTi seviyorum :D

 Ayrıca ortalıkta bir Beast ve MBLAQ geri dönüşü söylentileri dolanıyor ki olsa değmeyin keyfime... Tarihleri resmi olarak açıklanmadı ama iki grubun da isimleri bazı listelerde var o yüzden umut dolu gözlerle bekliyorum kendilerini. Beast çoğu kişinin bildiği üzere benim en sevdiğim gruplardan biri o yüzden acil tarafından bir şeyler yaparlarsa çok memnun olacağım, bir önceki albümün neredeyse senesi geldi. MBLAQ ise... özledim yahu! Ne zamandır ortalıkta yoklar (müzik olarak), insan özlüyor agsfahgdshadsh

Tamamen kişisel zevklere dayanan ve zerre kadar müzikle alakası olmayan not: MBLAQ koordinoonası, makyözü artık bu işe kim burnunu sokuyorsa özel bir ricam olacak: G.O. bu comebackte de bıyıklı olsun XD Biz onu öyle seviyoruz~kkkkkk

 Ayrıca bir dedikodu daha... EXO comebacki diye ağlayanlara müjde (her gün tweetlineımda kendisiyle ilgili bi şey görüyorum, grupla alakam olmamasına rağmen ben stres yapmaya başladım olduğum yerde), Mayıs ayında EXO dönecek şeklinde bir muhabbet var ortalıkta. Gerçi onlar çıktıklarından beri comeback yapıyorlar da bu sefer işler ciddi gibi. Hem SMin SHINee'nin ikinci albümünü Jonghyun'un yaralanmasına rağmen kesinlikle ertelemeden aradan çıkarması (üstelik ciddi para getirecek Japonya konserleri ertelendi yani albüm de pekala ötelenebilirdi) Mayıs ayı için başka planları olduğu anlamına geliyor bence. SNSD Japonya'da albüm çıkarıp tanıtımlara başlayacak, SHINee Jonghyun iyileştikten sonra Japonya Arena Tur'una çıkacak, f(x)'ten ses seda yok (zaten onlar üvey evlat SMde), Super Junior'ın ise bildiğim kadarıyla Donghae ve Eunhyuk'un Japonca singleı dışında albüm planı yok... Geriye bir tek EXO kalıyor Mayıs için. Bu yüzden artık SHINee MVsinde EXO comeback ipuçları aramanıza, her yerde EXO görmenize falan gerek yok. Şimdiden hayırlı olsun EXO fanları :P

Bu arada söylememe rağmen kimse tarafından takılmadığım bir şey daha: EXOtic resmi fan ismi değil ahtapotlu bir şey olduğu bile söyleniyor normalde agsfhgahfdgdgh Bu EXOtic'i yabancı fanlar buldu sanırım. Her neyse SM resmi bir fandom ismi vermedi zaten henüz EXO'ya. Umarım sonları f(x)'e benzemez tez elden bir fandom isimleri olur yavrucakların... Zavallı f(x)... Çıkalı 3 sene oldu hala fandomu adsız... 
______________________________

 Daha Nisan ayında kim bilir neler neler oldu kpop dünyasında... Ama uykum yok diye bloguna girip sabahı etmiş olan bendenizin bulanık beyninde kalanlar sadece bu kadar... Umarım bu kısa özet hoşunuza gitmiştir. Yazılarımı bekleyecek kadar iyi kalpli insanlar varsa onlara da bu kadar uzun bir süre yazmadığım için özürlerimi gönderiyorum. Kokulu öpücük de ister misiniz? ahsgahfshgash

 Her neyse... Gittim XD

11 Kasım 2012 Pazar

Erken MAMA Söylemleri...

  Kpopun Oscarı olarak tanımlanabilecek Mnet Asya Müzik Ödülleri'ne (Mnet Asian Music Awards-MAMA) sadece 19 gün kaldı. Hazır oylamalar devam edip tonlarca fan savaşına sebep olurken ( Kpop fan savaşlarına hayır! ) aslında sadece 3 defa falan oy kullanma zahmetine katlanmış olan ben de şu olaya bir güzel burnumu sokup dereyi görmeden paçaları sıvayarak tahminlerimi ve isteklerimi yazayım, biraz da isteklerimle tahminlerimin uyuşmayacağını bildiğimden ondan bundan sinirimi çıkarayım dedim. Çok iyi etmişim değil mi? :P

 MAMA bu sene 20 kategoride ödül veriyor ve kpop fanlarının da her gün (en tutkulu fandom kazansın mantığı ki bence saçma...) oy kullanmasına olanak sağlıyor. Öncelikle söylemeliyim ki, herkesi büyük tartışmalara sürükleyen bu oylama öndeki grubun ödülü alacağının garantisi değil: Albüm satış oranları ve aslanlar gibi jurinin de (tamam, hiçbirini tanımıyorum ama gazeteciler müzik eleştirmenleri falan var işte XD ) ödülün kime gideceği konusunda büyük bir payı olacak. Yani bu sebeple sonradan kimse "biz oylamada birinciydik nasıl ödül başkasına gider? Böhüüüü..." moduna girmesin.
 İşte her kategori üzerine benim nacizane görüşlerim:

1. En İyi Çaylak (Kız)
Adaylar: AOA, Spica, Juniel, Ailee, Hello Venus
Benim Oyum: Spica
Şu andaki oylama birincisi: Juniel

 AOA, Spica, Juniel, Ailee ve Hello Venus'un aday olduğu bu dalda benim favorim ve oy attığım grup Spica. Çok parlamasalar da gerçekten iyi seslere ve güzel şarkılara sahip bir grup. Ne yazık ki an itibariyle kendileri listenin sonunda ve büyük ihtimalle de ödülü alamayacaklar. Ama şu anda oylamada başı çeken Juniel de indie-rock havası ve kitap okurken gayet iyi gidebilecek hafif şarkılarıyla ödülü alırsa (ki gayet yakın) çok üzülmem.
 Bu bölümle ilgili hayal kırıklığım ise Whoz That Girl şarkıları ile debut yaptıklarında neredeyse kalbimi çalmış olan EXID'in aday listesinde olmaması... AOA'dan çok çok daha iyiler.

2. En İyi Çaylak (Erkek)
Adaylar: EXO-K, B.A.P, Busker Busker, Ulala Season, John Park
Benim oyum: B.A.P.
Şu andaki oylama birincisi: EXO-K

 İşte bana "haksızlık" kelimesinin Korece'deki karşılığının MAMA olduğunu düşündüren kategori: En iyi erkek çaylak! Değerli okuyucum, birazdan bir kpop fanın patlamasına şahit olacaksın o yüzden koltuğuna sıkıca tutunup kemerini bağla.
 EXO-K mı?!! Aylarca debut yapacağız diye 99 tane teaser yayınlayıp "teaser" kelimesinin (İngilizcede "alay etmek" demek olan "tease" kelimesi kökenlidir) sözlük anlamının dibine vuran, sonra sadece tek bir tane mini albümcük çıkarıp aylardır SM konserleri ve etkinlikleri dışında bir şey yapmayan, müziklerinden başka takma isimleri başta olmak üzere herşeyleriyle gündemde olan EXO-K mı?!! Kardeşimin çok sevdiği bir sözü söylemek gerekirse: Dalga mı geçiyorsunuz adam mı seçiyorsunuz?!
 Öhöm öhöm... Ne diyordum? SM gücünün ve kendi inkar edilemez cazibelerinin de yarattığı (şükürler olsun ki benim üzerimde uzay boşluğunda yerçekimimin etkisi kadar etkisi var) fan ordusu sayesinde Busker Busker, B.A.P, John Park ve Ulala Season'ın da aday olduğu bu dalda EXO-K önde. Açıkçası fan yanım "Bİ EY Pİİİİ!!!" diye kendini yırtsa da başlarda Kore'de kazandıkları büyük başarı sebebiyle ödülün Busker Busker'a gideceğini düşünmüştüm. Ama grup MAMA'ya katılmayacağını açıklamış, kpop grupları da "ödül almadığım yere gitmem" mantığında olduklarından onların alacağını düşünmüyorum artık. Büyük ihtimalle tıpkı oylamada olduğu gibi EXO-K çaylak ödülünü havaya kaldıran grup olacaktır. Ama benim gözümde hak eden çıkış yaptıklarından beri bir an bile totosunun üstüne oturmayan ve gerçekten kendilerini genel kpop piyasasından ayıran birçok özelliğe sahip olan (kendi şarkılarını kendilerinin yazıp, koreografilerini kendilerinin hazırlamaları, oldukça sert bir imajla yola çıkmaları, güçlü rapperlarla vokalleri aynı grup içinde birleştirmiş olmaları... vb.) B.A.P bu ödülü EXO-K'dan daha çok hak ediyor. Bu yüzden her seferinde onlara oy verdim. Blonde Asian People umarım kazanırsın!! EXO'dan daha fazla albüm çıkardığın için senin albüm satışların daha fazla olmalı ve bu bağlamda... Yıh yıh, hala umudum var XD

not: Aslında EXO-K severim ben yani eskisi kadar büyük bir problemim yok kendileriyle. What is Love ve Two Moons severek dinlediğim şarkılar. Gene de iki şarkı bu ödülü hak ettikleri anlamına gelmiyor benim gözümde. SM gücü senden nefret ediyorum!

En İyi Kadın Sanatçı
 Adaylar: Boa, IU, Gain, Baek Ji Young, G.Na
Benim oyum: Gain
Şu anki oylama birincisi: Boa

 Ödülün sahibi Boa olacaktır büyük ihtimalle ama ben Only One şarkısından hoşlanmıyorum ve tabi ki son solo çıkışının konseptini gayet beğenmiş bir Gain hayranı olarak her seferinde ona oy atıyorum. Peki Boa kazanınca çok üzülecek miyim? Cıkss, pek sayılmaz XD

En İyi Erkek Sanatçı
 Adaylar: GDragon, PSY, K.Will, Se7en, JYP
Benim oyum: GDragon
Şu anki oylama birincisi: GDragon

 Sıralamadan önde olan GD bu yüzden söylenecek bir şey yok~haha 
 Aslında başlarda PSY tarafından GD'nin geçilebileceğini düşünmüştüm (Gangnam Style fenomeni) ama kpopseverlerin büyük çoğunluğu Gangnam Style'dan tiksinme noktasına geldiklerinden en azından oylamada artık şansı olduğunu düşünmüyorum. Albüm satışlarını da düşünürsek juri bir yamuk yapmadığı sürece GD "En İyi Erkek Sanatçı" ödülünü kucaklayıp Amerikan aksanlı Korecesiyle mükemmel bir konuşma yapacaktır bu sene Hongkong'da XD

En İyi Kız Grubu
 Adaylar: 2NE1, Girls Generation TTS, Sistar, Kara, T-ARA
Benim oyum: T-ARA
Şu anki oylama Birincisi: Sistar

 Neden kız gruplarında kazanmasını istediklerim hep liste sonu?! Her neyse ödül törenleriyle gerçekten anlaşamıyoruz sanırım.
 Sistar'ı çok sevmem ama aday oldukları Alone comebacki gerçekten bu senenin en iyi kız grubu performanslarından biriydi bu yüzden eğer kazanırlarsa hak ettiklerini düşüneceğim.Gerçi burası çok sık lider değiştiren bir kategori, sanırım hepsi bir kere zirveyi görecek XD Hem bir yerde SNSD'nin sub unitinden daha iyidir değil mi? Tamam şaka yaptım, gerek sözleri gerekse müziğinden hiç haz etmesem de Twinke Twinkle bana SNSD de şarkı söyleyebiliyormuş dedirten bir şarkı, o yüzden hakkını yemeyeceğim.

En İyi Erkek Grubu
 
Adaylar: Super Junior, Shinhwa, TVXQ, Big Bang, BEAST
Benim oyum: Big Bang (VIP kanı XD )
Şu anki oylama birincisi: Super Junior

 Fazla birşey söylemeye gerek yok, gerek albüm satışları (Sexy, Free&Single bu senenin en çok satan albümü) gerek ELFlerin desteği düşünüldüğünde Super Junior ödülü SM binasındaki koridora yerleştirecektir. Ben kişisel olarak Sexy, Free&Single'ın en kötü SJ comebacklerinden biri olduğunu düşünüyorum, ama alan razı satan razı olduğundan söyleyecek bir şey de bulamıyorum şu anda.
 Aslında bu kategoriyle ilgili beni mutlu eden şey şu oldu: Shinhwa da adaylar arasında ve oylamada Super Junior'ın hemen arkasında. Her ne kadar Venus muhteşem bir şarkı olmasa da Shinhwa kpopun efsane gruplarından biri, eğer ödül onlara giderse sizce de çok hoş bir jest olmaz mı?
not: Bir VIP olarak üzüntüden ölüyorum ama Big Bang'in hak etmesine rağmen bu ödülü alamayacağını hepimiz biliyoruz... Oysa benim gözümde bu senenin en heyecan verici comebacki Big Bang'inkiydi.

En İyi Global Kız Grubu
Adaylar: Kara, F(x), 2ne1, Girls Generation TTS, Wonder Girls
Benim oyum: 2ne1
Şu andaki oylama birincisi: KARA

 Bir arkadaşımın daha önce bu konuda yakındığımda da dediği gibi "Birileri şu adamlara kpopun evrensel olmadığını kendilerini kandırmaktan vazgeçmelerini söylesin!" Gerçekten de kpop her ne kadar ben ve bu yazıyı hala okumaya devam ettiğinize göre siz tarafından zevkle dinleniyor ve takip ediliyor olsa da global falan değil. Aslında bana bir zamanlar moda olan Brezilya dizilerini ya da Latin müziği furyasını hatırlatıyor. Eninde sonunda sönecek ve bütün kpopseverler eski müzik tarzlarına geri dönecek... (Ama asla ben ve Serdar Ortaç birlikteliği olmadı ve olmayacak, söylemeden geçemedim...)
 Gene de madem böyle bir kategori konmuş, uzun süre neden zirvede kaldığını bir türlü anlayamayacağım f(x) ve şu anda oylama birincisi olan KARA (gerçi Japonya açısından belki, orada KARA'nın ciddi bir hayran kitlesi var. Gene de sadece Japonya ne zamandır bütün globalliği temsil eder oldu ki? ) yerine geçen sene Amerika'da EMA'nın sahibi olan 2NE1 ya da en azından bütün bunlar arasından tek İngilizce şarkı çıkaran grup Wonder Girls ödülün sahibi olmalı. Benim gönlüm 2ne1'dan yana, ama bu alanda kim ödül alır gerçekten bilemiyorum. f(x) ve Girls Generation TTS hak etmiyor ama, onu söyleyebilirim.

En İyi Global Erkek Grubu

Adaylar: TVXQ, Super Junior, Big Bang, C.N.Blue, BEAST
Benim oyum: Big Bang
Şu andaki oylama birincisi: TVXQ

 Kategorinin saçmalığı konusundaki görüşlerim erkek kısmı için de geçerli. C.N.Blue'nun İngiltere'de, BEAST'in de Amerika'da konser verdiğinden aday olduğunu düşündüğüm bu kategoride ben ikisini de seviyor olsam da ne yazık ki şansları yok. TVXQ kpopun birçok ülke tarafından tanınmasında büyük etki sağlamış olan DBSK'nın bir parçası bu yüzden şu anda saygın Cassielerin oylarıyla liste başı olduğunu düşünüyorum. Ama kpop global olsa en kolay hayatta kalacak gruplardan biri olduğunu düşündüğüm Big Bang bu kategoride ödülü alması gereken gruptur benim için.

En İyi Düet Performansı
Adaylar: JYP&Gain (Somebody Else), Trouble Maker (Trouble Maker), Davinchi&T-ARA (We Were In Love) Skull&Haha (Busan Vacance), Huh Gak&Zia (I Need You)
Benim oyum: Trouble Maker
Şu andaki oylama birincisi: JYP-Gain (Someone Else)

 Aslında Hyuna&Hyunseung'un Trouble Maker'ının 2011'in sonuna ait bir şarkı olduğunu düşünürsek neden bu listede olduğunu tam olarak anlayamadım. Tabi ki bu onlara oy atmama engel değil XD Trouble Maker gerçekten büyük ilgi görmüş, kısa zamanda hit olmuş ve birçok ünlü tarafından da defalarca parodisi yapılmış bir kpop şarkısı, başarılı bir çıkıştı. Skull&Haha'nın Busan Vacance'sinin klibini izlerken eğleniyor ya da Huh Gak&Zia'nın I Need You'sunu dinlemekten hoşlanıyor olsam da bu ödülün Trouble Maker'a gitmesi gerektiğini düşünüyorum (Ve hayır, mevzunun Hyunseung ile alakası yok...O kadar biasçı bir insan mıyım ben sayın okuyucu? Tamam belki biraz olabilirim ama gene de mevzunun Hyunseung ile alakası yok XD )

not: Davichi ve T-ARA düeti olan We Were In Love da çok beğenilen ki bence de hiç fena olmayan bir şarkı olsa da içindeki rap kısmını o kadar gereksiz buluyorum ki, kazanmasını istemiyorum. Gerçekten neden o güzelim balladın içine o aşırı agresif bir tınıda ilerleyen rapi koydunuz ki? Bir şarkında rap olmazsa ölecek misin kpop? Hıı, ölecek misin?!

En İyi OST
Adaylar: Taeyeon (Missing You Like Crazy-The King To Hearts), Lee Jonghyun (My Love-Gentleman's Dignity), Seo In Guk&Jeong Eun Ji (All For You-Reply 1997) LYN (Back In The Time-Moon Embraces The Sun), Huh Gak (One Person-Big)
Benim oyum: Lee Jonghyun-My Love (Gentleman's Dignity) ve LYN-Back In Time (METS)
Şu andaki oylama birincisi: Taeyeon-Missing You Like Crazy (The King 2 Hearts)

 Bilenler bilir; ben çok kdrama insanı değilimdir, insanlar üç yüz defa izlememi söyledikten sonra birkaç bölüme bakar ve gerisini tahmin ettiğimden sıkılıp bırakırım çoğunu. Ama OSTler farklıdır, genelde kdramalar harika OSTlere sahip olduğundan hepsine mutlaka bir göz atar, hatta izleyeceğim dizilere de bunlara göre karar veririm (bknz. Key&Leeteuk Bravo'yu söyledi, ben History of Salaryman'i izledim XD ).
 Öncelikle adayların hepsinin idollerden seçildiği dikkatinizi çekti mi? Yani gerçekten en iyi OSTler bunlar mıydı yoksa insanların sevdikleri idole oy atabilmeleri için mi böyle yaptınız? MAMA MAMA MAMA... İsminin arasına bir de "P" harfi sıkıştırıp Mnet Asya Müzik Popülerlik Ödülleri olmaya ne dersin?
 Taeyeon'un büyük bir Soshi desteğiyle ayakta durduğunu düşünmüyorum aslında, çünkü SNSD fanı olmamasına rağmen Taeyeon'un sesini beğenen bir çok insan var. Ama OSTsi...fazla OST XD Bunun yanında LYN'in tarihi bir dramaya gayet uygun olan Back In Time'ı ya da Lee Jonghyun'un bir softrock balladı olan My Love'ı çok daha özel bence. Kalbim OST olarak LYN'inkinden yana ama C.N.Blue'dan en sevdiğim ses olan Jonghyun'a da kıyamıyorum, o yüzden ikisi için de oy kullandım XD

En İyi Müzik Videosu
Adaylar: GaIn (Bloom), Big Bang (Monster), Infinite (The Chaser), PSY (Gangnam Style), Naul (Memory Of the Wind)
Benim Oyum: Big Bang (Monster)
Şu andaki oylama birincisi: Gain (Bloom)
 Tamam, itiraf ediyorum: VIP kanım yüzünden Big Bang'e oy attım. Aslında benim bu sene en beğendiğim MV listede bile yok zaten: Nell'in The Day Before'u; basit, anlamlı ve insanın içini acıtacak kadar güzel.
 Gene de bence bu listedeki adayların hepsi çok güçlü: Gain'in Bloom'u bir genç kızın saflığı ve cinsellikle tanışmasını gayet estetik bir biçimde ortaya koymuştu, Big Bang'in Monster'ı şarkının sözleriyle beklenmedik (daha doğrusu tam da Big Bang'den beklenecek) bir şekilde bağ kuruyordu, Infinite'in Chaser'ı kafamda hala soru işaretleri bıraksa da gayet havalıydı, Gangnam Style zaten fenomen oldu, bu oylamada gördükten sonra izlediğim Naul'un Memory of Wind'ı ise çok iyi bir sinematografi ile oldukça dokunaklı bir öyküye sahip. Yani, cidden bence en zor kategorilerden birisi "en iyi müzik videosu" olmuş. Nell'in MVsini koysalardı hiç kasmazdım ama XD

En İyi Rap
Adaylar: Leesang (Someday), Epik High (Up), Mighty Mouth (Bad Boy), Verbal Jint (You Deserve Better), Dynamic Duo (Without You)
Benim oyum: Verbal Jint-You Deserve Better
Şu andaki oylama birincisi: Leesang-Someday

 Aslında bir Epik High hayranı olarak başka birilerine oy atmam yanlış belki...Ama Up hiç Epik High gelmiyor bana, seslerini tanımıyor olsam başka bir grubu dinlediğimi zannedeceğim neredeyse. Kötü bir şarkı diyemem, hatta coşmak ve eğlenmek için birebir (ki Epik High'ın 99 albümündeki amacı da bu) ama gene de...Hiç Epik High değil. Bu yüzden oyumu bir diğer favorim olan Verbal Jint'e veriyorum, her ne kadar kazanamayacağını bilsem de...

En İyi Grup Performansı
Adaylar: F.T.Island, Nell, C.N.Blue, Busker Busker, 10CM
Benim oyum: Nell
Şu andaki oylama birincisi: F.T.Island

 F.T.Island'ın birçok performansını "vay be" diyerek izliyor olsam da (Hongki sahnede kendini kaybediyor bazen XD ) hayatımın sonuna kadar dinlemeyi düşündüğüm nadir Koreli gruplardan biri olan Nell varken ona oy atamazdım değil mi? :D Ama F.T.Island da kazansa üzülmem çünkü gerçekten hak eden birine gitmiş olacak, bazı F.T.Island şarkılarının canlı performansı kayıt halinden daha iyi bile olabiliyor.

En İyi Dans Performansı-Solo
Adaylar: Boa, PSY, HyunA, Seo In Young, JYP
Benim oyum: PSY-Gangnam Style
Şu andaki oylama birincisi: Boa-Only One

 Aslında adaylıklar ilk açıklandığında PSY bu kategoriyi süpürür demiştim, sonuçta Gangnam Style'ın içinde bulunduğu durum malum. Ama kpopseverler bu şarkıdan o kadar bıkmış olmalı ki, hiçbir oylamada öne geçmesine izin vermiyorlar XD
 Gangnam Style'ın Only One'ın koreografisinden daha iyi olduğunu düşünmüyorum ama bir zamanlar Avatar filminin olduğu gibi protestolara bile malzeme olacak güce ulaşmışken en iyi dans performansı olarak değerlendirilmeyişini de saçma buluyorum. Ki bence her ne kadar Boa'nın Only One koreografisi (her seferinde farklı SM erkeğiyle sahnede döndükleri için her versiyonunu izledim sanırım XD ) gerçekten iyi olsa da, senenin en gereksiz koreografilerinden biriydi. Only One dans edilecek bir şarkı değil bana kalırsa, o şarkıyı tıpkı K.Will'in "Please Don't"u gibi sade bir sahnede Boa ayaklı bir mikrofonun başındayken dinlemek isterdim ben. Böylece o hafif ballad tadı, hoş melodisi R&B koreografisinin kalabalığı içinde kaybolmamış olurdu. SM sanatçıları hep dans etmek zorunda değilsiniz, gerçekten... Bazen tek spot ışığının gücünden bihaber yaşadığınızı düşünüyorum sırf bu halleriniz yüzünden.

En İyi Dans Performansı-Grup (Erkek)
Adaylar: SHINee, Super Junior, MBLAQ, Infinite, BEAST
Benim oyum: SHINee
Şu andaki oylama birincisi: SHINee

 Sherlock'u şarkı bazında düşündüğümde gerçekten hala haz etmiyorum ama koreografisi bu sene ortaya konmuş en iyi koreografiydi kesinlikle. Oldukça kompleksti, büyük bir enerji ve uyum gerektiriyordu, şarkının temasıyla uyuşuyordu ve bütün bunlar birleştiğinde dans açısından zaten iyi bir noktada olan SHINeeyi bir adım daha öteye taşımış oldu. Michael Jackson'ın koreograflarından biri tarafından hazırlanmış olan bu dans ödülü hak ediyor.

En İyi Dans Performansı-Grup (Kız)
Adaylar: MissA, Secret, f(x), Sistar, 4Minute
Benim oyum: MissA-Touch
Şu andaki oylama birincisi: MissA-Touch

 Bu kategoride ilk başta Electric Shock koreografisi ile f(x) liderdi, şükürler olsun ki oy kullananlar saçmalamaya bir son vermiş. Her ne kadar f(x)'i sevsem de yukarıdaki gruplar arasında bu ödüle en uzak olması gereken grup o. Electric Shock dansı...sadece olmamış.
 Aslında ben Secret'ın Poison'ı ile Sistar'ın Alone'unu da seviyorum çünkü fazlasıyla dişiller. Hatta Secret'ınkisi biraz fazla olduğunu için gayet eleştirilmişti ilk çıktığında, neredeyse yasaklanıyordu. Ama MissA'in Touch'ının müziğin ritmiyle uyumu çok iyi, o yüzden o kazanmalı.

En İyi Vokal Performansı-Solo
Adaylar: IU, K.Will, Baek Jiyoung, Huh Gak, Jonh Park
Benim oyum: K.Will-I Need You
Şu andaki oylama birincisi: IU-You&I

 Taze bir K.Will dinleyicisi olarak (son albümüyle beraber dinlemeye başladım) öncelikle kendisine özürlerimi sunuyorum, daha önce sesini ve yeteneğinin farkına varamadığım için. Aslında beynimin sinsi bir yanı IU hakkında son çıkan dedikoduların onun oylarının biraz gerilemesini sağlayıp K.Will'i öne geçireceği umuduyla yanıp tutuşuyor ama...Ahhhh ne kadar kötüyüm!! Ne yapayım, IU'yu sevmiyorum elimde değil...

En İyi Vokal Performans-Grup 
Adaylar: Davichi, 2AM, 4Men, Noel, Urban Zapaka
Benim oyum: 2AM-I Wonder If You Hurt Like Me
Şu andaki oylama birincisi: Davichi-Will Think of You

 Gayet kolay oldu benim için: Davichi'yi sevmiyorum, 2AM'i seviyorum, o zaman oylar 2AM'e!~haha Aslında Urban Zapaka'yı ve I Hate You şarkılarını gerçekten seviyorum ama kazanamayacaklarını biliyorum (oylamada son sıradalar, albüm satışları indie grubu oldukları için patlama yapmadı, MAMA jurisine de şu kadar güvenim yok) o yüzden bari Davichi yerine 2AM kazansın bari dedim XD

not: Davichi'yle problemim mi ne? Yok bir şey aslında sadece sevmiyorum o kadar...

Yılın Şarkısı
Adaylar: Yazamam çok fazlalar. Mnet'in sitesinden bakıverin :D
Benim oyum: Bu kategoriyi protesto ediyorum, her seferinde farklı şarkıya oy attım bu yüzden.
Şu andaki oylama birincisi: Super Junior - Sexy, Free&Single 

 İşte geldik bu seneki MAMA'nın süper düper mega saçma adaylıklarının olduğu daha doğrusu bazı şarkıların olmayışıyla benim bu halde olduğuna inandığım kategorisine: Yılın şarkısı! Şimdi lütfen bu işlerden anlayan aklı selim birisi neden aylar boyunca bir arkadaştan Kore'nin her yerinde bangır bangır çalındığını duyduğum, youtube'da izlenme rekorları kırıp ödül almış, allkill'in alasını yapmış, grubu sevmeyenler tarafından bile hayranlıkla dinlenmiş Big Bang'in Blue'su ile Fantastic Baby'sinin bu listede olmadığını açıklasın!! İnsanın aklına kötü kötü şeyler geliyor mesela sırf kazanacak diye listede olmadıkları gibi... Bakın, benim gibi masum bir insanın aklına böyle haince düşünceler sokmayın sayın Mnet!
 Ahhhh, büyük ihtimalle Sexy, Free&Single ödülü alır, ama hak eder mi? İşte o tartışılır...

Yılın Sanatçısı
Adaylar: Gene çok fazla ve ben yazamayacak kadar tembelim XD
Benim oyum: Big Bang
Şu andaki oylama birincisi: Super Junior

 Sadece gülüyorum değerli okuyucu, sadece gülüyorum...
Listedeki sanatçıların hepsinin şarkılarına bir kerecik de olsa kulak kabartmış biri olarak, Super Junior'un bu sene "yılın sanatçısı" dalında ödül almaya çok yakın olmasını gerçekten saçma buluyorum. Listede 30 tane aday var ve Sexy, Free&Single gerek şarkı gerekse albüm olarak bu 30'un arasında en kötülerden biri benim için.
 Ama şöyle bir şey de var: Ben Big Bang'in müziğinden (en sevdiğim ve bu oylamada oy verdiğim grup olduğu için onun adını kullanıyorum) inanılmaz bir keyif alırken birkaç kişiye dinletip çok olumsuz yorumlar aldığım oldu (genel seviyor ama yıh yıh~). Bu bağlamda benim beğenmediğim bir albüm olan Sexy, Free&Single büyük bir güruhun zevkine hitap ediyor olabilir. Müzik çok kişisel bir alan o yüzden birisi "seviyorum işte" dediğinde eleştiremezsin. Ama bir yanım da biliyor ki, Super Junior'ın önde olmasının sebebi müziklerinin hitap ettiği bir kesim olması değil, onlar nasıl müzik yaparsa yapsın sırf atlarında imzaları var diye dinleyecek bir fandoma sahip olmaları. İşte Super Junior'ın ve daha bir çok grubun bu kadar desteklenmesinde beni rahatsız eden bu. Fan desteği tabi ki harika bir şeydir, o sanatçıyı senin hayatına kattıkları yüzünden belki de seni anlatabildiği için seni anlayabileceğini düşündüğünden sever bu yüzden bağlanır ve desteklersin, kimi zaman en yakınındakilerden daha yakın olur sana. Ama kayıtsız şartsız bir fan desteği... Bu tamamen saçmalık benim gözümde; çevremizdeki dostlarımızı bile kayıtsız şartsız kabul edemeyen, yeri geldiğinde eleştirip sonra da "dost acı söyler" sözünün arkasına sığınan bizler nasıl bir grup için bu hale gelebiliriz, neredeyse sağduyumuzu kaybedip müzik zevkimizi feda edebiliriz gerçekten anlayamıyorum.
Super Junior üzerinden gittiğim için büyük ihtimalle alınıp müdafaya girişen ELFler olacaktır: Lütfen yapmayın. Daha önce de çok sevdiğim bir grubun başlığı altında başıma geldi, gerçekten üzücü oluyor benim için. Zaten cümlelerimi dikkatle okursanız Suju'dan yola çıkmama rağmen genel konuştuğum fark edeceksiniz eminim.
 __________________________________________________________________
 Genel olarak oylamanın adaylıklarının berbat, bazı kategorilerin ise gereksiz olduğunu düşünüyorum. Gerçekten hak edenlerin aday bile olmadığı dallarda ödülün gerçekten hak edene gitmesini beklemeyiz sonuçta. Açıkçası aday listelerini hangi aklı selim hazırlamış fena halde gerçekten merak etmekteyim.

 Son birşey daha... Aranızda oy kullananlardan hiç oyların ülkelere göre dağılımına bakan oldu mu? Çin %49.1lik oranıyla oyların neredeyse yarısını göndermişken (ki bunda şaşılacak birşey yok, ödül töreni orada düzenlenecek) Kore sadece %6.5 oranında oy kullanmış. Yani uzun lafın kısası: Bu ödül töreni Korelilerin umrunda bile değil~haha Yani o yüzden twitter facebook gibi sosyal paylaşım ortamlarında bütün bunları piyasaya süren ülkenin bile takmadığı bir oylama yüzünden birbirinize girip sinir stres yapmayın e mi, canlarım? XD

   Toplumsal mesajlarımı da verdikten sonra... Gördüğünüz üzere MAMA gene benimle aynı fikirde olmayacak. Olsun, ben de bu sene Hong Kong'da düzenlenecek ve YGFamily falan orada olacağına göre (yaaaaaaaaay!!!) gayet harika bir showa dönüşecek olan ödül töreninin tadını çıkarırım :D Ahhh, çok heyecanlıyım acaba kimler sahneye çıkacak? Ben EXO diyorum ama hangi comebacklerin ön gösterimlerini izleme şansımız olacak? Gecenin en şıkı kim olacak? Kırmızı halıda neler zırvalanacak? Hangi gruplar kırmızı halıda İngilizcesini konuşturup hangileri Engrishleriyle bizi kahkahalara boğacak? Bu sene hangi çift sahnede öpüşüp Kore magazinine bomba gibi düşecek?! Çok heyecanlıyııııııım! (Öpücük konusunda değil tabi, MAMA konusunda...Gerçekten...)

4 Ağustos 2012 Cumartesi

T-ARA Skandalı: Ulaşmayı Amaçladıkları Taç Ellerinden Gitti mi?

Son 10 gündür kpop gündeminin en büyük skandalı haline geldi T-ARA ve Hwayoung olayı. Bir T-ARA dinleyicisi olarak en başından beri üzülerek takip ettiğim bu olay hakkında şimdiye kadar bir şey yazmadım çünkü… Aslında olayın nereye varacağını görmek istememden tembelin teki olmama kadar sağduyuludan bencil ötesine birçok sebebi var bunun. Ama bugün müzik listem Apple Is A’ye geldiğinde (kpop klişelerinin dibine vurmasına rağmen en sevdiğim T-ARA şarkılarından biridir) gene aklım bu konuya daldı ve hakkında bir şeyler karalayarak kurtulmaya karar verdim ben de. Gerçi Hwayoung’un grupla hiçbir alakası olmayan bir döneme ait olan bu şarkının bana bunu hatırlatması da başka bir saçmalık ya neyse…

 Budokan konserinin arkasından üyeler tarafından atılan tweetlerle başlayan, sonra Hwayoung’a grubun kalanı tarafından eziyet edildiği iddiaları ile alevlenip, Hwayoung’un aslında tasarımcı ekiple problemleri olduğu şeklinde saçma bir bahaneyle gruptan çıkarılmasıyla ciddi bir skandala dönüşen bu olay hakkında söylenebilecek kesin tek bir şey var bence: CCM ve Kim Kwang Soo bunların büyük çoğunluğu sizin hatanız. Kpop dünyasının göründüğü kadar sevimli ve iyi olduğuna inanmayan biri olarak zaten grup üyeleri arasında kavga ve sürtüşmeler olması bana çok normal geliyor açıkçası. Çünkü bu insanlar sadece diğer gruplarla kapışmıyorlar, aynı zamanda kendi fandomları arasında kimin en popüler olduğu konusunda da kimi zaman sarpa saran tatlı bir çekişme var aralarında. Üstelik bu idoller genelde kendileri bir araya gelip “Hadi bir grup oluşturalım!” diyen insanlar değil, şirketler onları elemelerinde seçip kpop piyasası formüllerine oturtmaya çalışarak bir araya getiriyor ve “Hadi grup oluşturun!” diyor. Bu sebeple baştan bir bağlanma problemi yaşamaları çok normal değil mi? Tabi ki bu problem beraber trainee süreci geçirdiklerinde aşılabiliyor, çünkü grup olmanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmeye başlıyorlar. Beraber çalışıyorlar, aynı evde kalıyorlar, sorunların üstesinden beraber gelip acılarını paylaşarak azaltıyorlar, başarılarını ise aynı anda tadıp birbirlerine sarılarak kutlama imkanı buluyorlar. Peki zaten çıkış yapmış ve belli bir başarı yakalamış olan T-ARA üyeleri ile aralarına sonradan katılan Hwayoung’un (ki CCM’in Ceosu Kim Kwang Soo Hwayoung gruba katıldığında “Bu diğer üyelerin yerinin sağlam olmadığının farkına varması için bir olanak” demiş biri. Sizce kızlar ne düşünmeliydi?) bunu yaşama imkanı oldu mu? Cevabı hepimiz biliyoruz.

 Tabi ki bütün bunlar grup üyelerinin Hwayoung’u dışlayabilecekleri ya da ona eziyet edebilecekleri anlamına gelmez. Sadece yeni bir üyenin gruba katılmasıyla o ana kadar neredeyse ölümüne çalışıp oldukları yere resmen kazıyarak gelmiş ama bir anda hepsini bunda hiç emeği olmayan biriyle paylaşmaları talep edilmiş bir grup olan T-ARA’nın açısından da bakmaya çalıştım ben olaya. Bana hiç adil gelmiyor bu durum. Bu sebeple fanlar tarafından T-ARA üyelerinin dışlanmasını, Eunjung’un katıldığı programlardan çıkarılması için televizyon kanallarına telefon edilmesini, konser biletlerinin iade edilmesini ya da allkpopta son olarak yazdığına göre CCM binasının yumurtalanmasını anlayamıyorum ben. Bir üyeye eziyet ettiği söylentileri ortalıkta dolanıyor diye önceden sevdiğiniz gruba bu şekilde davranarak siz de onlara eziyet etmiş olmuyor musunuz? Acaba artık nefret ettiğiniz Jiyeon’dan ne farkınız kalıyor böyle davranınca? Kore’deki fanların aşırılıklarını bir dereceye kadar anlayabiliyorum (onları böyle kabullendim artık) ama aynı durumun uluslar arası fanlar ve bazı Türk kpopseverler arasında da olduğunu görünce gerçekten şok oldum. Mesela birisi T-ARAnın “eski” dansçılarından birinin Allah bilir nereden bulunup çevrilmiş bir röportajını bulmuş (röportaj kızlardan birinin Hwayoung’a tokat atışı hakkındaydı) ve “hala nasıl savunabileceksiniz bakalım T-ARAyı?” gibi bir şey yazmış altına. Eğer siz bir şekilde şirketten atılmış “eski” dansçının söylediklerine inanıyorsanız zaten benim söyleyecek bir şeyim yok.

 Açıkçası benim Hwayoung’un gruptan çıkarılmış olmasıyla ilgili de hiçbir problemim yok çünkü daha önceden T-ARA hakkında yazdığım yazılarda da belirttiğim gibi grubun rap konusunda hep bir eksiği olduğunu düşündüm. Bir şekilde Hwayoung’un rapi T-ARA ile uyumsuz… Hwayoung’un kötü bir rapper olduğunu söylemiyorum (özellikle Day By Day performansından sonra) sadece T-ARA içinde pek de ihtiyaç duyulmadığını diğer üyelerle sadece arkadaşlık anlamında değil müzikal anlamda da aynı paralelde yer almadığını söylüyorum. Hwayoung bir müzik dahisi değil ve eğri oturup doğru konuşmak lazım grupta diğer üyelerin yapamayacağı bir şey de yapmıyor. Bu sebeple Kim Kwang Soo’nun onu başta gruba sokmasının bile bir hata olduğu söylenebilir. Ama bütün bunlara rağmen Hwayoung bir kere o grubun üyesi olmuştur ve böyle skandal dolu bir biçimde gruptan çıkarılması gruba alınmasından çok çok daha büyük bir saçmalıktır benim gözümde. Yani dönüp dolaşıp aynı konuya geliyoruz: Bütün bunlar CCM’in ve Kim Kwang Soo’nun üst üste atmaya devam ettiği yanlış adımlar yüzünden bu hale geldi.

  Gene de kalan T-ARA üyelerinin de bu olayda büyük bir hatası var: Aptalca davrandılar. Kpop grupları arasında bazı üyelere eziyet etme dedikoduları yıllardır var olan şeyler. Hatta hepimiz programlarda görüyoruz, bunu eğlence/şakalaşma faktörü olarak da kullanıyorlar. Dedikoduların gerçekten doğru olduğunu söylemiyorum… Ama yalan olduğunu da söyleyemem. Gene de T-ARA üyeleri bu olayı fanlarının dikkatini çekip onları her şeylerini deşecek bir aşamaya getirecek kadar sinirlendirecek boyuta getirmeselerdi, bütün bunlar olur muydu? Kesinlikle hayır. Fanlar T-ARA kızlarının çok tatlı olduklarını söylemeye devam eder, Hwayoung’un gruptan ayrılmasına (ki bence buna bütün bu olaylar sebep olmadı sadece süreci hızlandırdı) daha az dikkat çeken bir bahane bulunur ve bu T-ARAyı neredeyse devirecek hatta belki de devirmiş olan bu fırtına çok daha çabuk sona ererdi. T-ARA kızlarının düşüncesiz öfkeleri (her adımını üç defa hesaplaması ya da hesaplayacak birilerini işe alması gereken idollerde kesinlikle olmaması gereken bir şey) ve CCMin bunun üstünü örtebilecek kadar başarılı olamaması bütün olayları bu noktaya getiren kuvvet oldu.
  Bütün bunlardan sonra T-ARA tekrar toparlanabilir mi? Açıkçası bilmiyorum. Bu tarzda olayları daha önce de yaşayan gruplar oldu; DSP’nin KARA skandalı ya da JYPnin daha da büyük olan 2PM-Jay Park olayı gibi. İki iki grup ve solo olarak Jay Park da pek kötü durumda sayılmaz. Tabi ki 2PM’in bu olaydan sonra ciddi anlamda büyük bir antifan kitlesi oldu, aynı T-ARA olayında olduğu gibi en büyük fandom siteleri kapatıldı, Taecyeon ve Wooyoung gibi üyelerin liderleri Jaeboom’a sürekli eziyet ettikleri hakkında tonlarca söylenti çıktı. Ama bir şekilde bu olaydan sağ çıkmayı ve kpopun üst tabakasındaki gruplardan biri olarak kalmayı başardı 2PM. T-ARAnın da aynısını yapabilmesini diliyorum açıkçası. Bir arkadaşımın belirttiği üzere gizli bir Queen olan ben ne yaparlarsa yapsınlar T-ARA’nın piyasadan silinip gitmesine sonuna kadar karşıyım. Çünkü T-ARA gerçekten elde ettikleri hak etmek için çok çalışmış olan ve hiç de fena müzik yapmayan bir grup.

 Hwayoung'a gelince... En son ikiz kardeşiyle beraber CCMin alt şirketlerinden biriyle görüşmeye gitiiği söylentisi dolanıyor ortalıkta. Eğer Kim Kwang Soo yakında Hwayoung'un onların alt şirketlerinden bir şekilde çıkış yapacağını duyurursa bütün o öfkeli fanlar, galeyana gelmiş kpopseverler fena halde oyuna getirilmiş olacaklar. O zaman bütün bunların piyasaya biraz canlılık katmak için büyük risk alınarak oynanmış bir oyun olduğunu fark eden ben de okkalı bir küfür savuracağım.

 Son olarak T-ARA skandalı sonrasında kafama dank etmişleri de belirtip pek çok açıdan eksik kaldığını düşündüğüm bu yazıma son veriyorum:

  1. Bir müzik piyasası olan kpopta fanlar bir grubu asla müziği için sevmez (Gururla söylüyorum ki bir istisnayım XD).
  2. Kpop fanları ciddi anlamda korkunç, bazen benim de aralarında olduğunu düşünmek tüylerimi diken diken ediyor.
  3. Kore’deki kpop fanlarının büyük çoğunluğunu dedektif yapıp ülkenin gizli servisine almalılar. Tabi öncelikle bir psikiyatristle görüştürüp takıntılı hallerinden ve her şeyi kanıt zannetme saçmalıklarından kurtarmaları lazım.
  4. Asla ama asla bir kpop fanını kızdırma. Yani Key’le happy ending planların fena halde suya düştü bebeğim… Hayatta kalmak her şeyden önce gelir!
Not: Ağustos ayımdaki ilk yazımın böyle üzücü bir olay olmasından pek hoşnut değilim aslında. Olsun Ağustos demek GD beybinin yeni albümü demeeeek!!! Bir VIP olarak çok heyecanlıyım çünkü Heartbreaker bir türlü eskitemediğim bir albüm ve şimdi bir de kardeşi geliyooor!! Yaşasın yaşasın yaşasııın!! Öhöm... Ne diyordum? T-ARA için gerçekten üzülüyorum ben yaa...

4 Temmuz 2012 Çarşamba

T-ARA "Günden Güne" Tacına Daha Fazla Yaklaşıyor

 T-ARA’nın ismi taç kelimesinin İngilizcesi olan “tara”dan geliyor. Mottoları ise “adım adım ilerleyerek müzik dünyasının tacını başlarına geçirmek”… Ve bence 6. mini albümleri “Day By Day” ile bu amaca biraz daha yaklaşmışlar.

  T-ARA kpoptaki en iyi kız gruplarından biri benim için. Tamam, satmak için aegyo ayaklarına yattıkları çok zaman oldu; ama bizim ülkemizde ünlü olmak için skandal çıkarmak, birkaç polemik yaratmak neyse kpopta da aegyo o bir yerde. Onsuz kpop kpop olmaz. O sebepten eskisi kadar eleştirmiyorum bu zırvalığı hala büyük bir fanı olmamama rağmen. Gene de T-ARA funk müziği kpopla harmanlama yeteneğini, şarkılarının bütün saçmalıklarına rağmen büyülü sözcükler gibi insanın kafasına takılıp kalmasını ve inanılmaz çalışma tempolarını düşündüğümde sevgim kadar saygımı da kazanıyor. Gerçekten eğlenceliler aynı zamanda fark ettirmeden bundan daha fazlasını da sunuyorlar insana. Bazı insanlar T-ARA şarkılarını eski telefonlardaki polifonik melodileri andırıyor diyerek eleştirebilir; bence bu kişiler hayatları boyunca funkın ne olduğuna dair bir fikirleri olmadan yaşamışlardır (Upps, sert oldu sanki XD ).

 T-ARA son albümü “Day By Day”de de funk melodilerine olan bağlılığını devam ettirmiş, bu artık onların tarzı sonuçta. Ama üzerine bir şeyler de koyarak… Mesela çıkış parçası olan Day By Day bir üflemeli, parçanın tamamına yayılmış bir akustik gitar ve basit bir davul ritmi eşliğinde başlıyor ki bu pek T-ARA sayılmaz. Ayrıca melodiyi bir yerlerden hatırlıyorum sanki ama bir türlü çıkaramadım. Lovey Dovey, Roly Poly, Yayaya gibi yüksek tempoda ilerleyen diğer T-ARA çıkış şarkılarını düşündüğümde bu parça kesinlikle yeni bir şey, aslında bu tatta devam eden albümün tamamı yeni bir şey. Ve T-ARA’ya gerçekten çok yakışmış. Üyelerin genelde yumuşak olan hatta kimi zaman bu yüzden müziğin altında kalan sesleri bu yeni tarzla oldukça hoş bir armoni yakalamış.

 Bunun yanında retroya olan düşkünlüğü daima ayan beyan ortada olan T-ARA yeni albümünde de bundan vazgeçmemiş. Şarkıların hepsinde geçmişin tadı var. Eski şarkılarda olduğu gibi tam olarak konduramasanız da (sonuçta onlar diskodan fırlamış gibiydi) dinlerken hissedebiliyorsunuz bunu. Üstelik HUE için hala diskodan fırlamış diyebiliriz XD
 Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim: Bence şimdiye kadar T-ARA’nın en büyük sorunu rap kısımlarını nereye koyacağını asla bilememesiydi. Sanki sırf rappera bölüm düşsün diye rap bölümü koyuyorlardı parçalara (Bknz. Roly Poly ya da Davichi ile olan düetleri We Were In Love). Oysa bu albümde rapler olması gereken yerlerde gibi, hatta Day By Day gibi bazı parçaların neredeyse en güzel bölümleri.

 6 şarkıdan oluşan albümde “bu olmamış ya” dediğim şarkı yok açıkçası. Hepsini defalarca dinledim, hepsini az çok sevdim. Favorim budur diyebileceğim bir şarkı da yok üstelik. Çıkış parçası olan Day By Day’e treaserı izlediğim anda vuruldum, bunun yanında 3. şarkı Don't Leave dans şarkısı geliyor diye düşünüp tam ayağa kalkarak zıplamaya hazır bir konuma geldiğim anda keman ve saksafona geçerek beni ters köşeye yatırmasıyla kalbimi fethetti. Bütün bunların arasında belki Holliday zayıf halka olarak görülebilir, ama bunu sebebi de şarkının kötü olmasından ziyade diğer şarkıların çok iyi olması bence.

 Traser demişken gelelim kısa filme… Ay yani müzik videosuna: Tamam, iyi hoş da neden bu kadar uzun? T-ARA bunu daha önce Cry Cry ile de yaptı ki ben o zaman da beğendim. Ama 15.59 dklık süresiyle Day By Day MVsi gayet sürükleyici olmasına ve sıra dışı da sayılabileceğine rağmen bir müzik videosu için fazla. Böyle bir uzunluk, bu kadar hikayeye gömülme bir açıdan izleyiciye değişik bir tat sunarken bir açıdan da şarkının tadını kaçırıyor bence. Animemsi tarzından, bütün o çekimlerden ve hikayeden gerçekten hoşlandım ben ama MV bittiğinde şarkıyı değil de görüntüleri hatırlıyordum. Day By Day’in tadına varabilmem için youtubedan çıkmam T-ARA klasörüme yollanıp oradan şarkıyı dinlemem gerekti. Bence şirket T-ARA üyelerinin tamamının oynadığı bir film dizi falan çekip bu konudan hevesini aldıktan sonra onların bir müzik grubu da olduğunu hatırlayıp şarkıyla eşdeğer boyutta mvler çekmeye geri dönmeli.~haha T-ARA’nın uzun MVleri ne kadar başarılı olursa olsun (ki gerçekten hepsi sağlam hikayelere ve kaliteli bir film tadında iyi görüntü yönetimlerine sahip), dikkati şarkılardan uzaklaştırıyor sanki. Ve T-ARA’nın müziğini de seven bir “dinleyici” olarak bu durumu eleştirilmeye değer buluyorum ben.

 T-ARA’nın yeni albümü “Day By Day” her şarkısını sevdiğim tek kpop kız albümü olarak tarihime geçtiği içim 10 üzerinden 8,5 alır benden~haha Gerçekten iyi iş çıkarmışlar, yapımda ve yayında emeği geçen herkesin ellerine sağlık XD

 Not: Bu arada bu sene kız grupları beni çok şaşırtıyor, en sevdiğim kız grubu deyip durduğum 2ne1 son çıkardıkları şarkıda batırırken (hani şu reklam amaçlı olan I Love U'dan bahsetmiyorum), SNSD dinlerim onu dinlemem dediğim Wonder Girls ortalıkta “layk disss yooo layk disss” diye dolanmama neden oldu. Çok pis ters köşe oldum sayın okuyucu. Ayrıca yıllar yılı kız gruplarına haksızlık ettiğimin farkına varıp (acemi fanlık dönemimdi işte) pişmanlığımı bol bol kız grubu şarkısı dinleyerek atlatmaya çalışıyorum. SNSD mi? Yok ya, onlarla hala limoniyiz XD