BEAST etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BEAST etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2014 Pazartesi

Haziran Ayı Kpop Notları

  Hala toplama yazılarla atılan alışma turları...

 Taeyang - Rise

 Haziran ayı artık parçalarının 50 yıl sonra çıkacağından ancak ölüm yıl dönümlerimde mezarımın başında çalınabileceğini düşünüp vasiyetime eklettiğim yeni Taeyang albümü ile açıldı. İyi de oldu çünkü Rise şüphesiz kpopun bu sene başımıza sarmaya karar verdiği en iyi şeylerden biri.

 9 şarkıdan oluşan albüm kendisiyle aynı ismi taşıyan ve bir Choiza/Tablo ortak çalışması olan Rise ile açılıyor. Albümdeki tek tam İngilizce şarkı bu, verdiği mesaj düşünülünce de intro olmaya uygun. 

 Eyes, Nose, Lips albümün aynı zamanda çıkış parçası ve gerçekten ama gerçekten harika. Piyano ile açılan -ve şarkı boyunca da bunu devam ettiren- bir R&B balladı olan şarkı, bazıları tarafından basit olarak tanımlanabilir ama Taeyang'ın temiz ve Kore'de büyük ihtimalle R&Byi en iyi kıvıranlardan biri olan vokali şarkıyı o kadar iyi taşıyor ki bittiğinde aslında gayet hüzünlü olan sözleri anlamasanız bile hissetmiş oluyorsunuz. Ringa Linga ile rap yaparak beni mutlu etmiş olsa da Taeyang'ın ait olduğu alan burası, soulfull R&B. Eyes, Nose, Lips bunu bir kere daha kanıtlıyor ve bu senenin uzun süre benimle kalacak şarkılarının başına ismini yazdırıyor.

 1AM albümün çıkışından çok önce bir etkinlikte tanıtımı yapılmış bir şarkı, ayrıca albümden bir klibe sahip olmaya hak kazanan ikinci şarkı. R&B soundı hala bizimle piyano hala buralarda ama bu sefer melodi daha canlı. Sözler Eyes, Nose, Lips'te olduğu gibi gene geride kalmış bir aşk hakkında, ama bir tür aşma çabası olarak yorumlanabilecek bir şey de mevcut denebilir pekala. Başka iyi -ve güvenli- bir şarkı bu ve gene Taeyang'a yakışıyor.

 Stay With Me benim en çok beklediğim şarkıydı aslında, çünkü Taeyang ile GD'yi bir araya getiriyor. Ne yazık ki sonuç biraz hüsran oldu. Taeyang'ın kısımları şarkıyı albümün dinamiklerine uygun tutan tek şey, GD olaya girdiği anda iş bir tür oh-so-swaag tadında klasik YG parçasına dönüşüyor. Kötü bir şarkı değil aslında, sadece benim kendisine dair beklentilerim çooooook tepede olduğundan böyle sıradan olması bir hayal kırıklığı yarattı, o kadar.

 Body... Ya da Taeyang'ın yaptığı yemekleri güzelce yemesini istediği masum kızlardan güzel göğüsleri sebebiyle yatağa atmalıklara doğru evrimleşmesinin son basamağı mı desem ne desem? ashgfahgsfh Albümdeki dans track kotegorisini dolduran şarkı sözleri ile insanı gülsem mi ağlasam mı moduna soksa da altı üstü olay biraz hareketlensin diye konmuş bir dans track işte. Köprü öncesi kısımlarda olan hafif funky disco hissi ve onun nakarattaki upbeate bağlanışı şarkıyı boş bir kop-kop şarkısı olmaktan kurtuluyor üstelik. Teddy, Dee.P bir arada olunca iyi işler yapıyor. Body bir şekilde kafanıza takılıyor ve ne söylediğinize aldırmadan eşlik ediyorsunuz.

 Ringa Linga önceden yayınlanmış ve tanıtımı yapılmış bir tane, hepimizin bildiği üzere. Dinledikçe alışılan ve sevilen bir şarkı aslında ve uzun zamandır dinlediğimizden alıştık biz de. Stay With Me'de fazla olduğunu düşündüğüm GD kısımları ise bu şarkıda tam ayarında, olması gereken yerlerde. Bir de albümdeki en ağır elektro beate sahip parça. En iyi tarafı ise zamanında rapper olma amacı taşıyan Taeyang'ın bunu yaptığını görebilmek. Çocukları istediğine ulaşınca insan bir mutlu oluyor sayın okuyucu XD

 This Ain't It ile albüm gene yavaşlıyor, üstsüz Taeyang romantizmine geri dönüyor. Normalde şarkılarında ağırlıklı olarak piyano kullanan Taeyang bu sefer bir değişiklik yapmış, baskın olan enstrüman gitar. Ben Big Bang ve (yarı) falsetto kelimelerini aynı cümle içinde kullanacak olsam ardından hemen "GD Fool'da muhteşeem~" cümlesini yapıştırsam da bu şarkı Taeyang'ın hakkını yiyormuşum gibi hissetmeme neden oldu, çünkü This Ain't It'te Taeyang'ın falsettoları muhteşem.

 Throw Away (ya da bazı yerlerde geçtiği gibi Let Go) sözleri Tablo'dan melodisi Taeyang'dan bir şarkı. Bu sebeple sözler duygusal bir şiirsellikte ve müzik piyano dahil olmak üzere enstrümantal bir çizgide ama kulağa hiç de basit gelmiyor. Şarkının en ilginç kısmı çok az olsa da, gospelimsi bir etki yaratan koro girişleri bence. Özellikle ikinci verseteki kulağa çok doğru geliyor, koymayı kim akıl ettiyse harika düşünmüş.

 Love You To Death albümde beni en çok üzen şarkı. İlk başladığında "sanırım favorimi buldum" demiştim ta ki CL'in solo kısmı girene kadar. Yani neden? Ne gerek vardı? Neden CL'in o kadar oynandığından ilk dinleyişte kendisinin olduğunun anlaşılamaması bile mümkün olan vokalini şarkının zirveyi vurduğu ana ekleme ihtiyacı duydunuz? Albüm çıkalı neredeyse bir buçuk ay oldu hala düşündükçe kafamı bir yerlere gömesim geliyor. Gene de buna rağmen Miguelimsi havasıyla Love You To Death çok iyi bir şarkı ve bahsedilen 20 şarkı arasından albümde olmayı hak ediyor.

 Yani sanırım... Diğerlerini dinleme şansım olmadı ki. Ama albümde olduğuna göre... Hak etmiş olmalı değil mi?

 Toparlamak gerekirse Taeyang'ın son albümü Rise pekala bu senenin şimdiye kadarki en iyi kpop çıkışı olarak kabul edilebilir. Tek bir şarkıya olmamış bu demek, en gürültüsünü bile kesinlikle dinlenmez olarak adlandırmak mümkün değil. Sözler dolu (Body'nin clubber şarkısı olduğunda anlaştık ama :D ), müzikler ve kompozisyonlar bazılarında güvenli olarak tanımlanabilecek olsa da Taeyang'ın vokalindeki hareketlilik ve ruh bunu tamamlıyor. Basit diyenler için ise... Bazen basit şeyler en güzel olanlardır. Yani demek istediğim şu ki Rise iyi bir albüm, dinlemelik bir albüm. Beklediğimize değmiş bir albüm.

_______________________________________________

 - UKiss'in Mono Scandal minisinin (ki bence single o) çıkış parçası olan Don't Flirt'e ait MVyi yeni üyeleri Jun'un reşit olmadığından dolayı izleyemeyeceğine,
 - 2PM'den Jun.K'in No Love'nın başındaki müzikal tadının şarkının nakaratına taşınmasa da çok ilginç olduğuna,
- ToppDogg'un TOPDOG şarkısını sevmesem de MVsinde Mozart-Salieri çatışmasını konu edinmelerini enteresan bulduğuma,
- Got7'ının A'de tam bir JYP sevimliliğinde olduğuna ama hala albümü dinlemediğime,
- AOA'nın Miniskirt'le popüler olduktan sonra Short Hair'le dönüşüne bakılınca eski band konseptlerine dönmelerinin zor olduğuna ve "seks satar"ın bir farklı grubu daha yediğine,
- Hyomin'in (hele Nice Body gibi sözleri biraz anlatmak istediğini ifade etmekten aciz bir şarkıyla) T-ARA'nın laneti kırmasının hiç de kolay olmayacağını  kanıtladığına değindikten sonra;

BEAST - Good Luck

 BEAST neredeyse bir yıllık bir aradan sonra gene bir yaz albümüyle geri döndü: Ve bu sefer önceki albümleri Hard To Love How To Love'ın aksine mevsimi daha iyi temsil ediyorlar.

 How To Love Hard To Love her aşamasında üyelerin parmağını taşıyan ilk BEAST albümü olduğundan benim fena halde pamuklara sarasım olan bir albümdü. Ama itiraf etmek lazım ki, kötü olmasa da en azından yazın ortasında çıkmış bir albüm olmaktan oldukça uzaktı, Junhyung'un bir türlü aşamadığı aşksal sorunları sağolsun genel olarak daha karanlık daha sonbahar bitişi, kış girişine yakışacak bir tada sahipti. Good Luck ise bu hataya düşmüyor ve yedi şarkıdan oluşan albümün ilk üç şarkısını (We Up, Good Luck ve Dance With You) funky dans melodileriyle süslüyor. İyi de yapıyor. Çıkış şarkısı Good Luck ilk dinlediğimde benim hoşuma gitmemişti aslında ama bir süre sonra dinlemesi çok da yormayan, akılda kalan ve eşlik etmesi eğlenceli bir pop şarkısı olarak kabul ediyorsunuz. En iyi BEAST çıkış şarkısı değil evet, ama listenin altına da oynamaz. 

 Sonrasında ise tempoyu düşürüp artık BEAST müziğinin simgesi haline gelmiş iyi hikayelere sahip orkestra temelli pop balladlarından birine dalıyor: No More. 5. track History yavaş bir upbeatle süslenmiş bir R&B parçası. Gigkwang bestelenmesinde yer almış, Junhyung ise albümdeki başka 5 şarkıda olduğu gibi sözlerinin yazılmasında. 

 Tonight I'll Be Your Side albümde Junhyung'un burnunu sokmadığı tek parça ve bunu hemen de hissettiriyor. Yavaş bir pop şarkısı; Beast üyeleri iyi vokaller olarak bunda da iyi iş çıkarsa da şarkı grubu hiç yansıtmıyor. Albümün olmasa da olurdusu benim için.

 Son şarkı Sad Movie ise aslında Japonca bir şarkının Korece versiyonu bu sebeple bende bir adaptasyon sorunu yaşattı, şarkıya sayanora diye girdim sonra bir silkelenip kendime geldim falan. Daha yüksekten olduğundan şimdi Korece versiyonunu daha çok seviyorum gerçi.

 Japonya BEAST'i için ufak bir not: Mayıs'ta çıkan Adrenaline harika bir şarkı. Keşke grup onu Japonya'da harcayacağına Kore çıkışı için kullansaydı, Good Luck'tan daha iyi olurdu düşüncesini bir türlü kafamdan atamıyorum. Üzgünüm Good Luckseverler ama benim için gerçek bu.

 Genel olarak Good Luck albümü (kpop standartlarında) iyi sözlere sahip, grubunun müziğini temsil etmeye devam eden bir albüm. BEAST grup olarak hala güvenli ada sınırlarının çok dışına çıkmasa da dans melodileriyle ayak parmaklarını uzatıp suları test etmekten de çekinmiyor. Sonuçta kpopun en dinlemelik gruplarından biri BEAST Good Luck da bu açıdan bir sorun yaratmıyor, çünkü dinlenmek için yapılmış bir kpop albümü.

_____________________________________________

Artık Temmuzun şimdiye kadarki kısmına yani benim için tek anlamı olan f(x)'e gelebilirim galiba :3
Öneriniz varsa alırım, yoksa f(x)'ten sonra kpop prodüktörleri, Gray ve Standing Egg hakkında olan yazılarımı yayınlayacağım çünkü ayın 24ündeki Block B geri dönüşüne kadar kpop aleminde başka ilgimi çeken bir şey yok :3
Oh, bir de B1A4 geri döndü değil mi? Sadece MVlerini izledim, bunu postaladıktan sonra albümlerini de dinleyeyim.
Hadi o zaman şimdilik...

28 Nisan 2014 Pazartesi

Kişisel Kpop Rapperları Listesi Sürüm 2.1: Erkek İdoller


 Uzunca bir zamandır yazmak istediği her konuya başlığı atıp bön bön bakma seansları düzenleyen ve bu yüzden blogunu ölümüne boşlayan Nym ne yapar? Son kullanma tarihi doldurup kokuşmaya başladığından uzun süre önce taslaklara geri çağrılmış eski bir yazısını yeniden baharatlayıp servis eder tabi ki!

 Açıkçası bu yazı bloga koyduğum ilk yazılardan birisiymiş; ilk yayın tarihi Nisan 2012. Ama o zamandan bu zamana köprünün altından çok sular aktı, tonlarca yeni grup buna bağlı olarak yeni idol rapper çıktı, benim bazı idoller hakkındaki görüşlerim değişikliğe uğradı, bazı idol rapperlar direkt kendisi olarak değişikliğe uğradı... O yüzden listemin ikinci ve daha geniş sürümüyle bir geri dönüş yapayım, bu arada sizin kafanızı şişirirken kendikimi rahatlatayım dedim XD

20 Eylül 2013 Cuma

Başlık mı? O da Ne?


 Waddup everbody I'm Nym to da Phe or maybe Phe to da... Olmadı. Gaaaah zamanında kendime daha gangvari bir isim seçmem gerektiğini biliyordum. En azından şöyle GD gibi her kalıba girebilecek bir şeyler... Gerçi şarkı Jay Park'tan ama oraya takılmayın şimdi yoksa yazı daha başlamadan Korelilerin içine bir beni atmadıkları tuhaf, karman çorman çorbalarına dönecek. Ya da döndü bile mi? asghahsfhgfdh

 Neyse... Ne var ne yok bakalım? Şahsen beni sorarsanız buraya parmaklarım alışsın diye neler karalayacağıma bir türlü karar verememek dışında bir sorunum yok diyebilirim :D Bu yüzden kendi cephemden bir kaç ufak tefek haberle başlayıp sonra biraz K-müzik dolaylarında dolandıktan sonra saygı duruşu ve kapanışla programıma son vermeyi arzu ediyorum efenim.

25 Temmuz 2013 Perşembe

BEAST ve "Hard To Love, How To Love" Albümü


 Aslında bu yazının başlığı "Aşk da zor zanaat be janııııım", "Acıların Çocuğu Bistıığ", "Üç Defa Kasseob desem yanıma gelmez misin yaaaar?" (ara not: Yazar delicesine Seobbie hayranı değil sadece etkilenmiş durumda) falan da olabilirdi ama zıvıtıp süper kalitesiz esprilerimle canınızı yakmak istemedim. Böyle de düşünceliyimdir işte  :P

17 Temmuz 2013 Çarşamba

Pazartesi Sendromu mu? Size Bir Parça Kpop Verelim de Canlanın...


... ya da ölün, çünkü geride bıraktığımız Pazartesi bütün fanlık duygularımı aklımın sağlam kalma çabası veren kıyılarına vurup ortalığı darma duman etmiş bir tsunami gibi ayaklandırdığında birkaç defa öbür taraftakilere "haaaaiiii!!" deyip geri döndüğümden fena halde şüpheleniyorum ben.

 Evet biliyorum Pazartesiyi geride bırakalı neredeyse iki gün olacak. Ama ne zaman bir yazıyı sıcağı sıcağına ya da söz verdiğim zaman yazdım ki? İçimde küçük bir YG Papa kaçak kamp kurmuş olabilir mi, ne dersiniz? XD

 İşte benim için geçen Pazartesinin bugüne kadar uzanan kpop sendromu:

(...na geçmeden önce: Yukarıdaki gifin bu mevzu ile ne alakası var diye düşünenler olacaktır eminim. Hani Kyungsoo kendini tokatlıyor ya -ki bunu çok sık yapar- o halini bir ayılmaya çalışma olarak düşünüahjsgjagsahgsfh... Tamam, bir mantığı yok sadece gözümün önünde Kyungsoo olsun diye oraya koydum onu. Ama çok şirin velet, değil mi? XD

13 Temmuz 2013 Cumartesi

Kişisel Bir "Comebaaaaack!!!"

Geri döndüüüüüüüüüm!!!!!!

 Yani... Umarım. XD

 Bir aydan fazla süredir kapalı olan tezgahımı şu anda ortalara serip gene bol keseden sallayarak müşteri kazıklamaya beni neyin yönlendirdiğine dair hiçbir fikrim yok aslında saygıdeğer okuyucum. Hem de gecenin köründe, hem de dün 3 saatten fazla uyumamışken... Ama başlamış bulundum bir kere, o yüzden bu çamura saplandığından teker yuvar ilerleyecek zırvalığa katlanacaksınız eski günlerin hatrına~kkkkkk Eh, okumadan da gidebilirsiniz tabi -ki yazının gidişatını (daha doğrusu gidemeyişatını) düşünürsek oldukça mantıklı bir eylem bence- ben kimseye söylemem XD

2 Mayıs 2013 Perşembe

Geçmişe Bir Bakış...


 Tamam, o kadar da geçmişe değil sadece geride bıraktığımız aya. Yani şu anda 2008-2010 arası kpopun altın çağıydı; nerede o eski Star Golden Bell, Oh My School gibi programlar; beybi feys SHINee'nin "noona nomu yepposo" deyip mutfakta kimchi yapan evde kalmışlara hayaller kurdurduğu, 2PM'in tshirtlerini caaaaart diye yırtarak genç kızlara ecel terleri döktürdüğü, Wonder Girls'ün kpopun incileri olduğu (hitlerdi millet kabul edelim), DBSK'nın Mirotic'le üç dilde ortalığı salladığı, Big Bang'in hala Big Bang denince akla gelen hitlerini patlattığı, sonlarına doğru MBLEASTin hayatımıza daldığı, Infinite'in "Dashi Dorowa" diyerek bir tilkinin peşinde koştuğu o muhteşem günler vs. vs. temalı bir yazı yazmayacağım. Gerçi bu cümleyi yazdıktan sonra o günlere olan özlemim kabarınca pek de fena bir fikir gibi gelmedi ya... Gözümdeki yaşları sileyim en iyisi... Neyse ne diyordum? Geçen Nisan ayında kpopla ilgili tek bir yazı bile yazmayıp zavallı blogumu tamamen başıboş bıraktığımdan içimde kalanları bir yazıda ortalığa döküvereyim dedim. Büyük ihtimalle çoğunu unutacağım (hele bu yazıya sırf uykum gelmediğinden gecenin köründe başladığımı düşünürsek) ama gene de yazma ihtiyacı duyup bir türlü beceremediğim tuhaf bir evredeyim, bu yüzden hevesim gene tuhaf bir yerlerime kaçmadan... Go go go let's go!!

Nisan'da Çıkışanlar...
Tomboy imajı ve seslerinin neye benzediğini anlamayı imkansız hale getiren bir autotune ile kpopa dalmış olan GI

 İşte itirafım geliyor: Nisan ayında yeni çıkış yapmış grupların hiçbirisini dikkat çekici bulmadım. Çoğunun şarkısını yarıda kestim, sonuna kadar dinlediklerimin de bir tanesini bile tekrar başa sarma ihtiyacı duymadım. Geçen sene de debut açısından yoğun bir yıldı, büyük ihtimalle benim aklımda daima kpoptaki rookie yılı olarak kalacak hatta. Evet, 2012'de tonlarca debut oldu ama bir şeyler vaat edenler de çıktı. Çoktan ilk on kpop grubum arasında sağlamca yerini kapmış olan B.A.P., başlarda gıcık olsam da yavaştan yavaştan ısındığım ve yeteneklerini görmeyi başardığım EXO (hep söylerim ve hep de söyleyeceğim: SM'de ilk defa rape yakın bir şeyler yapan birileri var~kkkkk ), Faher gibi bir ballad şarkısıyla çıkmanın asrın hatası olduğunu fark edip hemen çark ederek geçen sonbahar başı abartacak kadar fazla dinlediğim Wow'ı yapmış Cube'u gözümde biraz daha sevilesi bir mertebeye taşımış olan BTOB, pek kıymetleri bilinmese de benim en sevdiğim kız gruplarından olan SPICA... Oysa bu sene sadece Nisan ayında değil genel olarak ilk yarının büyük kısmında çıkan rookie grupların bir tanesi bile bana "bir mercek altına alalım bakalım" dedirtmedi. Belki de artık gençleri takip edemeyecek kadar yaşlanmışımdır, kimbilir?...

Bir de Geri Dönüşler Var Tabi...

 Kpop dediğin saç renklerindeki değişikliklere göre tarihleri saptanmaya çalışılan, teaserlarına çıldırılıp, MVleri için sabahlara kadar beklenilen comebackler olmadan olmaz ama değil mi? XD Debutlarda çektiğim yoksunluğun aksine geçen Nisan'da hakkında üç beş kelam etme isteği duyduğum comebackler oldu. Yehhu!

 İlk olarak sevgili Big Bang'in saygıdeğer lideri Gold&Diamonds boy GDragon'un dijital teklisi MichiGO'yla Nisan ayına merhaba demiştik. Eh belki de kötü başlangıçlar kötü sonuçlar doğuruyor sözü doğrudur, çünkü kendi adıma konuşmam gerekirse MichiGO'dan hiç hoşlanmadım ve bir zamanlar söylediğim "Big Bang tek bir la notasını şarkı diye önüme sürse 4 dakika boyunca dinler ve sanatta sadeliğin ve dinginliğin sözcüsü olmaya çalışmışlar şeklinde bir yorum yapıp gruba hayranlığımı dile getirirdim" tarzındaki sözlerimin hepsini bir bardak soğuk su eşliğinde geri yutmak zorunda kaldım. Tabi mesele şu ki Big Bang mevzu bahis olunca benim beklentiler Mars'a doğru konaklamaya gidip aşağı inmeyi reddediyor, bu yüzden bu şekilde gece kulübünde saat üç buçuktan sonra herkes "dünya dönüyor/ben de dönüyorum/ne ahenkliyiz değil mi panpa?" moduna girdiğinde dinlenecek bir parça yaptıklarında hayal kırıklığının dibine vuruyorum. Ayrıca arkasından gelen MVnin de tamamen anlayış kapasitemin dışında olması ya da şarkıda GDnin de söylediği gibi çıldırmaktan başka bir anlam ifade etmemesinin de olaya pek katkısı olmadığını eklememe gerek yok sanırım. Tek bir şarkıyla Big Bang'in tahtını sallayacağım falan yok, onlar tartışmasız kpopun kralları. Ama MichiGO için GDye söyleyeceğim şu: Olmamış be pweety boy!

 Bundan sonra hazır bahar da gelmişken K.Will mevsime gayet yakışan bir parçanın (Love Blossom) sempatik bir MVyle çıkış parçası olarak kullanıldığı 3. albümünün 2. kısmını yayınlayıp içimizi açtı. Aslında bu albümünün ilk kısmıyla dikkatimi çekmiş olan K.Will müzik dünyasında bulunma süresiyle karşılaştırıldığında oldukça yeni bir keşif benim için. Geç kaldığım için hala hafiften için sızlıyor aslında, çünkü sesinden çok hoşlanıyorum kendisinin. 7 şarkıdan oluşan albüm K.Will'in genel çizgisinin aksine çok da yavaş parçalar içermiyor, bu açıdan da tam bir bahar albümü. Ben çıkış parçası Love Blossom ile beraber Beenzino'nun eşlik ettiği gerçekten gezinti gibi bir şarkı olan Bon Voyage'i seviyorum. Ama albüm genel olarak çok dinlenesi, hala göz atmadıysanız geç olsa da tavsiye ederim.

Nisan ayında gelen bir başka bahar albümü daha Gain ile Hyunwoo'nun düet albümü Romantic Spring oldu. Aslında bu bir comeback sayılmaz ama ikisi de bilinen şarkıcılar olduğğundan burada olmasının kimseye de zararı olmaz XD Gain benim en sevdiğim kadın idol gibi bir şey olduğundan göz atmıştım albüme ama Hyunwoo ile Gain'in seslerinin uyumu hoşlandım o yüzden bir süre dinlemiştim. İsmini hak eden bir albüm; ağırlıklı olarak kullanılan akustik enstrümanların getirdiği hafif, romantik bir havası var ve yeni doğmuş, mutlu aşklar üzerine şarkıları...

 Bunların arasında çıkan Jay Park'ın pamuk şeker Joah'sı ile arkasından gelen "hard candy" Wellcome'ı; BTOB'ın bahara uygun pek bir sevilesi 2nd Confession'ı; C.N.Blue'nun Japonya'da çıkardığı Blind Love teklisi (ki C.N.Blue'nun Japonca şarkıları daima daha fazla rock oluyor) bir göz atılasılar arasında sayılabilir.

 Bir de Kore müzik dünyası için aslında Nisan ayının en büyük olaylarından biri olan (biliyorum, siz hala EXO comebacki bekliyordunuz ama o değil işte) bir tanesine de değinmeden olmaz: Cho Yong Pil 19. stüdyo albümü Hello ile geri döndü. Şimdi kim o yahu diyenler için: Efsane kelimesi var ya... İşte o Kore müzik dünyasında aynı zamanda Cho Yong Pil olarak da okunuyor XD Bir çok hite imza atmış olan sanatçının son albümüne bir göz atmanızı tşiddetle tavsiye ederim, sayın okuyucu.

 Son olarak Nisan ayında benim kalbimi dugeun dugeun attıran tek kpop olayı: SHINee geri döndü!! Bunun hakkında saatlerce gevezelik edebilirim -sanki çoktan yapmamışım gibi-, ama zaten albüm hakkında yazı yazacağımdan olayı burada bırakıp hala tuhaf şekilde devam eden heyecanımı sonraya saklıyorum~kkkkk 

Kpop Değil Ama... Benim Gözümde Nisan Ayının Zirvesi...

 Kesinlikle Zion T. albümü! Hakkında onca mızıldandığım, "vloglarda söyledin ama hala fol yok yumurta yok Cayoon" diye çemkirme seviyesine gelip bazen var olduğunu düşünmekten inanılmaz zevk aldığım hayali klasımı gene hayallerimde yerle bir ettiğim, sonra miktarın az olduğuna karar verip biraz daha mızıldanıp zırladığım albüm sonunda çıktı!! Bak, gene bir heyecan bastı beni, şarkılar kulağımda çalmaya başladı, içim bir fena oldu...

 Gördüğünüz üzere Zion T.nin Red Light albümü hakkında öyle aman şu enstrüman, aman bu müzik tarzı gibisinden yorumlar yapabilecek kadar aklımı başıma toplayamıyorum... Hala...  Çünkü albüm o kadar... o kadar çok... Yani demek istediğim... Dinleyin işte yahu! Ben de bu yazımı bitirdikten sonra elime dün ulaşmış kopyasını bir dosttan fikir çalarak yastığımın altına koyup huzurlu huzurlu uyuyayım~kkkkkk

Not: Bu arada hazır Amoeba sularına girmişken her ne kadar Mart ayının ikinci yarısına ait olsa da burada adı geçmezse büyük üzüntü duyacağım bir şeyden daha bahsedeyim: E-Sens geri döndü ve Supreme Team Thanks 4 Waiting adında yepisyeni bir single yayınladı! Benim başında öyle dediği için City Lights demekten hoşlandığım ama aslında gerçek ismi "Stay The Way You Are" olan çıkış şarkısının beati harika ve her dinlediğimde bana "Asıl biz size böyle bir şarkıyla döndüğünüz için teşekkür ederiz" dedirtiyor. Canımın içi Crush'ın eşliğinin de çilek üstündeki krema gibi olduğuna da değinmeden geçiştirmeyeyim işi... Şarkıyı merak edenler buraya tıklayarak çevirisine ulaşabilir.

Not2: Bir de Nisanda Geeks'in How About'ı çıktı haberiniz olsun... Hazır bu çevreye uğramışken ona da değinelim, belki gözden kaçıran olmuştur. ^^ (Ayrıca bu ay full albümleri de çıktı bu gece fark ettim, indirdim ama ne yazık ki henüz dinlemedim. Bir Geeks yazısı yazmayı düşünüyorum eğer yazarsam orada bahsederim albümden de...).

Nisanda Başladı Ama Mayısın Olayı Bu...

 Neden mi bahsediyorum? Kız gruplarının geri dönüşlerinden tabi. Nisan ayının son haftasında piyasanın 3 kız grubu comeback yaptı: 4Minute "Name is 4Minute" mini albümü ve "What's Your Name" çıkış parçasıyla, T-ARA N4 adı altında sub-unit olarak "Jeon Won Diary" ve aynı ismi taşıyan çıkış parçalarıyla son olarak Secret  "A Letter From Secret" albümü ve "Yoo Hoo" isimli şarkılarıyla... Henüz albümleri dinlemedim, çıkış parçalarından da sevdiğim bir tanesi yok. Secret'ın şirin tarzı pek bana göre değil, 4Minute'ün şirin ve seksi konsept arasında gidip gelişleri onları bildim bileli başımı döndürmüştür, T-ARA'nın ise şarkısınından pek hoşlanmadım. Gene de üçü arasında (aslında ikisi; T-ARA'nın Kore'de pek şansı yok artık) bir kapışma olacağından olaya değinmek istedim. Albümleri ise bu aralar dinleyeceğim, hoşuma giden bir şey olursa bir yerlerde kesin gevezelik ederim :D

 Son Olarak... Mayısın Getirecekleri...

 Öncelikle şu anda Mayıs ayının en çok beklediğim olayı: Lee Hyori geri dönüyor! 5. stüdyo albümü çıkaracak olan kpopun kraliçesi (evet Boa fanları kraliçe Lee Hyori... Key kapa çeneni, kraliçe Hyori dedim!)  henüz tam tarihi açıklamasa da ilk yarıda albümünü çıkaracaktır diye düşünmekte ve sabırsızlıkla beklemekteyim. Çünkü youtubeda bulabileceğiniz teaserlar yayınlandı bile. Evet teaserlar... Çünkü birden fazla var... Kraliçe geri dönüyor dedik ya... Bugün bir dostun (hadi isim verelim Gdrug XD) göndermesiyle Vouge çekimlerini izledim de... Özlemişim hatunu ne diyeyim...

 Bir de 2PM var tabi ki. Bu ayın 9unda üçüncü stüdyo albümleri Grown'u çıkaracak olan grup o kadar uzun bir ara verdi ki, artık hiç geri dönmeyeceklerini düşünme evresine girmek üzereydim. Açıkçası bunun 2PM'in batmak ya da çıkmak için olan tek şansı olduğunu düşünmekteyim, ki aynısı pek çok konuda fena halde çuvallamış olan JYP için de geçerli. Tanıtım gelirlerini yüksek tutmalarının (büyük şehirlerdeki bilboardlar... Tabi sen JYP'sin, büyük düşün!) bundan başka bir amacı olamaz her halde. Güzel bir comeback yapmaları ve o eski günlerine geri dönmeleri dileğiyle, çünkü her ne kadar yetenek açısından fakir bir grup olsalar da itiraf edelim, izlettiriyorlar kendilerini.

Eski günlerden bir MBLEAST gifi... Ahahaha MBLEASTi seviyorum :D

 Ayrıca ortalıkta bir Beast ve MBLAQ geri dönüşü söylentileri dolanıyor ki olsa değmeyin keyfime... Tarihleri resmi olarak açıklanmadı ama iki grubun da isimleri bazı listelerde var o yüzden umut dolu gözlerle bekliyorum kendilerini. Beast çoğu kişinin bildiği üzere benim en sevdiğim gruplardan biri o yüzden acil tarafından bir şeyler yaparlarsa çok memnun olacağım, bir önceki albümün neredeyse senesi geldi. MBLAQ ise... özledim yahu! Ne zamandır ortalıkta yoklar (müzik olarak), insan özlüyor agsfahgdshadsh

Tamamen kişisel zevklere dayanan ve zerre kadar müzikle alakası olmayan not: MBLAQ koordinoonası, makyözü artık bu işe kim burnunu sokuyorsa özel bir ricam olacak: G.O. bu comebackte de bıyıklı olsun XD Biz onu öyle seviyoruz~kkkkkk

 Ayrıca bir dedikodu daha... EXO comebacki diye ağlayanlara müjde (her gün tweetlineımda kendisiyle ilgili bi şey görüyorum, grupla alakam olmamasına rağmen ben stres yapmaya başladım olduğum yerde), Mayıs ayında EXO dönecek şeklinde bir muhabbet var ortalıkta. Gerçi onlar çıktıklarından beri comeback yapıyorlar da bu sefer işler ciddi gibi. Hem SMin SHINee'nin ikinci albümünü Jonghyun'un yaralanmasına rağmen kesinlikle ertelemeden aradan çıkarması (üstelik ciddi para getirecek Japonya konserleri ertelendi yani albüm de pekala ötelenebilirdi) Mayıs ayı için başka planları olduğu anlamına geliyor bence. SNSD Japonya'da albüm çıkarıp tanıtımlara başlayacak, SHINee Jonghyun iyileştikten sonra Japonya Arena Tur'una çıkacak, f(x)'ten ses seda yok (zaten onlar üvey evlat SMde), Super Junior'ın ise bildiğim kadarıyla Donghae ve Eunhyuk'un Japonca singleı dışında albüm planı yok... Geriye bir tek EXO kalıyor Mayıs için. Bu yüzden artık SHINee MVsinde EXO comeback ipuçları aramanıza, her yerde EXO görmenize falan gerek yok. Şimdiden hayırlı olsun EXO fanları :P

Bu arada söylememe rağmen kimse tarafından takılmadığım bir şey daha: EXOtic resmi fan ismi değil ahtapotlu bir şey olduğu bile söyleniyor normalde agsfhgahfdgdgh Bu EXOtic'i yabancı fanlar buldu sanırım. Her neyse SM resmi bir fandom ismi vermedi zaten henüz EXO'ya. Umarım sonları f(x)'e benzemez tez elden bir fandom isimleri olur yavrucakların... Zavallı f(x)... Çıkalı 3 sene oldu hala fandomu adsız... 
______________________________

 Daha Nisan ayında kim bilir neler neler oldu kpop dünyasında... Ama uykum yok diye bloguna girip sabahı etmiş olan bendenizin bulanık beyninde kalanlar sadece bu kadar... Umarım bu kısa özet hoşunuza gitmiştir. Yazılarımı bekleyecek kadar iyi kalpli insanlar varsa onlara da bu kadar uzun bir süre yazmadığım için özürlerimi gönderiyorum. Kokulu öpücük de ister misiniz? ahsgahfshgash

 Her neyse... Gittim XD

5 Aralık 2012 Çarşamba

Yang Yoseob'un İlk Solosu: "The First Collage"


 Yok MAMA heyecanıydı yok kendi tembelliğimdi derken bir haftadır yazmayı ertelediğim bir yazıyla gene karşınızdayım: Yang Yoseob'un solo olarak çıkışı ve "The First Collage" mini albümü.

 Geçen haftanın başında çıkan "The First Collage" bir solo olsa da BEAST desteğini sonuna kadar arkasına almış bir albüm, çünkü grubun rapperı Yong Junhyung 5 şarkıdan 3ünü hazırlayarak, çıkış şarkısında soloiste eşlik ederek ve albümün prodüktör koltuğuna oturarak grup arkadaşı Yang Yoseob'un yola yalnız çıkmasına izin vermemiş. Ve açıkçasını söylemek gerekirse bu albümü beklememin sebebi Yoseob'un hoş sesinden ziyade Junhyung'un besteci ve prodüktör olarak yeteneklerini görebilmekti. Peki tatmin oldum mu? İsterseniz hikayenin en heyecanlı kısmını sona saklayalım XD

 The First Collage 5 trackten oluşuyor ve bir kpop albümünden beklenmeyecek şekilde hiç enstrümantal versiyon yok. Albümlerin çıkış şarkısının entrümantal versiyonuyla bitmesine bu yüzden genelde son parçayı atlamaya o kadar alıştım ki, Yoseob beni ters köşeye yatırmış gibi hissetmeden duramıyorum~haha Her neyse...

 Albüm Junhyung'un elinden çıkma şarkılardan biri olan "Look At Me Now" ile açılıyor. Sevilen kız için bütün gece yapılan hazırlığı ve bunu arkasından gelen itirafı anlatan şarkı, en baskın enstrüman olan akustik gitarın yumuşaklığı ve Yoseob'un tatlı sesiyle birleşince amacına tamamen hizmet etmiş oluyor. Tıpkı sözlerde söylediği gibi aynanın karşısında parfümünü sıkarken nasıl göründüğüne bakan (şarkıda ayna kısmı yok ama Yoseob'u öyle hayal ettim bir an XD ), mum ışıklı masayı son kez kontrolden geçiren ve süsleme için balon şişiren bir Yoseob'u rahatlıkla gözlerinizin önünde canlandırabiliyorsunuz dinlerken. Eşlik etmesi ve dinlemesi kolay, oldukça şirin bir şarkı "Look At Me Now", üstelik yıllardır Yoseob'un üzerinde olan imajla da uyuşuyor; bu açıdan giriş için fena bir seçim değil bence.

 2. track aynı zamanda tanıtımlar için de kullanılan ve gene Junhyung'a ait olan Caffeinne. Look At Me Now'un hareketli girişinden sonra Caffeinne'le beraber gerek sözler gerekse ritm olarak ağırlaşıyor albüm. Gene gitarın fazlasıyla baskın olduğu parçada Look At Me Now'da olan hafif elektro dokunuşlar ve upbeat melodiler yerini akustik enstrümanlara bırakmış. Bir ayrılık sonrası hala unutamama durumunu anlatan şarkı biraz daha olgun bir Yoseob'la tanıştırıyor bizi aslında. Yoseob'un bütün o şirin imajının arkasında hep olgun birini taşıdığını düşündüğümden (idollerin çoğu hakkında böyle tuhaf görüşlerim vardır benim. Mesela Taemin'in aslında erkeksi bir karakteri olduğunu düşünüyorum.~haha Bunun üzerine bir tez bile yazabilirim millet, sakın tartışmaya girmeyin... ) bu şarkı o yanını gösteriyormuş gibi hissediyorum dinlerken. Gene de çok güçlü ya da Yoseob'un bütün potansiyelini kullanıp bize tamamen yeni bir yanını gösterdiği bir şarkı olduğunu söyleyemem Caffeinne'in; ama içinde bulunduğumuz mevsime yakışan hoş, dinlenesi bir şarkı.

 Bundan sonraki şarkı "Just Do As You Always Did" iki sevgilinin son günlerini ve birbirlerine vedalarını anlatan bir parça. Yoseob vokal yeteneklerini bu şarkıda önceki ikisine göre daha fazla sergiliyor aslında. Ama başlangıcı ile sonundaki background müzik etkileyici olsa da damağımda k-dramalarda bolca duyduğumuz klasik sountrack tadı bırakıyor bu şarkı. Ve genelde klasik soundtrackleri sevmem, biliyorsunuz XD 

 4. track "Even Then I" albümün hızını tamamen kesiyor ve müziğiyle hafiften jazz genresine dokunarak ve retro bir hava yansıtarak albümdeki müzikal açıdan en farklı parça olma şansını yakalıyor. Ayrıca bize piyasadaki en başarılardan biri olan Yoseob'un falsettosunu duyma imkanı sağlıyor ki, bu bile benim şarkıyı sevmem için yeterli bir sebep (Falsettodaki yakıcı zorakiliği seviyorum sayın okuyucu, lütfen taşlamayın beni...). Bütün şarkılar içinde Yoseob'un vokal yeteneğini en fazla sergilediği şarkı olduğunu düşündüğüm "Even Then I" çoğunluk tarafından yavaş melodisi yüzünden sevilmeyecek olabilir ama benim favorilerimden biri oldu. 

 Gene Junhyung'a ait olan 5 track "You Don't Know" ilk şarkıdaki upbeat ve sevimlilik ve aşk itiraf etme temasına geri dönerek insanın kulağında biraz daha hafif ve tatlı his bırakarak albümü kapatıyor. Aslında böylece de albümü bir döngüye dönüştürmüşler imajı da veriyor. Eğer ben gene kafamdan saçma sapan bağlantılar kurmuyorsam ve amaçladıkları gerçekten buysa çok hoş bir dokunuş olmuş bence.

 Gelelim Junhyung'un prodüktörlüğü olayına... Junhyung kendi singleı olan Living Without You'yu dinlediğimden beri bir şeyler yapsa da göz atsam diye pusuda beklememe, çıkan Beast albümlerinin tracklistlerini söz yazarları/besteci kısmında ismi var mı diye defalarca kontrol etmeme neden olmuş biri. Tabi ki Yoseob'un albümünün de onun elinden geçeceğini duyunca "Oley!" nidası eşliğinde havayı yumrukladığımı da siz değerli okuyucalarımdan saklayamam. Peki Junhyung'un çıkardığı iş beni tatmin etti mi? Aslında bu konuda kararsızım. Caffeinne kesinlikle hoşuma gitti, onun elinden çıkmış diğer iki şarkı olan "Look At Me Now" ve "You Don'y Know" da upbeatle akustik enstrümanların bir arada kullanımındaki denge, sözlerinin sempatikliği ve bu iki kısmın Yoseob'un sesindeki büyüyü sonuna kadar göstermese de imajıyla örtüşmesi açısından başarılı bulduğum şarkılar. Ama albümün genel prodüksiyonu fazlasıyla... Güvenli. Bir şekilde her parça rahatça dinlenebilir durumda, hiçbirine kötü denemez benim gözümde. Ama tamamen "ne farklı bir tat ama" da dedirtmiyor işte. Bu güvenli, sınır zorlamayan havası yepyeni bir şey sunmasına da olanak vermemiş albümün; bu yüzden bir bir "vayy be adamlar yapmış abi" de alamıyor benden. Junhyung risk almaktan mı kaçındı, yoksa gerçekten müzik tarzını bu şekilde mi inşa edecek emin olamadığımdan hala pusuda beklemeye devam edeceğim sanırım...

 "The First Collage" hakkında genel olarak konuşmak gerekirse... Fazlasıyla B2ST olduğunu düşünüyorum aslında. B2ST'in soundunu sevdiğimden benim için kesinlikle problem değil, hatta albümü daha da fazla sevmeme bile neden olmuş olabilir ama  bunun Yoseob'un solosu olduğunu düşünürsek albüm grubu yerine onu yansıtmalıydı diye düşünmeden de edemiyorum (Sunggyu'nun Another Me'sinde olduğunu gibi, ki bence bu sene kpopun çıkardığı en iyi albümlerden biridir). Tabi şöyle bir şey de var: B2ST tarzı Yoseob'un yapmak istediği müzik tarzına gerçekten yakınmış gibi görünüyor. Gene de güzel sesini başka bir şeyler de denerken duyma isteği içimde bir yerlerde kaldı diyebilirim. The First Collage bu açıdan da tamamen isminin albümü: Bir şeyler vaad ediyor, daha fazlasını sunma imkanı olduğunu söylüyor ama işleri başlangıçta, daha giriş sınıfında bırakıp bunu size vermiyor. Yoseob'un yeteneğini kullanışı açısından gerçekten bir şeylerin ilki gibi bu albüm.

 Son olarak... "The First Collage" dinlenesi bir albüm, sizi rahatlatmak ve iyi hissettirmek açısından başarılı olacaktır bir kulak kabarttığınızda. Benim gibi BEAST'in genel tarzını seven herkesin de hoşuna gidecektir ayrıca. Ama bir mucize sunmuyor, benden söylemesi.... Tabi Yang Yoseob'un sesinin kendi başına zaten bir mucize olduğunu düşünüyorsanız o ayrı bir konu XD

11 Kasım 2012 Pazar

Erken MAMA Söylemleri...

  Kpopun Oscarı olarak tanımlanabilecek Mnet Asya Müzik Ödülleri'ne (Mnet Asian Music Awards-MAMA) sadece 19 gün kaldı. Hazır oylamalar devam edip tonlarca fan savaşına sebep olurken ( Kpop fan savaşlarına hayır! ) aslında sadece 3 defa falan oy kullanma zahmetine katlanmış olan ben de şu olaya bir güzel burnumu sokup dereyi görmeden paçaları sıvayarak tahminlerimi ve isteklerimi yazayım, biraz da isteklerimle tahminlerimin uyuşmayacağını bildiğimden ondan bundan sinirimi çıkarayım dedim. Çok iyi etmişim değil mi? :P

 MAMA bu sene 20 kategoride ödül veriyor ve kpop fanlarının da her gün (en tutkulu fandom kazansın mantığı ki bence saçma...) oy kullanmasına olanak sağlıyor. Öncelikle söylemeliyim ki, herkesi büyük tartışmalara sürükleyen bu oylama öndeki grubun ödülü alacağının garantisi değil: Albüm satış oranları ve aslanlar gibi jurinin de (tamam, hiçbirini tanımıyorum ama gazeteciler müzik eleştirmenleri falan var işte XD ) ödülün kime gideceği konusunda büyük bir payı olacak. Yani bu sebeple sonradan kimse "biz oylamada birinciydik nasıl ödül başkasına gider? Böhüüüü..." moduna girmesin.
 İşte her kategori üzerine benim nacizane görüşlerim:

1. En İyi Çaylak (Kız)
Adaylar: AOA, Spica, Juniel, Ailee, Hello Venus
Benim Oyum: Spica
Şu andaki oylama birincisi: Juniel

 AOA, Spica, Juniel, Ailee ve Hello Venus'un aday olduğu bu dalda benim favorim ve oy attığım grup Spica. Çok parlamasalar da gerçekten iyi seslere ve güzel şarkılara sahip bir grup. Ne yazık ki an itibariyle kendileri listenin sonunda ve büyük ihtimalle de ödülü alamayacaklar. Ama şu anda oylamada başı çeken Juniel de indie-rock havası ve kitap okurken gayet iyi gidebilecek hafif şarkılarıyla ödülü alırsa (ki gayet yakın) çok üzülmem.
 Bu bölümle ilgili hayal kırıklığım ise Whoz That Girl şarkıları ile debut yaptıklarında neredeyse kalbimi çalmış olan EXID'in aday listesinde olmaması... AOA'dan çok çok daha iyiler.

2. En İyi Çaylak (Erkek)
Adaylar: EXO-K, B.A.P, Busker Busker, Ulala Season, John Park
Benim oyum: B.A.P.
Şu andaki oylama birincisi: EXO-K

 İşte bana "haksızlık" kelimesinin Korece'deki karşılığının MAMA olduğunu düşündüren kategori: En iyi erkek çaylak! Değerli okuyucum, birazdan bir kpop fanın patlamasına şahit olacaksın o yüzden koltuğuna sıkıca tutunup kemerini bağla.
 EXO-K mı?!! Aylarca debut yapacağız diye 99 tane teaser yayınlayıp "teaser" kelimesinin (İngilizcede "alay etmek" demek olan "tease" kelimesi kökenlidir) sözlük anlamının dibine vuran, sonra sadece tek bir tane mini albümcük çıkarıp aylardır SM konserleri ve etkinlikleri dışında bir şey yapmayan, müziklerinden başka takma isimleri başta olmak üzere herşeyleriyle gündemde olan EXO-K mı?!! Kardeşimin çok sevdiği bir sözü söylemek gerekirse: Dalga mı geçiyorsunuz adam mı seçiyorsunuz?!
 Öhöm öhöm... Ne diyordum? SM gücünün ve kendi inkar edilemez cazibelerinin de yarattığı (şükürler olsun ki benim üzerimde uzay boşluğunda yerçekimimin etkisi kadar etkisi var) fan ordusu sayesinde Busker Busker, B.A.P, John Park ve Ulala Season'ın da aday olduğu bu dalda EXO-K önde. Açıkçası fan yanım "Bİ EY Pİİİİ!!!" diye kendini yırtsa da başlarda Kore'de kazandıkları büyük başarı sebebiyle ödülün Busker Busker'a gideceğini düşünmüştüm. Ama grup MAMA'ya katılmayacağını açıklamış, kpop grupları da "ödül almadığım yere gitmem" mantığında olduklarından onların alacağını düşünmüyorum artık. Büyük ihtimalle tıpkı oylamada olduğu gibi EXO-K çaylak ödülünü havaya kaldıran grup olacaktır. Ama benim gözümde hak eden çıkış yaptıklarından beri bir an bile totosunun üstüne oturmayan ve gerçekten kendilerini genel kpop piyasasından ayıran birçok özelliğe sahip olan (kendi şarkılarını kendilerinin yazıp, koreografilerini kendilerinin hazırlamaları, oldukça sert bir imajla yola çıkmaları, güçlü rapperlarla vokalleri aynı grup içinde birleştirmiş olmaları... vb.) B.A.P bu ödülü EXO-K'dan daha çok hak ediyor. Bu yüzden her seferinde onlara oy verdim. Blonde Asian People umarım kazanırsın!! EXO'dan daha fazla albüm çıkardığın için senin albüm satışların daha fazla olmalı ve bu bağlamda... Yıh yıh, hala umudum var XD

not: Aslında EXO-K severim ben yani eskisi kadar büyük bir problemim yok kendileriyle. What is Love ve Two Moons severek dinlediğim şarkılar. Gene de iki şarkı bu ödülü hak ettikleri anlamına gelmiyor benim gözümde. SM gücü senden nefret ediyorum!

En İyi Kadın Sanatçı
 Adaylar: Boa, IU, Gain, Baek Ji Young, G.Na
Benim oyum: Gain
Şu anki oylama birincisi: Boa

 Ödülün sahibi Boa olacaktır büyük ihtimalle ama ben Only One şarkısından hoşlanmıyorum ve tabi ki son solo çıkışının konseptini gayet beğenmiş bir Gain hayranı olarak her seferinde ona oy atıyorum. Peki Boa kazanınca çok üzülecek miyim? Cıkss, pek sayılmaz XD

En İyi Erkek Sanatçı
 Adaylar: GDragon, PSY, K.Will, Se7en, JYP
Benim oyum: GDragon
Şu anki oylama birincisi: GDragon

 Sıralamadan önde olan GD bu yüzden söylenecek bir şey yok~haha 
 Aslında başlarda PSY tarafından GD'nin geçilebileceğini düşünmüştüm (Gangnam Style fenomeni) ama kpopseverlerin büyük çoğunluğu Gangnam Style'dan tiksinme noktasına geldiklerinden en azından oylamada artık şansı olduğunu düşünmüyorum. Albüm satışlarını da düşünürsek juri bir yamuk yapmadığı sürece GD "En İyi Erkek Sanatçı" ödülünü kucaklayıp Amerikan aksanlı Korecesiyle mükemmel bir konuşma yapacaktır bu sene Hongkong'da XD

En İyi Kız Grubu
 Adaylar: 2NE1, Girls Generation TTS, Sistar, Kara, T-ARA
Benim oyum: T-ARA
Şu anki oylama Birincisi: Sistar

 Neden kız gruplarında kazanmasını istediklerim hep liste sonu?! Her neyse ödül törenleriyle gerçekten anlaşamıyoruz sanırım.
 Sistar'ı çok sevmem ama aday oldukları Alone comebacki gerçekten bu senenin en iyi kız grubu performanslarından biriydi bu yüzden eğer kazanırlarsa hak ettiklerini düşüneceğim.Gerçi burası çok sık lider değiştiren bir kategori, sanırım hepsi bir kere zirveyi görecek XD Hem bir yerde SNSD'nin sub unitinden daha iyidir değil mi? Tamam şaka yaptım, gerek sözleri gerekse müziğinden hiç haz etmesem de Twinke Twinkle bana SNSD de şarkı söyleyebiliyormuş dedirten bir şarkı, o yüzden hakkını yemeyeceğim.

En İyi Erkek Grubu
 
Adaylar: Super Junior, Shinhwa, TVXQ, Big Bang, BEAST
Benim oyum: Big Bang (VIP kanı XD )
Şu anki oylama birincisi: Super Junior

 Fazla birşey söylemeye gerek yok, gerek albüm satışları (Sexy, Free&Single bu senenin en çok satan albümü) gerek ELFlerin desteği düşünüldüğünde Super Junior ödülü SM binasındaki koridora yerleştirecektir. Ben kişisel olarak Sexy, Free&Single'ın en kötü SJ comebacklerinden biri olduğunu düşünüyorum, ama alan razı satan razı olduğundan söyleyecek bir şey de bulamıyorum şu anda.
 Aslında bu kategoriyle ilgili beni mutlu eden şey şu oldu: Shinhwa da adaylar arasında ve oylamada Super Junior'ın hemen arkasında. Her ne kadar Venus muhteşem bir şarkı olmasa da Shinhwa kpopun efsane gruplarından biri, eğer ödül onlara giderse sizce de çok hoş bir jest olmaz mı?
not: Bir VIP olarak üzüntüden ölüyorum ama Big Bang'in hak etmesine rağmen bu ödülü alamayacağını hepimiz biliyoruz... Oysa benim gözümde bu senenin en heyecan verici comebacki Big Bang'inkiydi.

En İyi Global Kız Grubu
Adaylar: Kara, F(x), 2ne1, Girls Generation TTS, Wonder Girls
Benim oyum: 2ne1
Şu andaki oylama birincisi: KARA

 Bir arkadaşımın daha önce bu konuda yakındığımda da dediği gibi "Birileri şu adamlara kpopun evrensel olmadığını kendilerini kandırmaktan vazgeçmelerini söylesin!" Gerçekten de kpop her ne kadar ben ve bu yazıyı hala okumaya devam ettiğinize göre siz tarafından zevkle dinleniyor ve takip ediliyor olsa da global falan değil. Aslında bana bir zamanlar moda olan Brezilya dizilerini ya da Latin müziği furyasını hatırlatıyor. Eninde sonunda sönecek ve bütün kpopseverler eski müzik tarzlarına geri dönecek... (Ama asla ben ve Serdar Ortaç birlikteliği olmadı ve olmayacak, söylemeden geçemedim...)
 Gene de madem böyle bir kategori konmuş, uzun süre neden zirvede kaldığını bir türlü anlayamayacağım f(x) ve şu anda oylama birincisi olan KARA (gerçi Japonya açısından belki, orada KARA'nın ciddi bir hayran kitlesi var. Gene de sadece Japonya ne zamandır bütün globalliği temsil eder oldu ki? ) yerine geçen sene Amerika'da EMA'nın sahibi olan 2NE1 ya da en azından bütün bunlar arasından tek İngilizce şarkı çıkaran grup Wonder Girls ödülün sahibi olmalı. Benim gönlüm 2ne1'dan yana, ama bu alanda kim ödül alır gerçekten bilemiyorum. f(x) ve Girls Generation TTS hak etmiyor ama, onu söyleyebilirim.

En İyi Global Erkek Grubu

Adaylar: TVXQ, Super Junior, Big Bang, C.N.Blue, BEAST
Benim oyum: Big Bang
Şu andaki oylama birincisi: TVXQ

 Kategorinin saçmalığı konusundaki görüşlerim erkek kısmı için de geçerli. C.N.Blue'nun İngiltere'de, BEAST'in de Amerika'da konser verdiğinden aday olduğunu düşündüğüm bu kategoride ben ikisini de seviyor olsam da ne yazık ki şansları yok. TVXQ kpopun birçok ülke tarafından tanınmasında büyük etki sağlamış olan DBSK'nın bir parçası bu yüzden şu anda saygın Cassielerin oylarıyla liste başı olduğunu düşünüyorum. Ama kpop global olsa en kolay hayatta kalacak gruplardan biri olduğunu düşündüğüm Big Bang bu kategoride ödülü alması gereken gruptur benim için.

En İyi Düet Performansı
Adaylar: JYP&Gain (Somebody Else), Trouble Maker (Trouble Maker), Davinchi&T-ARA (We Were In Love) Skull&Haha (Busan Vacance), Huh Gak&Zia (I Need You)
Benim oyum: Trouble Maker
Şu andaki oylama birincisi: JYP-Gain (Someone Else)

 Aslında Hyuna&Hyunseung'un Trouble Maker'ının 2011'in sonuna ait bir şarkı olduğunu düşünürsek neden bu listede olduğunu tam olarak anlayamadım. Tabi ki bu onlara oy atmama engel değil XD Trouble Maker gerçekten büyük ilgi görmüş, kısa zamanda hit olmuş ve birçok ünlü tarafından da defalarca parodisi yapılmış bir kpop şarkısı, başarılı bir çıkıştı. Skull&Haha'nın Busan Vacance'sinin klibini izlerken eğleniyor ya da Huh Gak&Zia'nın I Need You'sunu dinlemekten hoşlanıyor olsam da bu ödülün Trouble Maker'a gitmesi gerektiğini düşünüyorum (Ve hayır, mevzunun Hyunseung ile alakası yok...O kadar biasçı bir insan mıyım ben sayın okuyucu? Tamam belki biraz olabilirim ama gene de mevzunun Hyunseung ile alakası yok XD )

not: Davichi ve T-ARA düeti olan We Were In Love da çok beğenilen ki bence de hiç fena olmayan bir şarkı olsa da içindeki rap kısmını o kadar gereksiz buluyorum ki, kazanmasını istemiyorum. Gerçekten neden o güzelim balladın içine o aşırı agresif bir tınıda ilerleyen rapi koydunuz ki? Bir şarkında rap olmazsa ölecek misin kpop? Hıı, ölecek misin?!

En İyi OST
Adaylar: Taeyeon (Missing You Like Crazy-The King To Hearts), Lee Jonghyun (My Love-Gentleman's Dignity), Seo In Guk&Jeong Eun Ji (All For You-Reply 1997) LYN (Back In The Time-Moon Embraces The Sun), Huh Gak (One Person-Big)
Benim oyum: Lee Jonghyun-My Love (Gentleman's Dignity) ve LYN-Back In Time (METS)
Şu andaki oylama birincisi: Taeyeon-Missing You Like Crazy (The King 2 Hearts)

 Bilenler bilir; ben çok kdrama insanı değilimdir, insanlar üç yüz defa izlememi söyledikten sonra birkaç bölüme bakar ve gerisini tahmin ettiğimden sıkılıp bırakırım çoğunu. Ama OSTler farklıdır, genelde kdramalar harika OSTlere sahip olduğundan hepsine mutlaka bir göz atar, hatta izleyeceğim dizilere de bunlara göre karar veririm (bknz. Key&Leeteuk Bravo'yu söyledi, ben History of Salaryman'i izledim XD ).
 Öncelikle adayların hepsinin idollerden seçildiği dikkatinizi çekti mi? Yani gerçekten en iyi OSTler bunlar mıydı yoksa insanların sevdikleri idole oy atabilmeleri için mi böyle yaptınız? MAMA MAMA MAMA... İsminin arasına bir de "P" harfi sıkıştırıp Mnet Asya Müzik Popülerlik Ödülleri olmaya ne dersin?
 Taeyeon'un büyük bir Soshi desteğiyle ayakta durduğunu düşünmüyorum aslında, çünkü SNSD fanı olmamasına rağmen Taeyeon'un sesini beğenen bir çok insan var. Ama OSTsi...fazla OST XD Bunun yanında LYN'in tarihi bir dramaya gayet uygun olan Back In Time'ı ya da Lee Jonghyun'un bir softrock balladı olan My Love'ı çok daha özel bence. Kalbim OST olarak LYN'inkinden yana ama C.N.Blue'dan en sevdiğim ses olan Jonghyun'a da kıyamıyorum, o yüzden ikisi için de oy kullandım XD

En İyi Müzik Videosu
Adaylar: GaIn (Bloom), Big Bang (Monster), Infinite (The Chaser), PSY (Gangnam Style), Naul (Memory Of the Wind)
Benim Oyum: Big Bang (Monster)
Şu andaki oylama birincisi: Gain (Bloom)
 Tamam, itiraf ediyorum: VIP kanım yüzünden Big Bang'e oy attım. Aslında benim bu sene en beğendiğim MV listede bile yok zaten: Nell'in The Day Before'u; basit, anlamlı ve insanın içini acıtacak kadar güzel.
 Gene de bence bu listedeki adayların hepsi çok güçlü: Gain'in Bloom'u bir genç kızın saflığı ve cinsellikle tanışmasını gayet estetik bir biçimde ortaya koymuştu, Big Bang'in Monster'ı şarkının sözleriyle beklenmedik (daha doğrusu tam da Big Bang'den beklenecek) bir şekilde bağ kuruyordu, Infinite'in Chaser'ı kafamda hala soru işaretleri bıraksa da gayet havalıydı, Gangnam Style zaten fenomen oldu, bu oylamada gördükten sonra izlediğim Naul'un Memory of Wind'ı ise çok iyi bir sinematografi ile oldukça dokunaklı bir öyküye sahip. Yani, cidden bence en zor kategorilerden birisi "en iyi müzik videosu" olmuş. Nell'in MVsini koysalardı hiç kasmazdım ama XD

En İyi Rap
Adaylar: Leesang (Someday), Epik High (Up), Mighty Mouth (Bad Boy), Verbal Jint (You Deserve Better), Dynamic Duo (Without You)
Benim oyum: Verbal Jint-You Deserve Better
Şu andaki oylama birincisi: Leesang-Someday

 Aslında bir Epik High hayranı olarak başka birilerine oy atmam yanlış belki...Ama Up hiç Epik High gelmiyor bana, seslerini tanımıyor olsam başka bir grubu dinlediğimi zannedeceğim neredeyse. Kötü bir şarkı diyemem, hatta coşmak ve eğlenmek için birebir (ki Epik High'ın 99 albümündeki amacı da bu) ama gene de...Hiç Epik High değil. Bu yüzden oyumu bir diğer favorim olan Verbal Jint'e veriyorum, her ne kadar kazanamayacağını bilsem de...

En İyi Grup Performansı
Adaylar: F.T.Island, Nell, C.N.Blue, Busker Busker, 10CM
Benim oyum: Nell
Şu andaki oylama birincisi: F.T.Island

 F.T.Island'ın birçok performansını "vay be" diyerek izliyor olsam da (Hongki sahnede kendini kaybediyor bazen XD ) hayatımın sonuna kadar dinlemeyi düşündüğüm nadir Koreli gruplardan biri olan Nell varken ona oy atamazdım değil mi? :D Ama F.T.Island da kazansa üzülmem çünkü gerçekten hak eden birine gitmiş olacak, bazı F.T.Island şarkılarının canlı performansı kayıt halinden daha iyi bile olabiliyor.

En İyi Dans Performansı-Solo
Adaylar: Boa, PSY, HyunA, Seo In Young, JYP
Benim oyum: PSY-Gangnam Style
Şu andaki oylama birincisi: Boa-Only One

 Aslında adaylıklar ilk açıklandığında PSY bu kategoriyi süpürür demiştim, sonuçta Gangnam Style'ın içinde bulunduğu durum malum. Ama kpopseverler bu şarkıdan o kadar bıkmış olmalı ki, hiçbir oylamada öne geçmesine izin vermiyorlar XD
 Gangnam Style'ın Only One'ın koreografisinden daha iyi olduğunu düşünmüyorum ama bir zamanlar Avatar filminin olduğu gibi protestolara bile malzeme olacak güce ulaşmışken en iyi dans performansı olarak değerlendirilmeyişini de saçma buluyorum. Ki bence her ne kadar Boa'nın Only One koreografisi (her seferinde farklı SM erkeğiyle sahnede döndükleri için her versiyonunu izledim sanırım XD ) gerçekten iyi olsa da, senenin en gereksiz koreografilerinden biriydi. Only One dans edilecek bir şarkı değil bana kalırsa, o şarkıyı tıpkı K.Will'in "Please Don't"u gibi sade bir sahnede Boa ayaklı bir mikrofonun başındayken dinlemek isterdim ben. Böylece o hafif ballad tadı, hoş melodisi R&B koreografisinin kalabalığı içinde kaybolmamış olurdu. SM sanatçıları hep dans etmek zorunda değilsiniz, gerçekten... Bazen tek spot ışığının gücünden bihaber yaşadığınızı düşünüyorum sırf bu halleriniz yüzünden.

En İyi Dans Performansı-Grup (Erkek)
Adaylar: SHINee, Super Junior, MBLAQ, Infinite, BEAST
Benim oyum: SHINee
Şu andaki oylama birincisi: SHINee

 Sherlock'u şarkı bazında düşündüğümde gerçekten hala haz etmiyorum ama koreografisi bu sene ortaya konmuş en iyi koreografiydi kesinlikle. Oldukça kompleksti, büyük bir enerji ve uyum gerektiriyordu, şarkının temasıyla uyuşuyordu ve bütün bunlar birleştiğinde dans açısından zaten iyi bir noktada olan SHINeeyi bir adım daha öteye taşımış oldu. Michael Jackson'ın koreograflarından biri tarafından hazırlanmış olan bu dans ödülü hak ediyor.

En İyi Dans Performansı-Grup (Kız)
Adaylar: MissA, Secret, f(x), Sistar, 4Minute
Benim oyum: MissA-Touch
Şu andaki oylama birincisi: MissA-Touch

 Bu kategoride ilk başta Electric Shock koreografisi ile f(x) liderdi, şükürler olsun ki oy kullananlar saçmalamaya bir son vermiş. Her ne kadar f(x)'i sevsem de yukarıdaki gruplar arasında bu ödüle en uzak olması gereken grup o. Electric Shock dansı...sadece olmamış.
 Aslında ben Secret'ın Poison'ı ile Sistar'ın Alone'unu da seviyorum çünkü fazlasıyla dişiller. Hatta Secret'ınkisi biraz fazla olduğunu için gayet eleştirilmişti ilk çıktığında, neredeyse yasaklanıyordu. Ama MissA'in Touch'ının müziğin ritmiyle uyumu çok iyi, o yüzden o kazanmalı.

En İyi Vokal Performansı-Solo
Adaylar: IU, K.Will, Baek Jiyoung, Huh Gak, Jonh Park
Benim oyum: K.Will-I Need You
Şu andaki oylama birincisi: IU-You&I

 Taze bir K.Will dinleyicisi olarak (son albümüyle beraber dinlemeye başladım) öncelikle kendisine özürlerimi sunuyorum, daha önce sesini ve yeteneğinin farkına varamadığım için. Aslında beynimin sinsi bir yanı IU hakkında son çıkan dedikoduların onun oylarının biraz gerilemesini sağlayıp K.Will'i öne geçireceği umuduyla yanıp tutuşuyor ama...Ahhhh ne kadar kötüyüm!! Ne yapayım, IU'yu sevmiyorum elimde değil...

En İyi Vokal Performans-Grup 
Adaylar: Davichi, 2AM, 4Men, Noel, Urban Zapaka
Benim oyum: 2AM-I Wonder If You Hurt Like Me
Şu andaki oylama birincisi: Davichi-Will Think of You

 Gayet kolay oldu benim için: Davichi'yi sevmiyorum, 2AM'i seviyorum, o zaman oylar 2AM'e!~haha Aslında Urban Zapaka'yı ve I Hate You şarkılarını gerçekten seviyorum ama kazanamayacaklarını biliyorum (oylamada son sıradalar, albüm satışları indie grubu oldukları için patlama yapmadı, MAMA jurisine de şu kadar güvenim yok) o yüzden bari Davichi yerine 2AM kazansın bari dedim XD

not: Davichi'yle problemim mi ne? Yok bir şey aslında sadece sevmiyorum o kadar...

Yılın Şarkısı
Adaylar: Yazamam çok fazlalar. Mnet'in sitesinden bakıverin :D
Benim oyum: Bu kategoriyi protesto ediyorum, her seferinde farklı şarkıya oy attım bu yüzden.
Şu andaki oylama birincisi: Super Junior - Sexy, Free&Single 

 İşte geldik bu seneki MAMA'nın süper düper mega saçma adaylıklarının olduğu daha doğrusu bazı şarkıların olmayışıyla benim bu halde olduğuna inandığım kategorisine: Yılın şarkısı! Şimdi lütfen bu işlerden anlayan aklı selim birisi neden aylar boyunca bir arkadaştan Kore'nin her yerinde bangır bangır çalındığını duyduğum, youtube'da izlenme rekorları kırıp ödül almış, allkill'in alasını yapmış, grubu sevmeyenler tarafından bile hayranlıkla dinlenmiş Big Bang'in Blue'su ile Fantastic Baby'sinin bu listede olmadığını açıklasın!! İnsanın aklına kötü kötü şeyler geliyor mesela sırf kazanacak diye listede olmadıkları gibi... Bakın, benim gibi masum bir insanın aklına böyle haince düşünceler sokmayın sayın Mnet!
 Ahhhh, büyük ihtimalle Sexy, Free&Single ödülü alır, ama hak eder mi? İşte o tartışılır...

Yılın Sanatçısı
Adaylar: Gene çok fazla ve ben yazamayacak kadar tembelim XD
Benim oyum: Big Bang
Şu andaki oylama birincisi: Super Junior

 Sadece gülüyorum değerli okuyucu, sadece gülüyorum...
Listedeki sanatçıların hepsinin şarkılarına bir kerecik de olsa kulak kabartmış biri olarak, Super Junior'un bu sene "yılın sanatçısı" dalında ödül almaya çok yakın olmasını gerçekten saçma buluyorum. Listede 30 tane aday var ve Sexy, Free&Single gerek şarkı gerekse albüm olarak bu 30'un arasında en kötülerden biri benim için.
 Ama şöyle bir şey de var: Ben Big Bang'in müziğinden (en sevdiğim ve bu oylamada oy verdiğim grup olduğu için onun adını kullanıyorum) inanılmaz bir keyif alırken birkaç kişiye dinletip çok olumsuz yorumlar aldığım oldu (genel seviyor ama yıh yıh~). Bu bağlamda benim beğenmediğim bir albüm olan Sexy, Free&Single büyük bir güruhun zevkine hitap ediyor olabilir. Müzik çok kişisel bir alan o yüzden birisi "seviyorum işte" dediğinde eleştiremezsin. Ama bir yanım da biliyor ki, Super Junior'ın önde olmasının sebebi müziklerinin hitap ettiği bir kesim olması değil, onlar nasıl müzik yaparsa yapsın sırf atlarında imzaları var diye dinleyecek bir fandoma sahip olmaları. İşte Super Junior'ın ve daha bir çok grubun bu kadar desteklenmesinde beni rahatsız eden bu. Fan desteği tabi ki harika bir şeydir, o sanatçıyı senin hayatına kattıkları yüzünden belki de seni anlatabildiği için seni anlayabileceğini düşündüğünden sever bu yüzden bağlanır ve desteklersin, kimi zaman en yakınındakilerden daha yakın olur sana. Ama kayıtsız şartsız bir fan desteği... Bu tamamen saçmalık benim gözümde; çevremizdeki dostlarımızı bile kayıtsız şartsız kabul edemeyen, yeri geldiğinde eleştirip sonra da "dost acı söyler" sözünün arkasına sığınan bizler nasıl bir grup için bu hale gelebiliriz, neredeyse sağduyumuzu kaybedip müzik zevkimizi feda edebiliriz gerçekten anlayamıyorum.
Super Junior üzerinden gittiğim için büyük ihtimalle alınıp müdafaya girişen ELFler olacaktır: Lütfen yapmayın. Daha önce de çok sevdiğim bir grubun başlığı altında başıma geldi, gerçekten üzücü oluyor benim için. Zaten cümlelerimi dikkatle okursanız Suju'dan yola çıkmama rağmen genel konuştuğum fark edeceksiniz eminim.
 __________________________________________________________________
 Genel olarak oylamanın adaylıklarının berbat, bazı kategorilerin ise gereksiz olduğunu düşünüyorum. Gerçekten hak edenlerin aday bile olmadığı dallarda ödülün gerçekten hak edene gitmesini beklemeyiz sonuçta. Açıkçası aday listelerini hangi aklı selim hazırlamış fena halde gerçekten merak etmekteyim.

 Son birşey daha... Aranızda oy kullananlardan hiç oyların ülkelere göre dağılımına bakan oldu mu? Çin %49.1lik oranıyla oyların neredeyse yarısını göndermişken (ki bunda şaşılacak birşey yok, ödül töreni orada düzenlenecek) Kore sadece %6.5 oranında oy kullanmış. Yani uzun lafın kısası: Bu ödül töreni Korelilerin umrunda bile değil~haha Yani o yüzden twitter facebook gibi sosyal paylaşım ortamlarında bütün bunları piyasaya süren ülkenin bile takmadığı bir oylama yüzünden birbirinize girip sinir stres yapmayın e mi, canlarım? XD

   Toplumsal mesajlarımı da verdikten sonra... Gördüğünüz üzere MAMA gene benimle aynı fikirde olmayacak. Olsun, ben de bu sene Hong Kong'da düzenlenecek ve YGFamily falan orada olacağına göre (yaaaaaaaaay!!!) gayet harika bir showa dönüşecek olan ödül töreninin tadını çıkarırım :D Ahhh, çok heyecanlıyım acaba kimler sahneye çıkacak? Ben EXO diyorum ama hangi comebacklerin ön gösterimlerini izleme şansımız olacak? Gecenin en şıkı kim olacak? Kırmızı halıda neler zırvalanacak? Hangi gruplar kırmızı halıda İngilizcesini konuşturup hangileri Engrishleriyle bizi kahkahalara boğacak? Bu sene hangi çift sahnede öpüşüp Kore magazinine bomba gibi düşecek?! Çok heyecanlıyııııııım! (Öpücük konusunda değil tabi, MAMA konusunda...Gerçekten...)