3 Temmuz 2012 Salı

Super Junior "Sexy, Free&Single" Olduğunu İddia Ediyor...

 Ki bunun en azından &66,6…sı hepimizin bildiği üzere koca bir yalan. Çünkü Suju üyelerinin seksi oldukları zamanlar olsa da (bazılarına bizzat tanık oldum, fena oluyor gerçekten XD ) en azından bir üyenin kesin olarak bir ilişkisi var (bknz. Shindong) ve SM Entertainmet gibi güzide bir kuruma bağlı olan bir grubun özgürlük kelimesinin “ö”sünü bile ağzına alması benim yerlerde yuvarlanarak gülmeme neden oluyor.~haha

  Sanırım Super Junior’ın geri dönüşünden bahsetmek istiyorsam ilk başlamam gereken nokta konsept resimleri: Bu sene SM konsept fotoları konusunda tamamen saçmalamış durumda açıkçası. SHINee’yi konsept fotolarında bohem çingeneler kılığına sokup klipte karşımıza1900lü yılların fotoğraf makinesiyle bu seneye ait bir laptopı bir arada kullanıp insanda zaman tüneline balıklama dalmış hissi uyandıran İngiliz asilzadeleri ve beceriksiz dedektifler olarak çıkardı; f(x)’i hayvan maskeleri giydirip doğal ortama saldıktan sonra albümde elektro müziğin dibine vurdurdu; SNSD’yi bir vahşi vahşi batı barında kankan yapacak kızlar kıvamına getirip paparazzi olduklarını iddia etti. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu anlayan beri gelsin! Tamam, kpop tutarlılıkların bile pek tutarlı olmadığı bir dünya ama konsept resimleri genelde albümün tadı, klibin dokusu konusunda ipuçları taşıyan çekimlerdir benim bildiğim. Ama görüşüne göre konseptlerini albümü ve müziği hiç sallamadan “kai-bai-bo” ile seçen SM kafasına göre takılmaya devam edip Super Junior’a da aynısını yaptı. Bu da Suju’nun konsept resimlerinde karşımıza iddialara göre Olympos’tan inmiş bir kılıkta çıkmasına neden oldu.
  Mitoloji (özellikle Grek mitolojisi) benim ilgi alanımdır açıkçası. Bir yerlerde onlarla ilgili simgeler gördüğümde sanki hiyeogrifleri çözmüş Fransız bilim adamı benmişim gibi heyecanlanırım, “Evreka!” diye bağırasım gelir (Evet, evreka’nın Fransızca olmadığını ben de biliyorum, ama bir şey bulunca gerçekten kullanırım bu sözü. Mesela kayıp çoraplarımı…) Ama Super Junior’ın konsept fotoğraflarındaki Grek mitolojisi göndermeleri bende bu heyecanı yaratmadı. Sebebi ise çok basit: A-l-a-k-a-s-ı-z! Örneğin Sungmin’i Afrodit yapmanın “seksi özgür ve bekar” bir erkekle ne alakası var anlayamadım gerçekten. Sadece ilgi çekmek için bir şey yapmak Super Junior gibi devasa bir grubu rezil etmekten başka bir şey değil. Devasa derken sadece sayıdan bahsetmiyorum bu arada. Seveni olur sevmeyeni olur (ki ben de büyük bir fanları değilim) ama Super Junior’ın kpopun en popüler gruplarından biri olduğu reddedilemez bir gerçek.

 Bütün bunların dışında resimlerle ilgili söylenecek iyi bir şeyim de var aslında: Fotoğraflardaki sanat yönetimini sevdim. Renklerin göz yormayan zıtlığı ve tonlar arasındaki yumuşak geçişler, flulaştırmalar resimlerde tablo havası yaratmış bence. Mesela Ryeowook’un kızıl-kahve gibi baskın bir renkteki saçıyla beyaz gömleğinin keskin zıtlığı, buna karşılık Kyuhyun ve Eunhyuk gibi üyelerin treaserlarındaki o flulaştırma ve ışık oyunları gerçekten çok hoş. İşinin ehli bir fotoğraf sanatçısıyla çalıştıkları kesin. Eğer fotoğraf sanatçılarını da köleleştirmediyse SM gerçekten bu işe para döküyor (O çok eleştirilen SHINee konseptinin çekimleri de sanatsal açıdan harika. Ve hayır, bunu üstsüz bir Key gördüğüm için söylemiyorum. Ayrıca görmesem daha iyi olurdu, pek de etkileyici sayılmaz çünkü -_-). Mesele konsept yaratım ekibinde sanırım, tez elden değiştirsin onları~haha

 Geldik aslında kaçınmak için uzun uzuuun resimlerden bahsettiğim kısma: Albümün içeriği yani şarkılar. Super Junior’dan hoşlanma sebebim hiçbir zaman müzikleri olmadı ne yazık ki. Sorsanız sevdiğim 5 tane şarkılarını bile sayamam galiba. Suju tam anlamıyla bir entertainment grubu, müzik dışında her şeyi iyi yapıyorlar diyebilirim hatta. O yüzden bu albümden çok da büyük bir beklentim yoktu. Ama bunu da beklemiyordum be!
 Öncelikle edebiyat öğretmenimin söylediği gibi iyi tarafından başlayayım eleştirime XD 6. Super Junior albümü olan “Sexy, Free & Single”da grup şaşırtıcı bir biçimde yeni bir şeyler denemiş. En azından Sorry Sorry’den beri süregelen “ver upbeati, daya autotuneu” takıntılarını biraz daha aşağı çekebilmişler, ki bu da şarkıların daha sofistike bir imaj yaratmasına neden olmuş. Bu açıdan albümün ismine uygun şarkılar. Evet, ciddiyim. Ve hayır, öksürük şurubunu da fazla kaçırmadım. Dikkatle dinleyin, hak vereceksiniz.

 Albüm 10 şarkıdan oluşuyor. Şahsen ben bu şarkıları üçe ayırıp ona göre değerlendireceğim:  Yarısında dayanamayıp yarım bıraktıklarım, sonuna kadar dinlenmeye katlandıklarım ve tekrar dinleyeceklerim. İlk kategori benim için tam anlamıyla hayal kırıklığı olanlar, zaten çok bir şey beklemediğim Super Junior’ın bile yaptığına inanamadığım parçalar: NOW,  Rockstar, Butterfly ve Bittersweet. Aslında Bittersweet büyük ihtimalle sevilen bir şarkı olacak ama beni fena halde sıktı, dinleyemedim. Standart balladlara çok fazla gelebilen bir insan değilim ben. Diğer üçü için ise acımazca “olmamış bunlar” deyip bir kenara bırakıyorum.

 Sonuna kadar dinlediklerim ama büyük ihtimalle bu yazı bitince bir daha asla geri dönmeyeceklerim ise şunlar: Sexy Free&Single, From U, Someday. Sexy, Free&Single ve From U akılda kalıcı bir melodiye ve gayet de kolay ezberlenebilen sözlere sahipler aslında. Ama bu iki şey bir şarkıyı iyi bir şarkı yapmaya yetmiyor işte. Sürekli tekrarlanan sözler bence şarkı sözü yazarının yeteneksizin teki olduğu izlenimini yaratırken, akılda kalıcı olsa da basit olan baseritmler piyasa şarkısı tadı bırakıyor damağımda. Ama bu üçü arasından birini seçmem gerekirse başında fanservicein kralını içeren From U derim. Ritmi filmlerdeki havalı sigara dumanı sahneleri ve fötr şapka tadında, üyelerin seslerinin hepsi gayet hoş, en azından kulağa batan bir uyumsuzluk yok. Dinledikçe daha çok sevebilirim sanırım bu şarkıyı…

 Geriye kalanlar Daydream ve A “Good”bye. Daydream sanırım piyano zaafımdan dolayı hoşuma gitti, çünkü albümdeki başka bir düşük tempodaki parça olan bu şarkıda çok baskın bir piyano melodisi kullanmışlar, o yüzden diğer sevilmeyen balladların önüne geçti ve kendisini başa sarmama neden oldu. Albümdeki favori şarkım ise “A ‘Good’bye”. Kyuhyun’un yumuşak girişiyle sıradan bir slow parça daha mı dedirtip insanda kapatma isteği uyandırsa da Ryeowook’un sesiyle ritm birden hızlanıyor ve parça tamamen farklı bir şeye dönüşüyor. Bu şekilde ritmi bir yükselip bir düşen şarkılara karşı ilgi duyan bir insan olarak A “Good”bye’ı gerçekten sevdim. Üyelerin sesleri çok yumuşak ayrıca Suju’dan duymaya pek alışmadığımız bir şekilde doğal bu şarkıda, elektronik bir vurgu yok. Sanki önlerimize dizilmişler bir orkestra eşliğinde canlı olarak söylüyorlar gibi. Sadece bir “müzik” grubu gibi…

 Bir de bu kategorilerin hiçbirine koyamadığım Gulliver var. Aslında hakkında konuşmak bile istemiyorum çünkü albümün belki de en kötü parçalarından biri olmasına rağmen fena halde kafama takıldı. Hayır, adam gibi Gulliver bile diyemiyorlar, nesine takıldım bu şarkının bilmiyorum ki! Kısa zamanda bu zırvalıktan kurtulmam lazım çünkü annem salata yaparken “e-eh eh eh es cey Golliveaaaah” deyip durmamdan nefret ettiğini beyan etti bugün.
 Son olarak bugün çıkan MV var ki (kendisini 10 Temmuz’da bekliyorduk aslında) hakkında söylenecek pek bir şey yok. Standart bir Suju mvsi işte: Her zamanki gibi kapalı bir ortama koymuşlar bu Suju boyları, lipsinging eşliğinde dans ettirirp duruyorlar. Tek iyi tarafı kamerayı fazla döndürmemiş olmaları. Bu sayede Opera dans versiyonundan sonra hissettiğim baş dönmesi, mide bulantısı gibi şikayetleri tekrar yaşamaktan kurtuldum. Tabi bir de Hyukkie faktörü var benim pek bir hoşuma giden. Ama zaten pek objektif bir yazı olduğu söylenemez bunun, o yüzden hiç girmiyorum oralara XD

 İşte Super Junior’ın yeni albümü hakkındaki nacizane görüşlerim bunlar. Bir şeyler denemeye kalkmışlar ama yılların formülünü de bozamamışlar. O yüzden ortaya hiçbir kalıba oturmayan, aceleye getirilmiş tadı veren “Sexy, Free&Single” çıkmış. Kpopseverlere hayırlı uğurlu olsun…

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Jo Kwon "Da One" Olduğunu Söylüyor. Eh Kendine Has Olduğu Kesin XD



 Jo Kwon bir programdaki (büyük ihtimalle şu Taeyang stili mohikanıyla ortalıkta salınan etine dolgun ajusshinin sunduğu programlardan birinde) dansını gördüğümden beri en sevdiğim idollerden biri olmuştur. Öncelikle divalara takıntım olduğu zaten herkesin malumu (biasım Key ve pek sevgili Heechul var sonuçta), sonra Kkab Kwon'un çok doğal çok kendine has bir karakteri olduğu da bir gerçek. Ayrıca bütün bu cıvıl cıvıl karakterine rağmen acı dolu balladlara da uyum sağlayabilen temiz ve yumuşak vokali de yabana atılır bir şey değildir bence. O yüzden albümü çıktığını öğrendiğimde önce şok oldum sonra da nasıl takip etmezsin diye kendime zihinsel olarak bir tokat attım (Gerçekten kendime tokat atamazdım canım biraz kıymetlidir de XD ).

 2AM üyeleri zaten kendi tarzlarını ortaya koydukları birkaç tane solo çalışmada bulunmuştu şimdiye kadar (Bknz. Jinwoon'un Dream High 2 dizisiyle beraber şekillenen rock bazlı çalışmaları ve mini albümü). Ama tam full bir solo albüm çıkaran ilk üye liderleri Jo Kwon oldu.

 I'm Da One isimli albüm Animal şarkısının iki versiyonu olmak üzere toplamda 10 trackten oluşuyor. Açılış şarkısı Awesome Girl tam anlamıyla bir clubber şarkısı: Basit bir baseritm, autotunenun bütün nimetlerinden yararlanılıp elektronikleştirilmiş bir vokal ve pek de Shakespearevari bir havası olmayan sözler (...Etrafta kız bol ama benim için sen teksin... Hayatımın merkezisin... vs. vs.). Peki bütün bunlar rapper Yankee'nin eşlik ettiği bu şarkıyı kötü mü yapar? Hayır, Awesome Girl benim için gayet dinlenesi bir şarkı aslında. Neden mi? Eşlik etmesi gayet eğlenceli,  autotunea rağmen Jo Kwon'un sesi hala berrak ve o hoş tonunu muhafaza ediyor, ayrıca şarkı tam zıplamalık XD Gene de Awesome Girl benim albümdeki favorim değil...


İki versiyona sahip olan ve çıkış parçası I'm Da One'a daha karanlık bir alternatif kapak olarak sunulan Animal ise gene Awesome Girl'deki clubber tadını devam ettirmesine rağmen biraz daha karanlık ve seksi bir havaya sahip. Genelde Jo Kwon'un seksi halleri bana ağız dolusu kahkaha attırır ama bu şarkının özellikle başında isterse gayet seksi olabileceğini anlamış oldum XD Şarkının iki versiyonundan ise ikinci track olan Radio Editini tercih ederim. Nedenini ben de bilmiyorum, sadece daha çok hoşuma gitti.

 Gelelim çıkış parçası olan ve MV çekilmeye layık görülen I'm Da One'a... Bu şarkı hakkında söylenebilecek tek şey tam anlamıyla bir Jo Kwon şarkısı olduğu. :D Şarkı Jo Kwon'un bütün o aydınlık cıvıl cıvıl halini, tabiri caizse şebekliğini ve o hiç de göze batmayan şirinliğini taşıyor. Müzikal bir mucize mi bu şarkı? Hayır, tabi ki değil. Ama oldukça eğlenceli bir hikayeye sahip olan klibiyle ve Jo Kwon'un canlı performanslarıyla birleştiğinde elma şekeri kıvamında bir şey oldu benim için :D
 Klip demişken birazcık da hikayesine değinmezsek olmaz: Klibe göre Jo Kwon bir masal ülkesinin dans etmek ve şarkı söylemekten başka bir şey düşünmeyen sevimli mi sevimli kralı. Halkının ne halde olduğundan habersiz, fanusunun içindeki balon köpüğü hayatına mutluluk içinde devam ediyor. Taki bir gün aralık bir kapıdan fakir halkını görüp içinde bulunduğu durumu sorgulamaya başlayana kadar... Tam düşünceler o şimdiye kadar pek de yorulmamış kafasına hücum ederken yanındaki kötü adamlardan biri onu tahttan kovuyor ve Jo Kwon'un yerine geçiyor. Bu da neşeli krallarından mahrum kalan saraya bir hüzün çökmesine neden oluyor. Tabi artık kötü gidişatın da farkına varan Kral Jo Kwon asiler eşliğinde saraya giriyor ve büyülü dans/vokal yetenekleri sayesinde tahtını yeniden ele geçirip dans ederek kanatlarını mutlu sona doğru açıyor... Klibin bazı sahneleri çok iyi olmasa da ve aradaki kopukluklar biraz "bu ne yaa?" dedirtse de sadece başlangıçtaki Jo Kwon gülümsemesi bile onu benim gözümde sevilir kılar açıkçası XD

 Bundan sonra nedenini ben de bilmesem de albümün en sevdiğim şarkısı olmaya aday olan Lipstick'e geliyoruz. Jo Kwon'un tatlı sesi mi bu şarkıyı bu kadar çok sevmeme neden olan, yoksa saçma ötesi şirinliği mi emin değilim ama olsun, albümü dinlediğimden beri gülüp gülüp "I won't be a freak freak because of your lipstick" deyip duruyorum. Hayır, bir kızın bunu söylemesi de normal değil ki hahahhaah

 Who's Loving You Now ise orta tempoya sahip olan be Jo Kwon'un biraz acıya bulanmış vokal yeteneğini ortaya seren bir şarkı. Albümün temposunda hafif bir düşüşe neden olarak insana bir mola verdiriyor sanki. Ki bundan hemen sonra başlayan "Wingardium Leviosa" hemen eski hızına döndürüyor işleri. Bilenler bilir, Wingardium Leviosa nesnelerin uçmasını sağlayan Harry Potter büyüsü... Junsu'dan sonra Jo Kwon da Harry Potter'a sarmış sanırım XD Tıpkı Lipstick gibi bunu da söylemesi çok eğlenceli, insanın diline dolanıveriyor hemen... Oldukçe elektronik melodiler taşıyan bir parça olarak diğer şarkılardan ayrılsa da clubber havasını takip etmesi açısından albümle de bütünlük göstermeyi başarıyor.

 "Something 'Bout You" ise o eski rock gruplarını hatırlattı bana, bu yüzden hemen sevgimi de kazanıverdi O zamaları görmemiş olsam 70ler ruhunu taşıyorum ben, ne olmuş yani? Mikrofonu ağzına yiyecekmiş kadar yaklaştıran, deri ceketli paçaları kıvrılmış bir kot pantolonlu bir Jo Kwon gözlerimin önünde canlanıveriyor bu şarkıyı dinlerken... Gerçekten albümün en güzel şarkılarından biri  bence...

 Glam isimli bir kız grubu üyesi olan Miso ile düet yaptığı Heaven da oldukça hoş bir şarkı ama bana çok dokunmadı, çünkü bu tarz şarkıları pek sevmem. Son şarkı olan Just A Kiss ise İngilizce ve hafif balladımsı bir tadı var. Jo Kwon'un telafuzu gayet iyi, en azından söylediği her kelimeyi anlıyorsunuz XD Gene de tıpkı Heaven gibi bu tarzda şarkılar pek benim tarzım değildir o yüzden...

 Bu albümle beraber Super Junior'ın yeni albümünü dinlemiş bir insan olarak I'm Da One'a bayıldım! Albümün tamamen bubblegum pop olduğu bir gerçek ama dikkatle dinlediğinizde içinde bir çok tarzdan değişik tatlar bulabileceğinizden eminim. Dinlenmeye değer bir albüm bence, Kabb diva Jo Kwon onca yıllık eğitimin hakkını vermiş :D

not: Bu arada sonunda bir albüm yazısı yazdığım için çoook mutluyuuuum!!

12 Haziran 2012 Salı

Askerlik mi Zormuş? Bir de Heechul Style Deneyin!!

 Askerlik anıları bir erkeğin hayatında önemli yer tutar. Yani tabi ki askere gitmedim ki bir erkek de değilim ama sürekli anlatıp durduklarına göre insan öyle düşünmeden duramıyor XD Bakalım Super Junior'ın Heenim'inin askerliği nasıl geçiyormuş?

 

 

 

 Heechul... İşte bu yüzden Super Junior'ın en sevdiğim elemanlarından birisin XD Senden başka kimse askerlikte de askerlikten başka her şeyi yapmayı başaramazdı~hahaha 

9 Haziran 2012 Cumartesi

Big Bang Still Alive Albümü Şarkı Çevirileri



Track 1. Still Alive
Hala hayattayım hala hayattayım hala hayattayım
Geberip giderim zannettiniz ama ölmeyeceğim
Başkalarının bakışlarından kaçıp saklanmayacağım

En dibe vurmuş gibi görünebilirim ama hala hayattayım
Zaten kaybedecek bir şeyim de kalmadı artık
O yüzden geçmişi arkamda bırakıp kabuğumdan çıktım
Sonsuz düşüşüm bile güzel geliyor bana artık
Kendimi gökyüzüne fırlattım ve özgürlüğü tattım
Tam şu anda hayattayım, hala hayattayım

Bana aşık olan o kız üzgün görünüyor sanki
Bense bıraktığım izleri yok ediyorum, insanlardan korkuyorum
Bütün o tapınmalar, alkışlar tam bir duygusal hengame...
Bu sefil gecede ölüm hakkında derin düşüncelere dalıyorum
Gençliğimden geriye kalan tek şey bazı resimlerim
Oysa başkaları için bir süsten ibaret benim gençliğim
Manevi bir güçten farksızdır aslında sezgilerim
Bir gelecek gördüm ben senin hala fark edemediğin
Kendi hayatımın melodisini kendim yaratıyorum
Ve zirveye ulaşırken yolun tadını çıkarıyorum
Benim için çıldıran kızlar aklınızı başınıza alın
Çünkü hiç suçluluk hissetmeden sizinle oynarım

Herkes beni terk etse de, herkes bana sırtını dönse de
Hatta sen, hazin hale düşmüş bana acısan bile
Bütün dünya asla yapamayacağımı söylese de
Bil ki geçmişte ağlayan ben şu anda gülümsüyorum

En dibe vurmuş gibi görünebilirim ama hala hayattayım
Zaten kaybedecek bir şeyim de kalmadı artık
O yüzden geçmişi arkamda bırakıp kabuğumdan çıktım
Sonsuz düşüşüm bile güzel geliyor bana artık
Kendimi gökyüzüne fırlattım ve özgürlüğü tattım
Tam şu anda hayattayım, hala hayattayım

Hala hayattayım hala hayattayım hala hayattayım
Bu güzel hayatın tadını çıkarıyorum tadını çıkarıyorum
Hala hayattayım hala hayattayım hala hayattayım
Bu güzel hayatın tadını çıkarıyoruz tadını çıkarıyoruz

Yavaşça kaybolarak sessizliğe dönüşecek alkışların yerine
Hayranlık dolu iç çekişler iniltilere karışıyor havada
Bu duygusal süreç boyunca benim yansımam mükemmelin ötesinde
Kötü niyetli yayınlar sevecen olanlardan daha korkunç görünse de
Her şeye karşı gözünü dört aç sen gene de
Çok da dürüst olmaya gelmez bazen...

Geberip giderim zannettiniz ama ölmeyeceğim
Başkalarının bakışlarından kaçıp saklanmayacağım

Beni işaret edip duran o parmaklar hala gündemde olduğumun kanıtı
Hayal kırıklıkları ve umutlar ise olayın nedenleri ve esasları
Kötü niyetli dedikodular döndürüp duruyor ağızlarında insanlar
Oysa beni bekleyen tek şey gün ışığı dolu bir mezar

Herkes beni terk etse de, herkes bana sırtını dönse de
Hatta sen, hazin hale düşmüş bana acısan bile
Bütün dünya asla yapamayacağımı söylese de
Bil ki geçmişte ağlayan ben şu anda gülümsüyorum

En dibe vurmuş gibi görünebilirim ama hala hayattayım
Zaten kaybedecek bir şeyim de kalmadı artık
O yüzden geçmişi arkamda bırakıp kabuğumdan çıktım
Sonsuz düşüşüm bile güzel geliyor bana artık
Kendimi gökyüzüne fırlattım ve özgürlüğü tattım
Tam şu anda hayattayım, hala hayattayım

Hala hayattayım hala hayattayım hala hayattayım
Bu güzel hayatın tadını çıkarıyorum tadını çıkarıyorum
Hala hayattayım hala hayattayım hala hayattayım
Bu güzel hayatın tadını çıkarıyoruz tadını çıkarıyoruz

Track 2. Monster
Uzun zaman olmuştu seni görmeyeli, çok daha iyisin sanki
Güzelleşmişsin, benim gözümde her zaman güzeldin gerçi
Ama bugün farklı bir şeyler var sende, bir soğukluk var üzerinde
Bana attığın bakışlar acıma dolu, gittikçe küçülüyorum önünde

Bir sorun yokmuş gibi davranıyorum, konuyu değiştirmeye çalışıyorum
Söylemek istediğim bir çok şey varken sözümü kesiyorsun
Saçların rüzgarda dalgalanıyor ve yanaklarıma çarparak beni terk ediyor
Arkanı dönüp öylece gidiyorsun
Çok mu aptal görünürüm seni engellemeye çalışsam?

Söyleyecek tek bir kelime bile bulamıyorum ben
Titreyerek geriye doğru iki adım atarken sen
Artık benden korkuğunu söyleyen o sözcükler
Aslında sensin beni delirten şey...

Seni seviyorum, bebeğim canavar değilim ben
Bilirsin önceden nasıl biri olduğumu
Zaman geçtikçe ortadan kaybolacak şu anki halim de
O zaman farkına varacaksın sen de

Sana ihtiyacım var, bebeğim canavar değilim ben
Bilirsin sen beni
Eğer böyle gidersen, beni böyle terk edersen ölürüm ben
Bir canavar değilim ben

Diyorsun ki, sonsuza kadar ne olursa olsun beraber olalım
Diyorsun ki, mutlulukta da hüzünde de bir arada kalalım
Bunları yarın asla söylemeyeceksin ama
Diyorum ki ben de, sanki bugün  son günümüzmüş gibi sevelim birbirimizi

Yo, sensiz cehennemin başkentinden farksız bu dünya
Sensizken doğru bir şekilde ilerlemiyor sanki dünya
Senin varlığın çaresi olmayan bu hastalığıma tek deva
Herkes yargılayan gözlerle bakabilir bana
Ama senin de o herkesin parçası haline gelmen asıl yara

Seni seviyorum, bebeğim canavar değilim ben
Bilirsin önceden nasıl biri olduğumu
Zaman geçtikçe ortadan kaybolacak şu anki halim de
O zaman farkına varacaksın sen de

Sana ihtiyacım var, bebeğim canavar değilim ben
Bilirsin sen beni
Eğer böyle gidersen, eğer beni böyle terk edersen ölürüm ben
Bir canavar değilim ben

Gitme gitme gitme... Terk etme beni
Yapma, yapma, yapma bunu... Değil senmişsin gibi
Gene apayrı diyarlarda, yine bölünmüş aşkımızla...
Arama, arama, arama, arama beni
Yapma, yapma, yapma bunu...
Senin yanında duran eski halimle olarak hatırla beni
Lütfen, asla unutma beni...

Seni seviyorum, bebeğim canavar değilim ben
Bilirsin önceden nasıl biri olduğumu
Zaman geçtikçe ortadan kaybolacak şu anki halim de
O zaman farkına varacaksın sen de

Sana ihtiyacım var, bebeğim canavar değilim ben
Bilirsin sen beni
Eğer böyle gidersen, eğer beni böyle terk edersen ölürüm ben
Bir canavar değilim ben

Sanırım hastayım ben, sanırım hastayım ben...
Sanırım hastayım ben, sanırım hastayım ben...

Track 3. Feeling
Evet, geri döndük, biz Big Bang!
Ve adamım Boys Noize da burada
Woo, parti insanları!!
Hadi gidelim, hadi gidelim, hadi gidelim hadi gidelim!

Hadi harekete geçelim, işte başlıyoruz
Serbest bırak kendini, hepiniz biliyorsunuz ya
Gökyüzüne erişeceğiz, evet!
Zamanımız kalmamış gibi parti yapacağız!

Hadi harekete geçelim, işte başlıyoruz
Serbest bırak kendini, hepiniz biliyorsunuz ya
Kaldır ellerini havaya
Zıpla hiç umursamıyormuşçasına

Bu dar sokağın lambaları titriyor
Işıklar birer birer göz kırpıyor
Kim olursan ol, bu tanıdık derin geceyi hisset
Diğerlerinin bakışlarına aldırmana gerek yok
Seul'u dolduran bu bina ormanının içinde
Neon ışıklarından daha çok parlıyorsun sen
Korkuyorum çekip gidebilme ihtimalinden
Bu ışıl ışıl gecedeki her şey çok çarpıcı ama
Ben de bir anlığına kapılıyorum heyecanıma
Bugünlük beraber olmak ister misin acaba?

Gece zannettiğimiz kadar uzun değil
Zaten durmak da o kadar kolay değil
Herkes hareket etsin (Mutlu anneler ve babalar)

Müziği kendi haline bırak işte böyle
Dans et ve şarkı söyle yüksek sesle
Bu hissi durdurma
Bundan daha iyisine sahip olamam

Müziği kendi haline bırak işte böyle
Dans et ve şarkı söyle yüksek sesle
Bu hissi durdurma
Bundan daha iyisine sahip olamam

Bebeğim, kırmızı dudakların tıpkı kiraz gibi
Gözlerim sana odaklandı ve sabitlendi
Ama sadece bakmak çok da kibar olmaz sanki
Hey bebeğim, ben senin sevgilinim
Bak, bu gönülsüz halinle çekip gitmene izin veremem
Zaten şimdiden bir limit yok ikimizin arasında
Utanma, zaten sadece tek tek gecelik bir şey bu
Işıklar söndüğünde bir sessizlik başlar aramızda
Aman Tanrım, bu kız o kadar ateşli ki arasın biri 911

Gece zannettiğimiz kadar uzun değil
Zaten durmak da o kadar kolay değil
Herkes hareket etsin (Bayanlar, baylar...)

Müziği kendi haline bırak işte böyle
Dans et ve şarkı söyle yüksek sesle
Bu hissi durdurma
Bundan daha iyisine sahip olamam

Müziği kendi haline bırak işte böyle
Dans et ve şarkı söyle yüksek sesle
Bu hissi durdurma
Bundan daha iyisine sahip olamam

Hadi harekete geçelim, işte başlıyoruz
Serbest bırak kendini, hepiniz biliyorsunuz ya
Gökyüzüne erişeceğiz, evet!
Zamanımız kalmamış gibi parti yapacağız!

Hadi harekete geçelim, işte başlıyoruz
Serbest bırak kendini, hepiniz biliyorsunuz ya
Kaldır ellerini havaya
Zıpla hiç umursamıyormuşçasına

Her zamankinden daha da çılgınım
Her zamankinden daha da çılgınım
Ve bu çok doğruymuş gibi geliyor
Bu gece işte o gece!

Her zamankinden daha da çılgınım
Her zamankinden daha da çılgınım
Ve bu çok doğruymuş gibi geliyor
Engel olamıyorum...

Track 4. Fantastic Baby
Gelin hep beraber
Toplanın buraya
Partileyeceğiz~lilililalala
Kalbinizi açın
Aklınızdakileri bir kenara bırakın
Ateşin büyüsüne kapılın~lilililalala

Cevaplar aramaktan vazgeç, her şeyi olduğu gibi kabul et
Kendini akışa bırak işte, tamam mı?
Yüzünü göklere dön, iki elini de kaldır yukarıya, daha da yukarıya
Zıplamak istiyorum ooohh

Nananana Nananana Wow Fantastic Baby
Dance I Wanna Dan Dan Dan Dan Dance Fantastic Baby
Dance I Wanna Dan Dan Dan Dan Dance Wow Fantastic Baby

Bu çılgın ortamda (Hey!)
Evet sonunda kralınız geri döndü (Hey!)
Yer sarsılıyor ve sadece üç dakikacık yetmez bize~bekle
Ortam ısındı bile
Beni ateşler içindeyken yakala
Gerçek olanlar belirdi artık
Nananana

Birden ona kadar, herşeyimiz bir seviye daha üstün
Kumların üzerinde deli gibi koşsak bile gene de mükemmeliz
Üzerimizdeki gök yeterince "mavi" olduğundan
Daha fazla soru sorma, sadece hisset~hisset benim nasıl biri olduğumu

Kalp atışlarının ritmine ayak uydurup zıpla sonuna kadar~yeah
Yapamam bebeğim buna engel olamam
Hadi bugünü baştan çıkaralım~çıldıralım~ hadi gidelim

Wow Fantastic Baby
Dance I Wanna Dan Dan Dan Dan Dance Fantastic Baby
Dance I Wanna Dan Dan Dan Dan Dance Wow Fantastic Baby
Boomshakalaka Boomshakalaka Boomshakalaka Dan Dan Dan Dan Dance

Sıkıysa yakala beni, sonuna kadar oynarım bu oyunu
Bu gece hiçbir sınır yok benim için
Tatlım izin ver de olayım senin aşığın
Boşver bütün bu kaosu ah ah ah~nananana

Baştan ayağa ben görsel bir şovum
İnsanlar benim farkıma daha ben ortama girmeden varırlar

Benim adımlarım diğerlerinden daha hızlı
Benim gençliğim çok daha farklı bir boyutta
Ben ben ben... bekle
Nananana

Kalp atışlarının ritmine ayak uydurup zıpla sonuna kadar~yeah
Yapamam bebeğim buna engel olamam
Hadi bugünü baştan çıkaralım~çıldıralım~ hadi gidelim

Wow Fantastic Baby
Dance I Wanna Dan Dan Dan Dan Dance Fantastic Baby
Dance I Wanna Dan Dan Dan Dan Dance Wow Fantastic Baby
Boomshakalaka Boomshakalaka Boomshakalaka Dan Dan Dan Dan Dance
Boomshakalaka Boomshakalaka Boomshakalaka Dan Dan Dan Dan Dance

Hadi hep beraber eğlenelim (Evet evet evet!!)
Hadi hep beraber zıplayalım (Evet evet evet!!)
Hadi hep beraber çıldıralım (Evet evet evet!!)
Hadi hep beraber gidelim (Wow fantastic baby)

Track 5. Bad Boy
O gece çok sert davranmıştım ben
Gerçekten gideceğini düşünememiştim zaten
"Özür dilerim" sözcüklerini söylemek çok zor olduğundan
İkimiz de sonuna kadar devam ediyoruz tartışmalara
Huysuzun teki olduğumdan
Sayısız sefer kavgaya tutuşuyoruz aptalca sebeplerden
Sen başlıyorsun ağlamaya bense çevreme bakıp düşünüyorum
"Yarın kesinlikle geri dönecek bana, sabah kalkınca kesin arayacak beni"

Bebeğim yapamam, gerçekten yapamam
O kadar kötüyüm ki, sana karşı istesem de iyi olamam
Her gün ve her gece, o kadar acımasızım ki
Benim gerçeğim bu, üzgünüm gerçekten (Ama değişemem)

Senin sevdiğin ben, üzgünüm ama kötü çocuğum ben
Evet, öylece terk et beni, hoşça kal, iyi bir kızsın sen
Daha çok zaman geçtikçe, sen beni daha çok tanıdıkça
Geriye kalan tek şey hayal kırıklıkları olacak ama
Bebeğim terk etme beni, biliyorum hala seviyorsun beni
Neden mi? Pekala sana doğruyu söyleyeceğim, ihtiyacım var sana
Ka-ka-ka-kadınım
Ka-ka-ka-kadınım

Dedin ki, normal erkeklerden farklısın, bu çok zor
Sen de hala masumsun küçük bir kız çocuğu gibi
Benim yanımda daima gülümseyen senin için çok toyum ben
Meşgul olduğumu bahane edip buluşmalarımızı erteliyorum
Üzüldüğüm için hayal kırıklığına uğradığım için başımı çeviriyorum
Artık sadece bir arkadaş hayallerimin gelini
Ayrılığın ardından üzgün ve sessiz bir haldeyiz şimdi

Bebeğim yapamam, gerçekten yapamam
O kadar kötüyüm ki, sana karşı istesem de iyi olamam
Her gün ve her gece, o kadar acımasızım ki
Benim gerçeğim bu, üzgünüm gerçekten (Ama değişemem)

Senin sevdiğin ben, üzgünüm ama kötü çocuğum ben
Evet, öylece terk et beni, hoşça kal, iyi bir kızsın sen
Daha çok zaman geçtikçe, sen beni daha çok tanıdıkça
Geriye kalan tek şey hayal kırıklıkları olacak ama
Bebeğim terk etme beni, biliyorum hala seviyorsun beni
Neden mi? Pekala sana doğruyu söyleyeceğim, ihtiyacım var sana
Ka-ka-ka-kadınım
Ka-ka-ka-kadınım

Tek bir kelime bile söyleme
Sertmiş gibi davranıyorum ama tamamen farklıyım içimde
Beni terk edip gitme
Senin gibi beni anlayacak yok bir kişi bile
Evet, biliyorsun beni senin gibi anlayacak yok kimse
Oh evet, geri dön bana, evet, evet, evet, evet...

Senin sevdiğin ben, üzgünüm ama kötü çocuğum ben
Evet, öylece terk et beni, hoş çakal, iyi bir kızsın sen
Daha çok zaman geçtikçe, sen beni daha çok tanıdıkça
Geriye kalan tek şey hayal kırıklıkları olacak ama
Bebeğim terk etme beni, biliyorum hala seviyorsun beni
Neden mi? Pekala sana doğruyu söyleyeceğim, ihtiyacım var sana
Ka-ka-ka-kadınım
Ka-ka-ka-kadınım

Senin sevdiğin ben, üzgünüm ama kötü çocuğum ben
Evet, öylece terk et beni, hoş çakal, iyi bir kızsın sen

Track 6. Blue
Kış geçip gitti, bahar geldi
Kalplerimizde solmaya yüz tutmuş çürüklerle bir şeylere özlem duyuyoruz
Hüzünlerimi şarkıya döküyorum
Bu mavi gözyaşlarına mavi acıya alışmaya çalışarak...
Hüzünlerimi şarkıya döküyorum
Aşkı yumuşacık bulutların arasına göndererek...

Aynı gökyüzünün altında başka yerlerde olan sen ile ben
Çok tehlikeli olduğumuzdan seni terk ediyorum
"Nim" tek hecelik bir fark aslında
Bu ödleklik ama yeterince iyi olmadığımdan saklanıyorum

Gaddar ayrılıklar aşk yolundaki çıkmazlardan farksız
Hiçbir sözcük beni rahatlatamaz, belki de bu hayatımın son melodramı
Son perdenin iniş zamanı artık

Doğdum ve seninle karşılaştım
Ölümüne sevdim seni
Artık maviye bulandı bu soğuk kalbim
Gözlerimi kapasam da seni hissedemiyorum

Kış geçip gitti, bahar geldi
Kalplerimizde solmaya yüz tutmuş çürüklerle bir şeylere özlem duyuyoruz
Hüzünlerimi şarkıya döküyorum
Bu mavi gözyaşlarına mavi acıya alışmaya çalışarak...
Hüzünlerimi şarkıya döküyorum
Aşkı yumuşacık bulutların arasına göndererek...

Sanki kalbim atmayı unutmuş gibi
Bir savaşın ardından burada donup kalmışız, sen ve ben
Beynime saplanıp kalmış bir travma
Bu gözyaşları kurumaya başladığında
Nemli gözlerle hatırlayacağım aşkımızı

Acı içinde değilim yalnız da değilim
Zaten mutluluk tamamen kendini kandırmaktır
Daha karışık bir şeyi de kaldıramam ben
Çok da dert değil, artık umurumda değil
Sonu olmayan bir göç bu, insanlar gelir ve insanlar gider

Doğdum ve seninle karşılaştım
Ölümüne sevdim seni
Artık maviye bulandı bu soğuk kalbim
Sen çekip gitmiş olsan bile ben hala buradayım

Kış geçip gitti, bahar geldi
Kalplerimizde solmaya yüz tutmuş çürüklerle bir şeylere özlem duyuyoruz
Mavi ay ışığının altında bugün gene
Büyük ihtimalle tek başıma uykuya yenileceğim
Rüyalarımda bile seni arayacak
Ve ortalıkta bu şarkıyı mırıldanarak dolanacağım

Hüzünlerimi şarkıya döküyorum
Bu mavi gözyaşlarına mavi acıya alışmaya çalışarak...
Hüzünlerimi şarkıya döküyorum
Aşkı yumuşacık bulutların arasına göndererek...

Hüzünlerimi şarkıya döküyorum
Bu mavi gözyaşlarına mavi acıya alışmaya çalışarak...
Hüzünlerimi şarkıya döküyorum
Aşkı yumuşacık bulutların arasına göndererek...

Track 7. Bingle Bingle
Sanki senin sevgilinmişim gibi
Benimle yemek yemek, beraber film izlemek istiyorsun
Sana yaklaşmaya çalıştığımda ise davranıyorsun hiçbir şey yok gibi
Bir adım geriye atıyorsun ve beni şaşkına çeviriyorsun

Neden benimle oynayıp duruyorsun sen?
Başkasına verilmeyecek kadar iyi miyim ben?
Sanki 7 yaşındaki bir veletsin, ben de senin oyuncağın, küçük Barbie'n
Bu aşk oyununda, yaptığın her hamle bir foul
Ama skorlar hesaplanıyor ve işleri tersine döndürecek zaman kalmıyor
Arkadaştan daha fazlası olmak istemiyorum, bu durumu da istemiyorum
Ortalıkta oynayıp durma, sersemlemiş hissediyorum

Bingle Bingle, sözlerini değiştirip durmaktan vazgeç artık
Neden kafamı karıştırıyorsun, neden benimle oynuyorsun?
Bingle Bingle, başım ağrıyor artık
Oh oh oh oh oh oh~

Senin için tek olabilir miyim kızım?
O tek kişi ben olmalıyım
Te-te-tek olabilir miyim?
Sana dünyaları vereceğim

Senin için tek olabilir miyim kızım?
O tek kişi ben olmalıyım
Te-te-tek olabilir miyim?
Sa-sa-sana dünyaları vereceğim

Sanki senin sevgilinmişim gibi
Kendimi yanlış anlıyorum, her şeye fazla tepki veriyorum
Sanki sen öyle hissetmiyorsun ve ben garip davranan oluyorum
Ve umut etmeye devam ediyorum

(Hadi ama, beni o durumlara düşürme)
Bin bin bin bingle bingle, etrafımdan ayrılmıyorsun
Aklımı karıştırıyorsun, beni büyülüyorsun
O sakin bakışlarınla tıpkı bir tilki gibisin
Ben ise kirli bir köpeğim, kendi evinde hapsolmuş Snoppy gibi

Acınacak hale düştüğümü bile düşünüyorum
Ama herkes senin çok tatlı olduğunu söylüyor
"Harika bacakları var ve mükemmel konuşuyor"
Ben hiçbir şey için iyi olmayabilirim ama sen çok kötüsün

Bingle Bingle, sözlerini değiştirip durmaktan vazgeç artık
Neden kafamı karıştırıyorsun, neden benimle oynuyorsun?
Bingle Bingle, başım ağrıyor artık
Oh oh oh oh oh oh~

Senin için tek olabilir miyim kızım?
O tek kişi ben olmalıyım
Te-te-tek olabilir miyim?
Sana dünyaları vereceğim

Senin için tek olabilir miyim kızım?
O tek kişi ben olmalıyım
Te-te-tek olabilir miyim?
Sa-sa-sana dünyaları vereceğim

Bebeğim, gerçekten neden böylesin?
Kalbimi yakıp tutuşturuyorsun
Benden hoşlanıyor musun, hoşlanmıyor musun?
Söyle bana düzgünce
Seni gördüğüm anda bunalıma giriyorum
Bu gece eğer bir şans vermek istiyorsan takip et beni

Bingle Bingle, sözlerini değiştirip durmaktan vazgeç artık
Neden kafamı karıştırıyorsun, neden benimle oynuyorsun?
Bingle Bingle, başım ağrıyor artık
Oh oh oh oh oh oh~

Senin için tek olabilir miyim kızım?
O tek kişi ben olmalıyım
Te-te-tek olabilir miyim?
Sana dünyaları vereceğim

Senin için tek olabilir miyim kızım?
O tek kişi ben olmalıyım
Te-te-tek olabilir miyim?
Sana dünyaları vereceğim

Track 8. Ego (Korece Versiyon)
O benim benliğimi öldürdü
Biliyorum, o benim benliğimi öldürdü

Bu kız diğer kızlardan daha farklı bir seviyede
Çok doğal görünür ne giyse üzerine
Yanına yaklaşamayacağım kadar uzakta (bu sensin)
Ama gene de aşık oldum ona (bu doğru)

Benden daha farklı bir dünyada yaşayan senin
Neden hoşlandığını, hakkımda ne düşündüğünü merak ediyorum
Daima güven dolu olan o gülümsemenin
Esiri oldum ben, ne yapabilirim ki?

Çok güzelsin sen, ah
Büyülenmiş olmalıyım ben
Seni düşünmekten uyku tutmuyor geceleri
Çok mükemmelsin sen, ah
Delirmiş olmalıyım ben
Başım dönüyor, toparlayamıyorum düşüncelerimi

O benim benliğimi öldürdü
Dedim ki, o benim benliğimi öldürdü
O benim benliğimi öldürdü
Biliyorum, o benim benliğimi öldürdü

Daha önce hiç böyle bir şey gelmemişti başıma (bu doğru)
Kızlar sadece kızdı, çok da özel değillerdi bana
Ben gururlu, güçlü maskülen, maço bir erkektim
Ama titremeye başladım seni gördüğüm anda

Senle ben çok da uygun değilmişiz gibi göründüğünden
Saklamaya çalıştım kalbimin içindekileri bebeğim
Ama bir noktadan sonra diz çöktüm önünde
Beceriksizce sana tutundum ve yalvardım (Aman Tanrım)

Çok güzelsin sen, ah
Büyülenmiş olmalıyım ben
Seni düşünmekten uyku tutmuyor geceleri
Çok mükemmelsin sen, ah
Delirmiş olmalıyım ben
Başım dönüyor, toparlayamıyorum düşüncelerimi

O benim benliğimi öldürdü
Dedim ki, o benim benliğimi öldürdü
O benim benliğimi öldürdü
Biliyorum, o benim benliğimi öldürdü

Nerelerden geldin sen?
Neden bana işkence etmeye başladın birden?
Sanki bir hastalığa yakalanmış gibi hissediyorum
Gittikçe sana daha çok tutuluyorum
Ve artık parçalanacakmış gibi hissediyorum

Çok güzelsin sen, ah
Büyülenmiş olmalıyım ben
Seni düşünmekten uyku tutmuyor geceleri
Çok mükemmelsin sen, ah
Delirmiş olmalıyım ben
Başım dönüyor, toparlayamıyorum düşüncelerimi

O benim benliğimi öldürdü
O benim benliğimi öldürdü
O benim benliğimi öldürdü
Dedim ki, o benim benliğimi öldürdü
O benim benliğimi öldürdü
O benim benliğimi öldürdü
O benim benliğimi öldürdü
Biliyorum, o benim benliğimi öldürdü

Çok güzelsin sen, ah
Büyülenmiş olmalıyım ben
Seni düşünmekten uyku tutmuyor geceleri
Çok mükemmelsin sen, ah
Delirmiş olmalıyım ben
Başım dönüyor, toparlayamıyorum düşüncelerimi

O benim benliğimi öldürdü
Biliyorum, o benim benliğimi öldürdü
___________________________________________
Hehehehehe... Bir Big Bang albümü şarkı sözlerinin daha sonuna geldik XD Big Bang'in yeni albümünde görüşmek üzere (Evet Still Alive satışa çıkalı çıkalı daha bir hafta bile olmadığının ben de farkındayım. Ama fan kalbi bu anlayış gösterin lütfen ^^)
I'm Out!!!! (TOP Style XD)

8 Haziran 2012 Cuma

SuPearls... YG'nin Yeni Kız Grubu mu?

YG Entertainment'ın yeni bir kız grubu çıkarma hazırlıkları içinde olduğu hepimizin malumu (Bilmeyenler de şimdi öğrenmiş oldu XD). Açıkçası benim tarafımdan da bu sene heyecanla beklenen kpop olayları listesinde ilk beşten birisi kendisi. Ama baştan kendi youtube kanalına yüklediği iki traineesi tarafından yapılmış bir şarkı coverı ( tık ) ve Who's That Girl ( bir tık daha ) başlığı altındaki gizemli bir dans videosuyla ortalığı velveleye veren YG sonradan tanıtımlarına ara verip bizi de meraka sürükledi. Üstelik şimdi bir de YG Papa'nın da jüri koltuğunda oturduğu Kpop Star yarışmasında etkileyici bir performans sergilediğini düşündüğüm bir grup olan Supearls ile anlaşma imzaladıklarını öğrendim. Gerçekten YG, bu kız grubu nasıl bir şey olacak? 

 Kpop Star yarışması bildiğimiz klasik pop star yarışması. Jüri koltuğunda YG Entertainment'ın CEOsu Yang Hyun Suk, JYP Entertainment'ın eski CEOsu ve sahibi Park Jin Young ve ünlü şarkıcı Boa oturuyor. Üç büyüklerden temsilciler yani. Açıkçası Kpop Star'ın çok sıkı bir takipçisi değilim ama bazen kimi performanslara denk gelip izleyince Kore'deki müzik potansiyeline hayran olmadan edemiyorum. Hayır, 15 yaşındaki o kızın Adele'in Rolling To The Deep'ini söylediği performans bunlara dahil değil, bence hala Adele çok daha iyi. Ve evet, Supearls performansı bunlardan biri.

 Youtube sağ olsun, bu aralar bana harika şeyler öneriyor. Geçenlerde GD&TOP'ın o programdan olan bir yarışmacıyla (Park Ji Min ki kendisi bu sezonun da birincisi) sergilediği Oh Yeah performansını izlemiş ve kızın sesini değil GD ile TOP etrafında pervane olurken ayakta durabilmesini takdir etmiştim. Ben olsam sesim titrer, şarkının sonunu asla getiremezdim ve içlerinden herhangi birisi bana dokunduğu anda sahnenin ortasında hiç de estetik olmayan bir şekilde düşer bayılırdım herhalde.~haha Her neyse fangirl yanımı bir kenara bırakıp konuya döneyim, yoksa onun yerine yazımı yarım bırakıp Big Bang resimlerine bakmaya gideceğim XD İşte bunun sonucunda bugün youtube'a girdiğimde bana başka Kpop Star performansları önerdiğini gördüm ve içlerinden birine rast gele tıkladım. İyi ki de tıklamışım çünkü nefret ettiğim SNSD The Boys şarkısının aslında başka ellerde ne kadar muhteşem bir şeye dönüştürülebileceğini görmüş, müziğin nasıl da ufacık bir dokunuşla büyük bir değişime uğrayabildiğini bir kez daha anlamış oldum.


 The Boys'un hayatımda duyduğum en kötü şarkılardan biri mi olduğunu söylemiştim daha önce? Hayır, SNSD'nin The Boys'u hayatımda duyduğum en kötü şarkılardan biri. Bu jazzımsı havaya ve SNSD'nin asla yakalayamayacağı bir armoniye sahip olan versiyonunu defalarca dinleyebilirim. İşte bir Supearls performansı daha: Bu seferki ünlü müzikal Fame'in (ki favorilerimden biridir) onunla aynı adı taşıyan parçası Fame. Müzikalleri çok seven ve Fame'in tonlarca versiyonunu dinlemiş biri olarak söyleyebilirim ki Supearls'ünki şimdiye kadar dinlediklerim arasında en güçlü olanlardan biri.


 Ne yazık ki piyasadaki çoğu yıllarca eğitimden geçmiş kız grubunun poposuna tekmeyi basacak grup yarışma esnasında ayrılıp Park Ji Min hariç elendi. Ne yazık ki dediğime bakmayın aslında oldukça iyi bir haber bu, çünkü yetenekten anladığını bize defalarca göstermiş olan YG Papa kızları bir tanesi eksik olsa da (Park Ji Min, kendisi Kpop Star'ın birincisi olup JYP'ye gitti) geriye kalan üç kızı (Lee Michelle, Lee Jung Mi ve Lee Seung Joo) hemen bünyesine katıp bir anlaşma imzalamış bile. Bununla beraber gene aynı yarışmada gerçekten benim de oldukça iyi olduğunu hatta Park Ji Min'den iyi olduğunu düşündüğüm Lee Ha Yi de YG tarafından kapıldı ve SuPearls'ün bünyesine katıldı. Peki YG'nin çıkaracağı yeni grup bu kadrodan mı oluşacak? Yoksa YG Papa'nın kafasında başka tilkiler mi dönüyor?

 Gerçekten çok kafam karıştı: YGE bu sene iki kız grubu birden mi çıkaracak? Yoksa kendi yetiştirdiği traineelerle daha şimdiden bir grup gibi olan Supearls'ü birleştirip tek bir grup haline mi getirecek? Bana ikincisi daha olabilirmiş gibi geliyor. Daha doğrusu ikincinin doğru olmasını umuyorum çünkü YG'nin  yeni grubunun SNSD ile ortak bir yanının olabileceği şeklinde bir şeyler duydum; eğer traineeler ile Supearls birleşirse bu benzerliğin sayısal boyutta kalacağını düşünüp kendimi rahatlatabilirim XD (İç ses: Tutkulu bir Sone bunu görürse bu kelimeleri yazan parmaklarını kesip balıklarına yem edecek. Ben: Kapa çeneni! Korkuyorum... )


 Gene de bu birleşmenin zararlı yanları olabileceğini de düşünmeden edemiyorum. Çünkü Supearls şimdiden bir grup gibi. Park Ji Min'in yerini Lee Ha Yi almış olsa bile gene de geriye kalan 3 üye çoktan birbirlerinin sesini, kapasitesini tanımış ve grup olarak kendilerine nelerin yakıştığını fark edip buna uygun olarak şarkıları paylaşmaya, insanları etkileyecek bir şekilde söylemeye başlamış gibi görünüyor. YG traineeleriyle de aynı uyumu yakalayabilirler mi? Her ne kadar Kim Eunbi ile Kim Euna'nın Black And Gold coverını çok beğenmiş olsam da armoni tamamen farklı bir şeydir. Çok sevdiğim iki sesin bir arada performans sergileyip batırdığını gördüm defalarca. Yani karşımıza şu ankinden daha da mükemmel bir şekilde de çıkabilirler ama uyum sağlayamazlarsa tamamen rezil de olabilirler. Bu YG Papa "buyrun işte yeni grubum bu. Dinleyin kpopseverler dinleyiiiim!" diyene kadar asla bilemeyeceğimiz bir şey. 

 Bir de şu var: Supearls daha önce de söylediğim gibi biraz jazzımsı bir havaya ve her üyesi gerçekten güçlü seslere sahip bir topluluk. Bu kızların her biri tek başına solo bir çıkış yapabilir gibi görünüyor. Ses açısından YG traineeleri onları yakalayabilir mi bilmiyorum. Ki zaten bir kpop grubunda bu kadar çok sayıda güçlü ses olması iyi olur mu, o da tartışılır. Normalde o tarzda gruplar ya zirveyi görüyor (DBSK) ya da en aşağıyı (en aşağıda oldukları için adlarını bilmediğim gruplar XD). Jazz melodilerine gelince... Tamam, YGE son dönemlerde daha indieye jazza kayan müziklere, daha olgun bir tarza yönelmiş olabilir genel olarak; ama sonuçta hala hiphop-rap genresinden beslenen bir şirket. Supearls'i de kendine mi benzetecek yoksa grubu şu anda olduğuna yakın bir formda bırakıp yeni sulara mı yelken açmayı deneyecek, gerçekten merak ediyorum. Tercihim ikisini harmanlayıp tamamen yeni bir şey ortaya çıkarması olur ama XD

 Supearls, Lee Ha Yi ve YG kızları... YG kızları, Lee Ha Yi ve Supearls...  YGE tam olarak ne yapacak bilmesem de, nedense yeni bir favori kız grubu bulmuşum gibi bir his var içimde. YG'nin elinde böyle yeteneklerin bazı şirketlerdeki gibi *öhömSMEöhömSTARDOMöhöm* heba olmayacağından neredeyse eminim :D Bir kız grubu için sabırsızlanacağım hiç aklıma gelmezdi ama... YG Papa ne olur çıkar artık şunları!!!

5 Haziran 2012 Salı

A-Jax: DSP'nin Yeni Efsanesi... Mi?


 DSP Media'nın SS501'ı sepet havası yaptığından beri biraz idol piyasasının biraz dışında kaldığını söylemek pek de yalan olmaz sanırım. Tabi ki elinde hala gayet ünlü olan KARA var, ama onlar da Japonya'daki popülaritelerinin üzerine daha fazla gittiklerinden DSP'nin Kore piyasasındaki yerini muhafaza edebilmek için taze kana ihtiyacı vardı uzun bir süredir: O da önümüze efsanevi (!) A-JAX'ı sürdü.

 Eski bir Triples olarak (Gerçi dün gece uzun bir aradan sonra zamanında çok sevdiğim bir ss501 şarkısını dinledim ve o sorunlu ve kulak tırmalayıcı tempoya nasıl katlandığımı düşünüp müzik zevkimden şüphe etmeye başladım. Şu anda bütün "ahh harikalar" dediğim grupları tekrar dinliyor ve hatalarını bulmaya çalışıyorum. Big Bang ve SHINee'yi de VIP-Shawol olduğum için abartıyor olamam değil mi? Hayır, hayır onlar gerçekten iyi müzik yapıyorlar...) daha hazırlık aşamasından beri beklediğim bir gruptu AJAX. SS501 yani dolaylı yoldan da olsa DSP beni kpop dünyasının içine sokan şey olduğundan bu sefer önümüze nasıl bir şey süreceklerini merak ediyordum. Onlar hakkında bu kadar geç yazdığıma göre siz de tahmin edersiniz ki beklediğimi bulamadım.

 AJAX yaşları 24 ile 18 arasında değişen; Hyeong Kon, Jae Hyung, Yun Young, Hyo Jun, Sung Min, Seung Yeob, Seung Jin isimli üyelerden oluşan 7 kişilik bir grup. İlk çıkışlarını Mayıs ortasında Never Let Go isimli bir orta tempoda ballad ve kendilerinin görünmediği buna karşılık KARA'dan Go Hara'nın yer aldığı bir MV (ki size bir tık uzakta) ile yapan grup ortalığı salladı diyemem açıkçası. Şarkı çok da fena değildi ama yapmayın çocuklar, kpop fanlarının büyük çoğunluğu ergen kızlar ve tek istedikleri ekrana baktıklarında yakışıklı yüzler hatta bu yüzlere ek olarak seksi kaslar görmek. Mesela ben MV'yi beğenmiştim hem de Go Hara'dan haz etmememe rağmen (Gerçi bu tamamen ayrı bir dava ama güvenin bana o kızı sevmemek için geçerli sebeplerim var.). Birini aşamamayı ve bunun insanda yarattığı manik-depresif hali hatta bu yüzden intihara sürüklenmeyi oldukça güzel bir sinematografiyle anlatan Never Let Go müzik videosu şarkının sözleriyle de uyum içinde. Ama bütün bunları düşünen ben bile "AJAX'ı görmek istiyoruuuum" diye inlemiştim MVyi izlerken. Sonunda DSP Media'da hata yaptığını anlamış olmalı ki Mayıs'ın 31'inde çıkardığı yeni AJAX MVsi One 4 U'da fanlara istediği şeyi verdi: AJAX üyeleri ve onların çikolata kaslarını...


 MV oryantal bir melodi ile açılıyor, ki zaten dansözümsü kıyafetler, altın renkleri ve kırmızılar da bu oryantal göndermelerini destekliyor derdim ama bu düşünce sadece nedense 18. yy. Venedik-Fransız asilzadesi gibi giyinmiş kralımsı varlığı görene kadar yer etti beynimde. Nasıl yani? Ne alaka? Sanırım bizlerin bütün Asyalıları Japon zannedip Jackie Chan'le akraba olduklarını düşündüğümüz gibi (bu arada Chan de Çin asıllı) onlar da onların Batısında kalan her kültürün tamamen aynı olduğunu düşünüyor. Arkasında Mısır uygarlığının ve Ra'nın simgelerinden biri olan güneş asılı olan taht (aslında güneş bir çok kültürde bir çok şeyin simgesi ama neredeyse eminim ki Venedik'le bir alakası yok) aynı zamanda bir İngiliz hanedanının ve bir ara Roma İmparatorluğunun simgesi olan aslanlarla da süslenmiş... Evet, sanırım artık bavullarımı toplayıp sırasıyla bütün kpop şirketlerini basarak onlara İngilizce ve biraz da Medeniyetler Tarihi dersleri vermemin zamanı geldi. Adios amigos!!

  Her neyse öncelikle yazımı bitirip sadık okuyucularımı yarı yolda bırakmamış olayım da sonra giderim :P Artık bütün bu simgesel karmaşayı bir kenara bırakalım ve MVnin senaryosuna dönelim: İşte o kralımsı varlık huzuruna birini kabul ediyor ama o da ne? Pelerinli çocuk başını kaldırıyor ve AJAX üyelerinden birinin sert bakışlarıyla karşı karşıya kaldığımız anda şarkı da başlamış oluyor. Senaryoya göre o dansöz kılığındaki kız gladyatör gibi görünen AJAX üyelerinin (Ooooh yeah babe XD ) kurtarmaya çalıştığı kişi. Arada dans ediyorlar (Sonuçta kpopta "dans et yoksa düşersin" kuralı var) ve süper güçlerini kullanarak bir şekilde canavara dönüşmüş olan o kralımsı varlığı temizleyip kızı kurtardıktan sonra tahta kendileri kuruluyorlar. Mutlu son.

 MV görsel açıdan insanı eğlendiriyor aslında. Bütün o bilgisayar efektleri (üyelerin üstündeki gökyüzünün alevler içinde olduğu kısım hariç o çok dandik olmuş) aşırı kullanılsa da çok kötü olmamış, renkler tarihi dizi-film hastası olan benim genelde izlemekten zevk aldığım o  barok karanlıklar ve altın-kırmızı tonlarında, bazen kamera açıları bir Suju klibindeki kadar iğrençleşse de (ELFler hadi oradan demeden önce bknz.Opera Dance version. Yemin ederim, baş dönmesinden kusacaktım) genel olarak kötü sayılmaz, makyajlar ve kıyafet seçimleri de fena değil (Kralımsı varlığın maskeli balo kostümünü bir saymazsak tabi). Ama bütün o karmaşa ve amaçsızlık beni yordu. Sanırım isimlerinin anlamı yüzünden böyle mitsel göndermelerle dolu bir şey yapmak istemişler (Ajax Yunan mitolojisinden bir savaşçının ismi) ama sonunda her şeyi birbirine karıştırıp çorba etmişler.

 Aslında grubun ismi sebebiyle (Heeey Olympos'dan bahsediyoruz burada) MV gerçekten ama gerçekten çok güzel olabilirdi. Çünkü her ne kadar rastgele seçildiğini düşünsem de bazı mitolojik tanrısal yetenekleri çocukların üzerine etiketlemeyi akıl edebilmişler, zaten AJAX üyelerinden bazıları da o kaslarla pekala Yunan Mitolojisinin Asya versiyonunda oynayabilir (sapık değilim ama gözlerimi de yumamam ya... Yıh yıh.. XD). Peki neden şöyle daha güzel, temiz bir senaryo oluşturup bu potansiyeli kullanmadın, ey DSP Media? Hı? Hııı? Hııııı?! Cık cık cık... Gene de eğer isterseniz İngilizce ve Medeniyetler Tarihi derslerinden sonra yeni mv için senaryo da yazarım XD Ama ucuza çalışmam bilginize... Aslında ücretimi konser biletleri ve kpop albümleri olarak ödeyebilirsiniz~haha
 Şarkı ise... MV için beni yordu demiştim ya... Geri alıyorum, asıl şarkı beni yordu. Özellikle o arka planda sürekli tekrar edip duran orkestral yaylı ritmi beni öldürdü. Normalde o tarz şeyleri severim, hatta piyano ile başlayan ve keman vuruşları içeren kpop şarkılarına karşı özel bir sempatim var ama buradaki melodinin yüksek bir sesle arkada sürekli devam etmesinin bende bir tek etkisi oldu: Baş ağrısı. Melodi çok güzel aslında, hem güçlü hem de ait olduğu müzik genresi sebebiyle romantik bir tınıya sahip. Ama hiç değişmeden tekrar etmesi hoşuma gitmedi. Gene de bazıları sevebilir (hatta iyi bir anıma denk geldiğinde ben bile sevebilirim) tabi sonuçta müzik zevki oldukça kişisel ve sürekli değişime uğrayan bir şey. Bunu dışında şarkı ilk çıkış parçalarının aksine çocukların karizmatik yanını göstermeye odaklanmış. Never Let Go vokal yeteneklerini ortaya serdikleri bir şarkıydı oysa One 4 U daha çok rap tarzlarını, sert çocuk havalarını sergiledikleri bir şarkı olmuş. AJAX'ın ikisinde de "OMO OMO mükemmelleeeer!!" olduğunu düşünmüyorum, ama gene de bir potansiyelleri var bence.

 Şu anki haliyle A-Jax'ı diğer rokkie gruplardan ayıran ve Olympos dağının zirvesine çıkaran pek bir şey yok, hatta nedense bu sene çıkış yapan çoğu grubun uzaydan gelme/mitolojik güçlere sahip olma gibi bir çıkış öyküsü uydurup kendi efsanelerini oynamaya kalktıklarını düşünürsek gayet sıradan olarak bile adlandırılabilir. Gene de kpop sevdamın başlamasına vesile olan insanların yaptığı bir iş olduklarından gözlerim üstlerinde olacak...

3 Haziran 2012 Pazar

Big Bang is "Still Alive" as "Monster"s...

 Uyarı: Bu yazı Big Bang tek nota üzerinden şarkı yapıp o 3-4 dakika boyunca sadece bir kelime söylese "Dünyadaki karmaşa ve kaosa olan tepkilerini böyle inanılmaz sade bir şarkıyla belirtiyorlar. Ahhhh Big Bang neden bu kadar harikasııın?!" diyecek bir şahıs tarafından yazılacak olduğundan tarafsızlık ve mantıklı bir yaklaşım bekliyorsanız... Eh, çok beklersiniz.~haha Gene de elimden geleni yapacağıma ve içimdeki "büyük patlama" etkisine sahip VIPyi bastırmaya çalışacağıma dair Big Bang'in bir sonraki albümü üzerine yemin ederim. En azından deneyeceğim. XD


  Yazıma dünya üzerinde yazmayı en çok sevdiğim cümlelerden biriyle başlayacak olmanın inanılmaz hazzını yaşıyorum şu anda: BIG BANG GERİ DÖNDÜÜÜÜ!! Hem de bu kadar kısacık bir süreden sonra; yepyeni, beklenmedik bu sebepten herkesin alt çenesinin yerle bütünleşmesine neden olan bir imajla. XD Gerçi onlar ne zaman insanları şaşırtmadı ki? Bir gün birinin kalbine indirecekler gerçekten (bu kişi büyük ihtimalle ben olabilirim) ve gene mahkeme kapılarına ufak bir tur düzenlemek zorunda kalacaklar~haha Merak etmeyin, ben vasiyetime "Eğer Big Bang dinler veya izlerken ölürsem bilin ki kimseden bir şikayetim yoktur ve mutluluk içinde ölmüşümdür" diye ekleyeceğim ne olur ne olmaz diye. Beybilerin başının benim yüzünden derde girmesini istemem~haha

  Öncelikle çıkış parçamız Monster'dan ve hakkında ne diyeceğime hala karar veremediğim MVsinden bahsedelim biraz: Monster ortadan biraz daha yavaş bir tempoda başlayan sonra gittikçe hız arttırıp gene ritmini düşüren, böylece insanda sanki bir çok farklı şarkı dinliyormuş gibi bir his yaratan bir şarkı. Ki treaserler geldiğinde büyük çoğunluk "Bu şarkıların hangisi Monster yaa?" diye düşünmüştü XD Bu kadar farklı tempoyu bir şarkıda birleştirebilmiş olmak gerçekten büyük bir başarı bence. Bu tarz şarkılar bana hep dünya üzerinde yapılmış en güzel şarkılardan biri olduğunu düşündüğüm Queen'in Bohemian Rapsody'sini hatırlatır ve "büyüleyici" şeklinde kodlanırlar beynimde. Ama sadece bu da değil. Bu tempo oynamaları sözlerle/sözlerin hissettirmesi gereken duygularla o kadar uyumlu ki,  şarkının ne dediğini tam olarak bilmenize gerek yok, zaten müzik bütün anlamı veriyor: "Seni seviyorum bebeğim canavar değilim ben" derken kaybetme korkusuyla yükselen sesleri sevdikleri kıza "Gitme yapma bunu" diye yalvarırken yerini acı dolu bir fısıltıya bırakıyor, geçmiş anılarından bahsederlerken ise ("Tanırsın eski beni") geçmişte kalmış güzel günleri/artık geri dönülmeyecek o zamanları hatırlamanın insanda yarattığı buruk hüznü, melankoliyi getirip yerleştiriyor kulaklarımıza...
 Monster bir açıdan tamamen klasik bir Big Bang şarkısı bir açıdan ise kesinlikle yepyeni bir deneyim VIPler ve kpop dinleyenler için. GD bir keresinde bir programda şarkıları inşa ediş şeklinden bahsetmiş ve Taeyang'ın Daesung'a zemin hazırladığını Daesung'un ise şarkıyı yükseltip zirveye taşıdığını söylemişti. Gerçekten çoğu Big Bang şarkısında Taeyang da harika bir sese sahip olmasına rağmen en yüksek notalara çıkıp şarkıyı yükselten, zirveye ulaştıran ses Daesung'unkidir. Monster'da da bu kural değişmiyor ve Daesung o muhteşem sesiyle şarkının hakkını sonuna kadar veriyor. Aslında hepsi yapıyor bunu. Özellikle Seungri... Blue'dan sonra "Bu Seungri'nin ulaşabileceği son nokta" diye düşünmüştüm. Tabi ben ne zaman böyle bir şey desem Big Bang beni yalancı çıkarmayı kendine görev edindiği için Seungri de Monster'da yapmış yapacağını. Olsun onlar böyle olmaya devam etsinler ben dünyanın en büyük yalancısı olarak bilinmeyi memnuniyetle kabul ederim XD Gerçekten Seungri'nin "Kajima Kajima Kajima..." diye başlayan solosu kesinlikle şarkının en harika kısımlarından birisi. Sanırım panda sonunda sesinin karakteristiğini tamamen anlayıp, ona hakim olmayı başardı. Bütün bunlarla birlikte başta TOP ile GD'nin şarkıyı sırayla satır satır söylemeleri pek de alışıldık bir şey sayılmaz, bir kaç istisnası olsa da genelde ayrı bölümler paylaşırlar bu şekilde çok art arda bir düete gitmezlerdi. Ama bunu daha çok yapmalılar bence, sesleri arasındaki farkın ve ironik olan uyumun net bir şekilde ortaya çıktığı güzel anlardan birisi o kısım. Taeyang ise her zamanki gibi sesine hakim ve muhteşem bir şekilde kullanıyor tabi ki, ama tarzında hiçbir değişiklik yok. Ciddiyim, sesini ne kadar seversem seveyim (ki gerçekten seviyorum) grupta söyleyiş tarzı başından beri neredeyse aynı olan bir tek Taeyang kaldı. Sırf bu yüzden hiç kimseyle çıkmadığı söylentisinin doğru olduğunu düşünüyor ve Seungri'den en kısa zamanda çöpçatanlık yapıp Taeyang'a birini bulmasını diliyorum~haha  Bence artık biriyle çıkmasının, terk etmesinin ya da terk edilmesinin, acı çekmesinin ya da çektirmesinin ve bunun sonucunda farklı duygular tadıp onları müziğine yansıtmasının zamanı geldi. XD

 Şarkı Daesung ile GD'nin ortak çalışması, TOP ise kendi rap bölümünü kendisi yazmış. Daesung'un sonunda söz yazarlığı işine bulaşmış olmasına çok sevindim, Wings'de de GD ile ortak olarak çalıştıklarını düşünürsek gayet de iyi gidiyor bence. :D

 MV MV MV!! Hakkında ne söyleyebilirim bilmiyorum... Açıkçası defalarca izlememe rağmen "Ahha Evreka! İşte tamamen bunun hakkında bu MV" diyemiyorum. Öncelikle millet TOP vampir değil, hiçbiri değil. Treaserlar esnasında ben de öyle düşünmüştüm, hatta GD'nin alevli resmini görünce "Ejderha mı? Yok canım o kadar da olamaz..." bile demiş Daesung'a da kurt adam yakıştırması yapmıştım~haha Ama bence belli bir yaratığı ya da efsanevi varlığı temsil etmiyor hiçbir üye. Etkilenmeler var doğru, ama etkilenme ile tamamen simgeleme farklı şeylerdir sonuçta. Klip ortamının askeriyeye ait bir alan gibi göründüğünü ve bir sahnesinde monsterlarımızın maketlerle öldürme antremanı yaptıklarını düşünürsek, beybilerin askeri bir birlik/gizli bir askeri örgüt vs. tarafından yapılan araştırmalar ve deneyler sonucu ortaya konmuş mutant yaratıklar olduğu ve savaşmak/öldürmek amacıyla yaratıldıkları şeklinde bir düşüncem var benim. Güvenlik kameraları çekimlerinin sol alt köşesinde görünen "Project: Monster" yazısı da bunu kanıtlar nitelikte sanki. Ama sonra bir şekilde kendi düşünme yetilerini kazanmış ve yapmaya zorlandıkları şeyin yanlış olduğuna karar vermiş olmalılar ya da onları ortaya koyanlar her kimse bunun ya da bizim bilmediğimiz başka bir sebebin yüzünden "Görev başarısız oldu. Her şeyi yok edin" moduna girmiş olmalı ki, beybiler kaçıyor, kameralar onları izlerken bombalar ve kurşunlar da peşlerinden geliyor. Sonunda bir tek GD'nin o askeri araştırma ünitesinden sağ olarak çıktığını görüyoruz... Diğerleri nerede diye düşünsem de GD'nin rüzgarda savrulan saçları ve eldiveninin üst kısmının dalgalanışındaki sinematografi o kadar hoşuma gitti ki, hepsi birden o kapıdan çıksaydı aynı etkinin yaratılabileceğini zannetmiyorum.
 Gelelim netteki şifreler ve sırlar muhabbetlerine... Eminim herkesin dikkatini çekmiştir, Seungri'nin alnında GD'nin kolunda Daeung'un ise sırtında bir tür kod var. Ve bir grup VIP onlarla ilgili şöyle bir hesaplama yapmış. Ben sadece Seungri'ninkini verip geçeceğim:
"Seungri'nin alnında yazan kod "N+3xRX". N İngilizce alfabenin 14., R 18.
14+3x18x24=1310
1+3+1+0=5=BIGBANG." Bunun koca bir saçmalık olduğunu düşünen tek insan ben miyim?!~haha Daima grubun 5 üyeye sahip olmasını mı temsil ediyor yani bu durum? Size her yerde Illuminati ve Satanizm gören manyakların ne düşüneceğini söyleyeyim millet: 5 köşeli yıldız ve 5 element. Zaten GD'nin boynuzu var ve Daesung da bir yerlerde South Park'taki şeytanın giydiği zırhtan giyiyor (South Park'tan bahsetmiş olsam da pagan dinlerinden beri kötülüğü temsil eden iblislerin üzerinde o tarzda bir savaş zırhı vardır). Satanik iddialara bir VIP olarak katkıda mı bulunmaya çalışıyorsunuz anlamıyorum ki~haha

 Kodların bir amacı olabilir tabi ki, şahsen ben kendi adıma duvarlarla ve birbirleriyle özdeşleştirmeye çalışıp hiç bir halta ulaşamayarak kendime lanet okudum. Ama gerçekten böyle bir şeyse... Sanırım klipte beni tatmin etmeyen şeyi buldum. Tabi Taeyang'ın Micky Mouse saçlarından sonra~hahahhahaha!!!
 Taeyang'ın saçlarından bahsetmişken tarzlarına da değinmezsek olmaz. Çoğunluğu memnun etmediğinin (VIPler ayrı dava biz onlar ne yapsa memnun oluyoruz XD ) geneli ise şoka soktuğu bir gerçek imajlarının. Ama çocuklar "c-a-n-a-v-a-r". İnsanlar ne bekliyordu gerçekten çok merak ediyorum. Şahsen tarz olarak benim favorim Daesung. Normalde Big Bang'de favorim yok diye dolanırım ama klibi izlerken Daesung'un olduğu sahnelerde (özellikle saçlarının darmadağın olduğu o muhteşem anlarda) pause tuşuna basıp başımı bir o yana bir bu yana yatırarak Daesung'a bakıyor bakıyooor ve bakıyorum~haha Taeyang ise... Mohavkı herkesin özlediğine eminim~haha Ama saç stili klip için uygun o yüzden bir itirazım yok. Gene de o parlak, altındaki kolluklar nedeniyle birazdan "aman sizin savaşınıza beee" deyip Amerikan futbolu oynamaya gidecekmiş havası yaratan üstünü çok sevmedim. En iyileri Daesung'un üzerindekiler olmakla birlikte kostümler gerçekten hoş bence. Son olarak GD'nin eldivenleri ile TOP'ın elindeki boğaz sıkmak için kullanılması muhtemel olan zincire bayıldım ve istiyorum. Öhöm öhöm... Sonuncusu çok da uygun olmaz sanırım... *başeğilirveamagerçektenbenimolsunistemiştimbakışlarıatılır*

 Hala Monster'ı yeterince deşmediğimi düşünsem de (evet, gerçekten hakkında söylenecek çok şey kaldı hala) buraya kadar okuma zahmetine katlananların sayfanın aşağısına kadar inip "pöff daha ne kadar kaldı?" diye mırıldandıklarını düşündüğümden artık albüme geçiyorum. YAY!! 

 Albümün bence en güzel yanı Still Alive adı altında Alive Intro'nun kocaman bir şarkı boyutundaki versiyonunu da içeriyor olması! Alive albümüyle ilgili tek sevmediğim yan o muhteşem intronun o kadar kısa olmasıydı oysa şimdi tamı tamına 3 dakika 18 saniye uzunluğunda!! Dinle dinle doyamıyorum bu şarkıya, sanırım çıkış parçası Monster'dan daha çok dinledim şimdiden XD Bunun yanında bir diğer yeni şarkı olan Bingle Bingle da çok güzel. Buram buram yükselen rock havasına mı bayılayım, çocukların her tarza uyum sağlayabilme doğrusu her tarzı alıp kendilerine ait bir şekle getirebilme yeteneklerine mi hayran olayım bilemedim. Tek söyleyebileceğim şu "Yes, Big Bang you can be the one" XD

 Feeling ve Ego'nun Korece versiyonlarını ise sevmedim çünkü şarkıların Japonca versiyonları ezberlemiştim. Big Bang Korece söylerken ben Japonca eşlik etmeye kalkıyorum bir türlü armoniyi yakalayamıyoruz~haha Bir de normalde Alive albümündeki bütün şarkılarda ufacık tefecik oynamalar yaparak koymuşlar albüme. Bu melodik farklar ne kadar ufacık olursa olsun direkt tamamen aynı şarkıları koymayacak kadar sağduyulu davranmalarına sevindim açıkçası. 

 Sanırım söyleyeceklerim bu kadar... En azından siz yorum yazıp benimle düşüncelerinizi paylaşana kadar~haha